Ana Sayfa Sağlık En sık kullanılan endokrin bozucu kimyasal; plastik yapımında kullanılan Bisfenol A

En sık kullanılan endokrin bozucu kimyasal; plastik yapımında kullanılan Bisfenol A

Yazar: Selma ALTIN

Son yıllarda hayatımızın her alanında sıkça yer alan ve endokrin sisteminin gelişimi ve fonksiyonunu değiştiren maddeler olarak tanımlanan endokrin bozucu kimyasallar, sağlık açısından çeşitli tehlikeleri de beraberinde getiriyor.

Endokrin bozucu kimyasallar hormonların üretim, salınım, bağlanma, taşınma, aktivite, yıkım ve vücuttan atılımları üzerine etki ediyor. Endokrin sistem fonksiyonlarını değiştirerek sağlıklı bir organizmada ve onun gelecek kuşaklarının sağlığında istenmeyen etkilere yol açıyor.

Pestisitlerden hazır gıdalara, oyuncaklardan temizlik ürünlerine

Doğada ne yazık ki çok sayıda madde endokrin sistemi etkileyebilmekte. Bunlardan en bilinenleri fitalatlar, fitoöstrojenler, dioksinler, bisfenol-A, polibromine difenil eter, polisiklik aromatik hidrokarbonlar, perfluorine bileşikleri, organofosfat, kurşun, civa, kadmiyum, arsenic, herbisit, parabendir. Plastik yapımında kullanılan Bisfenol A günlük yaşantımızda en sık kullandığımız endokrin bozucu kimyasaldır.

blank

Bazı kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinin (Şampuan, oje, ruj, saç spreyi, parfüm, güneş kremleri ve nemlendiriciler) içeriğinde de paraben, fitalat, Bisfenol A gibi endokrin bozucu kimyasallar bulunuyor.

Endokrin bozucu kimyasallar; endüstriyel gıda (hazır gıda, hazır içecek, konserve) maddelerinden kişisel bakım ürünlerine kadar günlük hayatta pek çok alanda kullanılıyor. Plastik şişe ve kaplarda, metal konserve kutularının iç tabakalarında, elektronik eşyalarda, ev eşyalarında (halı, koltuk, perde, vb), oyuncaklar, kozmetikler, kişisel temizlik ürünleri, ev temizlik ürünleri, plastik borular ve pestisitler gibi ürünlerin bileşiminde bulunuyor. Ortamda çok az miktarda olsalar da etkilerinin fazla olduğu muhtemel.

Obezite, diyabet, kanser, kısırlık gibi önemli problemlere yol açabiliyor

Endokrin sistem, tiroid, böbrek üstü bezi, hipofiz, pankreas ve yumurtalıklar gibi pek çok organda etkileri olan ve hormonlar aracılığıyla etki eden bir yapıdır. Hormonlar reseptör adlı yapılara bağlanarak etki gösterir. Endokrin bozucu kimyasal maddeler aynen hormonlara benzer etkiyle hormon reseptörlerine bağlanıp hormonları azaltabilir, artırabilir veya işlevini bozabilir. Günümüzde bu endokrin bozucu kimyasalların obezite, diyabet, erken ergenlik, otizim, kısırlık, hatta kanser gibi çok sayıda hastalığa neden olabildiği öne sürülüyor. Ayrıca, adet düzensizliği, sivilce ve tüylenme problemlerinin birlikte olabildiği polikistik over sendromuna da yol açabildiği biliniyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ayşe Serap Karadağ (Fotoğrafta) ve Kocaeli Derince Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Hatice Kaya Özden’in yaptıkları çalışmada, akneli hastalarında endokrin bozucu kimyasallara daha fazla maruz kaldıkları ortaya çıktı. Türk Dermatoloji Derneği’nden Bilimsel Araştırma Desteği alınarak gerçekleştirilen çalışma, saygın dermatoloji dergilerinden Journal of Cosmetologic Dermatology dergisinde “Bisfenol A’nın akne üzerine etkisi; endokrin bozucular akne patogenezinde yeni bir oyuncu mu?’ adıyla 11 Temmuz 2021’de yayınlandı.

Doç. Dr. Ayşe Serap Karadağ ve Uz. Dr. Hatice Kaya Özden, endokrin bozucular ile akne arasındaki ilişki ve çalışmanın detayları ile ilgili bilgi verdi.

