İzmir’de Tarım ve Ekolojik Yıkım Paneli: “Yeni Bir Örgütlenme Şart”
Ulusal Tarım Gıda Birliği Derneği (UTGB) ve Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) İzmir Şubesi paydaşlığında düzenlenen “24 Ocak Politikalarının ve Ekolojik Yıkımların Kıskacındaki Türkiye Tarım Sektörü” paneli, tarım dünyasını İzmir-Elhamra Sahnesi’nde bir araya getirdi. 24 Ocak 2026 tarihinde gerçekleşen panel; ülkemizde tarım öğreniminin başlangıcının 180. yıl dönümü ve 24 Ocak Kararlarının 46. yıl dönümü kapsamında düzenlendi.
Akbelen’den Direniş Mesajı
Programa yoğun gündemi nedeniyle katılamayan Muğla-Milas İkizköy Mahallesi Muhtarı ve çevre aktivisti Nejla Işık, gönderdiği yazılı mesajla Akbelen’de yaşanan süreci katılımcılara aktardı. Işık mesajında, 10 Ocak 2026 tarihinde verilen acele kamulaştırma kararı ile köylülerin topraklarına, zeytin bahçelerine ve ahırlarına “iki şirket kazansın diye” el konulduğunu belirtti. Maden yasasındaki değişikliklere dayanarak zeytinliklerin talan edildiğini ifade eden Işık, 40 yıldır bölgeyi yutan termik santraller ve maden ocaklarına karşı geleceklerini, sularını ve ormanlarını korumak için yedi yıldır direndiklerini vurguladı. “Köyümüzü madene vermeyeceğiz” diyen Işık, rantçı politikaların kamu yararına aykırı olduğunu savundu.
Tarım, Çevre ve Ekonomi Politiğin Kesişimi
Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın kolaylaştırıcılığında gerçekleşen panelde, Akbelen’in avukatı Arif Ali Cangı bölgedeki 679 parselin acele kamulaştırılma sürecini ve yaşanan çevre tahribatını somut örneklerle anlattı. Türkiye Ziraatçılar Derneği İzmir Şube Başkanı İlker Ağın ise vahşi madencilik, sanayileşme ve kontrolsüz su kullanımı gibi faktörlerin tarım arazilerini yok ettiğini, sektörün iklim değişikliği ile birlikte ikili bir kıskaca girdiğini ifade etti. Panelin son bölümünde ise UTGB Başkanı Prof. Dr. Yaşar Uysal, 24 Ocak 1980 Kararlarının tarımda tasfiye sürecini başlatan bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Mevcut sorunlara rağmen umudu korumak gerektiğini vurgulayan Uysal, tarım değer zincirindeki tüm aktörlerin bir araya geleceği yeni bir zihniyet ve örgütlenme modelinin zorunlu olduğunu dile getirdi.