Asbest yüklü zehirli Raymond Croze gemisi ile atık ve bertaraf sorunu yine gündemde

İzmir Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde sökülmek üzere ülkemize getirilen Raymond Croze isimli gemi, içerdiği tehlikeli atıklar ve asbest iddiaları ile gündeme geldi. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Tabip Odası, DİSK, İzmir Barosu, KESK tarafından yürütülen ve kentin tüm paydaşlarının yer aldığı İzmir Gemi Söküm Koordinasyonu, bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

İzmir Gemi Söküm Koordinasyonu, Aliağa Limanı’na getirilen Fransız bandıralı Raymond Croze gemisi hakkında endişelerini dile getirerek 10 kritik soru sordu ve geminin sökümü konusunda ciddi bir mücadele kararı aldı.

Geminin sökümünü yapacak Anadolu Gemi Söküm Anonim Şirketi ise, çevre, meslek örgütlerinin ve uzmanların açıkladığının aksine 4 tonun altında asbest olduğunu iddia etti.

İzmir Gemi Söküm Koordinasyonu adına basın açıklamasını okuyan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aykut Akdemir, gemide bulunduğu söylenen 4 ton asbest ile ilgili envanter raporunda yer alan rakamların çelişkili olduğunu ifade ederek; “Bir gemiye bağlı bir sorun değil, kamusal denetim dışında özerk gibi faaliyet göstermektedir. Şirketlerin beyanında atık miktarı küçültülüyor. Bu konu asbeste sıkıştırılmaya çalışılıyor. Ağır metaller atık yağlar, tehlikeli maddeler vardır. Bunların nasıl bertaraf edileceği aktarılmalıdır. Ulusal mevzuat düzenlememiz yetersiz bu bir sektör sorunudur şeffaf bir süreç yönetilmeli. Uzmanlar bu sürece dâhil edilmelidir” dedi.

Aykut Aydemir, Aliağa’da sanayi tesisleri ve gemi söküm tesislerinin yarattığı kirlilik ve yaşam sorunları ile mücadele ettiklerini belirterek; “Aliağa’da söküm için gelen gemilerin isimleri değişse de gemilerin ülkeye giriş ve söküm süreçlerindeki usulsüzlükler, izin ve raporlardaki eksiklikler, uygunsuz çalışma şartları, yetersiz denetim ve alınmayan çevresel önlemler ile birlikte sorun büyümeye devam ediyor. Uluslararası ve ulusal mevzuat, teknik yeterlilikler, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başta olmak üzere ilgili diğer kurumlar tarafından yurt dışından gelen gemilerin notifikasyon süreci, gemi sökümü, atık yönetimi sürecine ilişkin izin ve lisansları verilen, denetime tabii olan tesislerde yapılan uygulamaların kağıt üzerinde kaldığı örnekleri Otopan, Ethan, Kuito, Sao Paolo Gemileri ile yaşamıştık. Kuito ve Ethane gemilerinde hukuki süreç devam ederken gemi söküm işlemleri tamamlanmıştı. Sao Paulo Gemisi ile ilgili yürüttüğümüz mücadelede ise İzmir için başarılı olmuş, gemiyi ülkemize sokmamıştık” diye konuştu. 

Daha önceki mücadelelerde sorulan soruları yinelediklerini ve yetkili kurumlardan yanıt gelmeksizin yürütülecek her türlü faaliyete karşı mücadeleyi büyüteceklerini dile getiren Akdemir, kamu kurumlarına şu soruları yöneltti:

  • Gemi ile ilgili Tehlikeli Madde Envanter Raporu bulunmakta mıdır?
  • Geminin notifikasyon onayı var mıdır?
  • Gemi Aliağa’ya gelmeden önce gas free belgesi sunulmuş mudur?
  • Gemiye ilişkin söküm izni verilmiş midir?
  • Radyasyon ölçümü yapılmış mıdır? Sonuçları nelerdir?
  • Geri dönüşüm ve atık bertaraf süreçlerine ilişkin planlar sunulmuş mudur?
  • Gemide boyaların potansiyel olarak asbest içerdiği hakkında söküm tesisi bilgilendirilmiş midir?
  • Bakanlık ve ilgili kurumlar tarafından atık içeriği ve miktarı ile ilgili değerlendirme ve denetim yapılmış mıdır
  • Söküm işlemleri safhasında alınacak çevresel önlemler nelerdir?
  • İşçi sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemler nelerdir?

Türkiye ve Aliağa, atık ve gemi çöplüğü değildir

Geminin sökümünü yapacak Anadolu Gemi Söküm Anonim Şirketi’nin iddialar ile ilgili yanıtlarına cevap veren Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan, sorunun bir sektör sorunu olduğunu belirterek; “Yıllardır her şeye mevzuata uygun gerçekleştirildiği ifade edilse de denetimin yapılmadığını gördük, mahkeme kararları beklenmeden parçalanan gemilerle karşılaştık. Gemi sektöründe işçi ve çevre sağlığı ile ilgili birçok tehlike var. Atık yağlar, petrol gibi listesi çok uzun. Bu maddelerin nasıl bertaraf edileceğini sunulması gerek. Denetimin ilgili kurumlar tarafından yürütülmesi gerekli. Uzmanlar bu sürece dahil edilmelidir” diye konuştu.

İzmir Tabip Odası Başkanı Süleyman Kaynak ise, artık Çin’in bu tip süreçleri kabul etmediğini belirterek, konum itibariyle Batı’nın çöplerinin Türkiye’de ortadan kaldırılması gibi bir projenin yürürlükte olduğunu vurgulayarak; “Türkiye şu anda dünyanın 3-4 ithalatçısından birisi haline getirildi. Bütün ülkemiz için bu bir çevre ve halk sağlığı tehdidi ve sorunu olmaya devam ediyor. Türkiye ve Aliağa, atık ve gemi çöplüğü değildir” dedi.

Selma ALTIN

Son Haberler