Endokrin bozucuların deri hastalıklarıyla ilişkisi araştırılmayan bir konu

“Endokrin bozucular oldukça iyi bilinen maddeler ancak deri hastalıklarında bu konuda pek çalışma olmadığını görmekteyiz. Cilt bakım ürünlerinde koruyucu, stabilize edici özelliği ile sık kullanılan fitalatların alerjik yanıtı uyardığı ve egzamaya yol açtığı gösterilmiştir. Atopik dermatit, kuru cilt gibi problemlerde cildin koruyucu bariyeri bozulduğu için endokrin bozucuların deriden emilimi artmakta ve bu bireylerde tahriş ve egzama daha sık görülmektedir. Dioksinin uzun süreli maruziyeti yüz, göğüs, sırt gibi pek çok alanda kist şeklinde akne benzeri döküntüye yol açabilmektedir. Endokrin bozucular ciltteki melanin hücrelerinin sayısını artırarak leke oluşumunu da tetikleyebilmektedir. Sigaradaki kömür katranında bulunan polisiklik aromatik hidrokarbon yapıdaki endokrin bozucular, oksidatif stresi artırarak DNA hasarı ile ciltte yaşlanma ve kansere yol açabilmektedir.

Akne şiddeti ile idrarda tespit edilen Bisfenol A düzeyi paralellik gösteriyor

blank

Akne (sivilce) oluşumunda hormonlar, yağ bezlerini uyararak sebum üretimini artırıyor. Yapılan çalışmalarda taş devri diyetle beslenen ve doğal yaşayan daha ilkel toplumlarda akne görülüyor. Batılı ve endüstriyel topluluklarda ise beslenme alışkanlıkları ve çevresel faktörler nedeni ile sıklığı giderek artıyor.

“Bisphenol A ve diğer endokrin bozucuların akne üzerine etkisine dair bugüne kadar yapılmış insan çalışması bulunmamaktadır. Yaptığımız çalışmada akneli hastaların sağlıklı bireylere göre çok daha yüksek Bisfenol A değerine sahip olduklarını gördük. Ayrıca bireylerin akne şiddeti arttıkça idrarlarında tespit edilen Bisfenol A düzeylerinin de daha fazla olduğunu tespit ettik. Bu sonuç bizlere akne oluşumunda ve şiddetinde endokrin bozucuların rolünün olabileceğini göstermektedir.”

Kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinin içerikleri çok önemli

Örneğin bazı kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinin (şampuan, oje, ruj, saç spreyi, parfüm, güneş kremleri ve nemlendiriciler) içeriğinde de paraben, fitalat, Bisfenol A gibi endokrin bozucu kimyasallar bulunuyor. Bu ürünler vücudumuzun en büyük organı olan derimize direk teması ve sık kullanımları ile ciltten emilerek akne oluşumunda rol oynayan hormonal faktörleri uyarıyor, ciltteki yağ bezlerinin salınımını artırarak akne oluşumuna yol açabiliyor.

Etken maddelerin, cilde etkilerini ortadan kaldırmak için;

  • Endokrin bozucuların neler olduğunun bilinmesi, kullanılan mutfak malzemelerinden kişisel bakım ürünlerine kadar satın alınan ürünlerin içeriğinin okunup ona göre alınması önemlidir. Çok sayıda endokrin bozucunun kimyasal içerik olması nedeniyle içerik detayını öğrenmek için barkod okuyucu cep telefonu uygulamaları da indirilerek yardım alınabilir.
  • Koruyucu (preservative), paraben, parafen, fitalat, bisfenol A gibi endokrin bozucuları içeren şampuan, diş macunu, güneş kremi gibi cildimize direkt temas eden ve düzenli kullanılan kişisel bakım ürünleri almamaya özen gösterilmelidir.
  • Konserve veya fast-food gıdalar yerine taze dondurulmuş, kurutulmuş veya mevsiminde taze yiyecekleri tercih edilmelidir.
  • Yiyecekler asla yanmaz poşet, plastik tabak vb malzemeler ile ısıtılmamalıdır.
  • Pestisit, insektisit gibi tarım ilaçları ile kontamine olan meyve ve sebzeler yerine organik ürünlerin kullanımı tercih edilmelidir.

Yüksek glisemik indeksli, fast food tarzı, ambalajlı endüstriyel gıdaların, yağlı gıdaların, cips ve çikolatanın, süt ve süt ürünlerinin tüketilmemesine özen gösterilmelidir. Bunun yerine az yağlı, organik sebze meyve ağırlıklı Akdeniz tipi diyet ve probiyotikler tercih edilmelidir.”

İlgili Diğer Haberler

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku