Ana Sayfa YaşamSANAT MEKANLARI Güncel sanatta minyatür

Güncel sanatta minyatür

Yazar: Mehlika Bilgutay CETIN

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, pandemi döneminde yeni bir sergiyi daha sanatseverlerle buluşturdu. Azra Tüzünoğlu ve Gülce Özkara’nın küratörlüğünde hazırlanan “Minyatür 2.0: Güncel Sanatta Minyatür” adlı sergi, Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan, Suudi Arabistan, Azerbaycan gibi farklı coğrafyalardan 14 sanatçının 40’ı aşkın eserini bir araya getiriyor.

Serginin sanatçıları arasında; Hamra Abbas, Rashad Alakbarov, Halil Altındere, Dana Awartani, Fereydoun Ave, CANAN, Noor Ali Chagani, Cansu Çakar, Hayv Kahraman, Imran Qureshi, Nilima Sheikh, Shahpour Pouyan, Shahzia Sikander ve Saira Wasim gibi günümüz sanat dünyasında kendine yer edinmiş isimler yer alıyor.

Günümüzde minyatürün yeniden teorik bir potansiyel kazandığına dikkat çeken Azra Tüzünoğlu ve Gülce Özkara, serginin amacını; “Minyatürü yalnızca tarihsel bir nesne olarak görmekten çıkarmak, eşsiz bir sanat formu olarak ele almak ve teorik potansiyelini vurgulamak” şeklinde özetliyor.

Değişime ayak uyduramayan bir geleneğin yeniden doğuşu

Minyatür, sadece Osmanlı İmparatorluğu’nda değil, İran ve Hint imparatorluklarında da bir saray sanatıydı. 18. yüzyıla gelindiğinde ekonominin zayıflaması, matbaanın keşfi ve imparatorların ilgisinin Batı sanatına kayması ile birlikte minyatür, saraydan ve hatta kitaplardan çıkarak yeni bir arayışa girer.

Nakkaşlar yeni konulara yönelir ve yeni denemeler (Murakkalar, duvar resimleri, tek sayfalık minyatürler vs.) yapar. Ancak minyatür, 18. yüzyılda bu değişimlerden geçmiş olsa da yaşadığı coğrafyalarda yoluna devam edemez ve yok olur.

Direniş aracı olarak ‘güncel minyatür’

Sergi, güncel minyatüre bir toplumsal olgu ve direniş aracı olarak yaklaşıyor. Bilindik Doğu-Batı karşılaştırmalarının ötesine geçerek, sanat ve topluma ilişkin sorulara yanıt veren eserler, izleyiciye, başka yaşam ve düşünüş biçimlerinin mümkün olduğunu gösteriyor. Sömürgecilik, oryantalizm, ekonomik eşitsizlik, toplumsal cinsiyet, kimlik politikaları, ayrımcılık, toplumsal şiddet, zorunlu göç, temsiliyet gibi konuları sorunsallaştırarak yeniden ele alan “Minyatür 2.0” sergisi, toplumun değişen yapısını anlamamıza ve kültürel anlamları fark etmemize yarayan verimli bir zemin haline geliyor.

Sergideki sanatçılar minyatürü güncel sorunlar, olaylar ya da eğilimler hakkında yorum yapmak için kullanırken; geçmiş-şimdi, geleneksel-çağdaş, yerel-küresel gibi karşıtlıkların ötesine geçmeye ve sınırları aşmaya çalıştıkları görülüyor. 

Sergide yer alan bazı sanatçılar ve eserleri

Türkiye’nin yakın tarihine bakarken hem kavramsal hem de görsel olarak modernleşme süreci eleştirisini içinde taşıyan eserler üreten CANAN, bu sergi için Güzel ve Çirkin ya da Aslan ve Ceylan (2020) ve Ademler ve Havvalar başlıklı, geçmiş ve bugünü birleştiren heykellerin yanı sıra Falname (2020) başlıklı bir çizim serisi üretti.

Halil Altındere’nin “Tesla to the Moon” (2019) isimli çalışması, 16. yüzyılda Tophane sırtlarındaki Osmanlı Rasathanesi’nden, o dönemin bilim adamlarının 21. yüzyıla bir bakışı… “Sultanın Drone‘lu Cülus Töreni” (2018) adlı eserinde saray ressamı Kapıdağlı Konstantin’in 1789 yılında yaptığı tabloya atıfta bulunan sanatçı, “Kanuni Sultan Süleyman’ın Cuma Namazı’na Gidişi” (2020) isimli çalışmasında ise 16. yüzyılda Zacharias Wehme tarafından çizilen panoramayı referans alarak, klasik minyatür üslubu ile günümüz figürlerini birleştiriyor.

Kent, mimarlık ve mekânla bağlantı kuran işler

Dana Awartani’nin yerleştirme ve videosu, serginin dikkat çekici işleri arasında yer alıyor. Çekimleri Cidde’nin eski bir mahallesinde, bir zamanlar büyükbabası ile ninesinin yaşadığı evde gerçekleştirilen video için sanatçı, evin zeminini İslam sanatındaki geometrik karoları anımsatan formlarda kumla kaplıyor. Bu zahmetli işlem tamamlandığında ise kültürel mirasın yıkımına sembolik bir referansla, yerleri süpürüyor. 

Ev, kültürel aidiyet, İslami geometri arasındaki bağlantılar, Hamra Abbas’ın eserlerinde de belirgin bir şekilde karşımıza çıkıyor. Sanatçının iki zıt renkli mermerle ürettiği geometrik desenler, ev zeminlerindeki karolar kadar minyatürlerin kenar süslerini de anımsatıyor. Uzun süre evden uzak kaldıktan sonra Lahor’daki fresk ve taş kakmalardaki bahçe görünümlerini yeniden keşfeden sanatçı, kum ve mermer gibi yapı malzemeleri ile aidiyet duygusunu ve kaybetmek istemediği anıları sağlamlaştırılma arzusunu dışavuruyor.

Hem geleneksel hem güncel sanata ilgi duyan izleyicilere, içinde birçok sürpriz barından işlerden bir seçki sunan “Minyatür 2.0: Güncel Sanatta Minyatür” sergisi, 17 Ocak 2021 tarihine kadar Pera Müzesi’nde izlenebilir.

İlgili Diğer Haberler

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku