Sürdürülebilir bir gelecek için neler yapılmalı?

Dünya Ekonomi Forumu Sürdürülebilir Kalkınma Etkisi Zirvesi, 24-25 Eylül 2018’de New York’ta, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda gerçekleşti. Sürdürülebilirlik Kalkınma Etkisi Zirvesi’nde, Dünya Ekonomik Forumu/WEF, 100 dünya lideri koalisyonunu, iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma taahhütleri üzerine harekete geçirmek için birbirine bağladı.

Peki, sürdürülebilir kalkınma hedeflerimizi nasıl gerçekleştirebiliriz?

Çevremizi ve gezegenimizi kurtarmak adına acilen ne yapmak gerekiyor?

İşte, 2018 Sürdürülebilir Kalkınma Etkisi Zirvesi’nde öne çıkan birkaç önemli nokta…

Süreci hızlandıracak 100 koalisyon duyuruldu

Dünya Ekonomi Forumu, iklim değişikliği ve sürdürebilir kalkınma konusunda harekete geçmek için dünyada ileri gelen 100 koalisyon ile irtibata geçti. Koalisyonlar yetenek ve cinsiyet uçurumunu kapatmak, hastalıklara karşı savaşmak, ticari çıkarları genişletmek ve gezegenimizin gittikçe azalan biyoçeşitliliğini korumak üzerine yoğunlaşan dahili ortaklıkları da sundu.

Dünya Ekonomi Forumu Kurucusu ve Genel Başkanı Klaus Schwab, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin uygulamaya geçmesinin insanlık için huzurlu ve refah bir geleceğin teminatı için olmazsa olmaz nitelikte olduğunu dile getirerek konuşmasına şöyle devam etti; “Hükümetlerin vaatlerini yerine getirmeleri için elbette talep var ama iş dünyası neyin nasıl olduğunu anlamamız ve hedeflerimize ulaşmada daha etkili ve yenilikçi yollar sunan teknolojiler sağlamada kilit bir rol oynuyor”.

Koalisyonlar, 17 temel başlıkta “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi” belirledi.

“Çevreyi kurtarmak adına herkes üzerine düşeni yapmalı”

2020’ye yönelik genel kurul toplantısında ABD’nin 1993-2001 yılları Genel Başkan Yardımcısı ve İklim Projesi’nin Kurucusu Al Gore, herkesi çevresel kaynakları güvence altına alma ve iklim krizini çözme adına çözümün bir parçası olmaya davet etti. New York Belediye Başkanı Bill de Blasio ise, 2021 yılına kadar şehrin emekli maaş portföyünün yüzde ikisini yeşil yatırıma harcama kararını dile getirdi.

Toplantıda söz alan Danimarka Başbakanı Lars Lokke Larsmussen; “Özel ve devlet sektörlerini bir araya getirerek hiçbir sektörün kendi başına yapmayacağını yapıp, sürdürülebilir kalkınma yolundaki engelleri aşabiliriz” diyerek, herkesin birlikte çalışmasının önemine değindi. Jerry Brown, herkesin ‘elini taşın altına koyması’ gerektiğini vurguladı.

2018 yılının sosyal girişimcileri ilan edildi

Kız çocuklarının eğitimi, cinsel şiddet, hapishanelerin ıslahı, finansal katılım ve afet yardımı konuları, Scwab Sosyal Girişimcilik Kurumu tarafından 2018 yılının Sosyal Girişimcileri olarak kabul edilen 12 onur bireyinin üzerinde durduğu sorunlar arasında yer alıyor.

Bu girişimciler arasında; kuraklık ve çatışmalara yatkın bölgede daha dirençli ve huzurlu bir toplum yaratmak için hukuk derecesi alan Kenya’nın Marsabit bölgesinden ilk Müslüman kadın… Akıllı telefonların üretim yöntemini değiştiren Hollandalı bir telefon üreticisi ve residivizm (tekrar suç işleme eğilimi) oranlarını yüzde 85’ten yüzde 30’a indirmeyi başarmış bir suçlu rehabilitasyon programının kurucusu olan Brezilyalı bir erkek bulunuyor.

Sosyal girişimcilerin, piyasa güçleri ve işletme ilkelerinin toplumsal problemleri çözmedeki etki kuvvetini ötekileştirilmiş ve yoksul bireylerin yararına olacak şekilde artırdığını vurgulayan Scwab Sosyal Girişimcilik Kurumu Kurul Başkanı ve Eş Kurucusu Hilde Scwab, bu girişimlerin yarattığı etkiyi; “Görevlerini genellikle hükümet ve özel sektörün anlamlı sonuçlar elde edemediği bölgelerde yerine getiriyorlar ve yaptıkları iş, kayda değer bir yaratıcılığa eşlik eden pragmatizm içeriyor” sözleriyle açıklıyor.

Hedeflerin gerçekleşmesi için finansman bulmak zor ama imkansız değil

Uluslararası Sermaye Fonu Genel Müdürü Christine Lagarde başkanlığındaki Etki Hareketine Sermaye Seferberliği toplantısında ele alınan asıl soru; “etki hareketine nasıl sermaye sağlayabiliriz?..” sorusuydu. Lagarde, bu soruya şöyle cevap veriyor; “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni gerçekleştirebilmemiz için mali alan sahasında düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerin gayri safi milli hasılasının yüzde 14’üne ihtiyaç duyacağız ki bu, onlar açısından devasa bir rakam”.

Kaynak: WEF

Simin GERCEK

Son Haberler

Cevap bırakın