Moda dünyasından kırsal kalkınmaya: Isırgan otu ipliği

Giresun’un Espiye İlçesi Akkaya Mahallesi’nde kadın girişimi ile üretilen ısırgan otundan iplikler, Türkiye’nin lüks giyim markası Vakko tarafından tekstil ürünlerine dönüşecek.

Avrupa ve Asya’da yaygın olarak bulunan, Türkiye’de ise neredeyse her bölgede toprağın sağlıklı olduğu alanlarda kendiliğinden yetişen ısırgan otu, yüzyıllardır hem bitkisel ilaç hem de yiyecek olarak tüketilmiş ve halen tüketiliyor. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bu şifalı bitkinin, çeşitli ağrı kesici ilaçların üretiminde de kullanıldığı biliniyor.

Isırgan otu, geçmişte pek çok ülkede elyaf kaynağı olarak kullanılmış. 12. yüzyılda İskandinav ülkelerinde yelkenler ve balık ağları, ısırgan lifleri ile yapılmış. Isırgan otu ipliği, Polonya’da 12. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar kullanılmış. 1. Dünya Savaşı’nda Almanlar ısırgan otundan elde edilen lifleri; kamuflaj ekipmanı, çadır, sırt çantası, iç giyim ve çorap yapmak için kullanmış ve o dönemlerde Almanlar kıyafetlerin yüzde 85’ini ısırgan otu liflerinden üretmişler. Fakat daha sonraki zamanlarda ısırgan lifi teknik ve maliyet-verimlilik sebepleri yüzünden tekstil endüstrisindeki önemini kaybetmiş.

Sağlığı destekleyen yapısıyla tercih ediliyor

Isırgan otu, doğal yetişme özelliği ve sağladığı ekolojik faydalar nedeniyle tercih edilen bir bitki. Isırgan otu lifleri, bitkinin saplarından elde ediliyor. Bu lifler, doğal lifler arasında önemli bir yere sahip ve tekstilde kullanım için pek çok avantaj sunuyor. Liflerinin dayanıklı oluşu ve uzun süreli kullanıma uygunluğu öncelikli tercih nedeni. Aynı zamanda, liflerin dokusu sayesinde hava geçirgenliği yüksek ki bu da kıyafetlerin rahatlıkla giyilebilmesini sağlıyor. Dikkate değer bir başka özelliği ise, ısırgan otu liflerinin doğal olarak antibakteriyel yapıya sahip olması ve cildi tahriş etmemesi. Tüm bu özellikler, ısırgan otu liflerini moda dünyasında aranan bir malzeme haline getiriyor.

Deneyimden bilgiye bilgiden girişime

Isırgan otu lifleri tekstil yapımında geçmişte kullanılmış olsa da günümüzde maalesef örneğine pek rastlanmıyor. Bu bilgi, toplum tarafından unutulmuş gibi… Giresun Espiye’de, kadın girişimiyle ısırgan otu liflerinden üretilen iplikler bu nedenle çok değerli. Ekolojik, yenilikçi bir yerel kalkınma modeline evrilen projenin mimarı ise Akkaya Mahallesi Muhtarı Fahrettin Kılıç. Telefonda görüştüğüm Kılıç’a fikrin nasıl doğduğunu ve geliştiğini sordum.

2014 yılında bir trafik kazası geçiren Fahrettin Kılıç, kaza nedeniyle bacaklarında ezilen yerlerin üstüne ağrılarını dindirmek için ısırgan otu yapraklarını koymuş. Otların sap kısmını farkında olmadan elinde sürekli çevirirken sapların liflere ayrıldığını görmüş ve annesinden bunları eğirmesini (iplik yapma) istemiş. Elde ettikleri iplikten bir parça bez yapıp onunla da yine bacaklarındaki ezikleri sarmış ve ağrılarının azaldığını hissetmiş. Olay tüm köye kulaktan kulağa yayılmış. Daha sonra, bir turizm projesi için köye gelen Karadeniz’deki ekolojik yaşam kültürüne odaklanmış girişimci Hakan Adanır’a ısırgan otuyla yaşadığı deneyimi anlatan Kılıç, onun desteği ve bağlantılarıyla 2018’de bu çalışmaların Ekoturizm Eğitim Projesi’ne dönüşmesini sağlayarak aynı zamanda projenin Isırgan Otu Dokuma Koordinatörü olarak görevlendirilmiş.

Isırgan otu lifinden çorap ve farklı tekstil ürünleri ören köy kadınlarıyla hayata geçirilen proje çok ilgi görmesine rağmen, bu yılın başında Vakko’dan bir yetkilinin Fahrettin Kılıç’ı arayıp ısırgan otundan ürettikleri iplik talebiyle bu gelişmeler henüz ticari boyut kazanmış. Kılıç’ın ifadesine göre; köydeki kadınların günlük rutin işlerini yapmalarına engel olmayan bu üretim, ek gelir elde etmeleriyle birlikte onlara büyük motivasyon sağlamış. Kılıç, bir kadının bir aylık çalışmayla 1 kilogram ip üretebildiğini belirtti.

Proje, sosyal yönüyle de kırsal kalkınmayı destekliyor

Vakko’nun talebiyle birlikte fatura kesebilmek için şirket kuran Muhtar Fahrettin Kılıç, üretimi makineleştirmenin daha verimli olacağı düşüncesiyle lif soyma makinesi araştırmasına girişmiş. Benzer amaca hizmet eden kendir lif soyma makinesini satın almaya maddi gücü yetmeyince, 19 Mayıs Üniversitesi’nden öğrenciler hurdadan topladıkları malzemelerle ihtiyaç duyulan makineyi üretip, Kılıç’a yollamışlar. Makine, şimdilik idare etse de verimli çalışmadığı için hızlı üretim yapılamıyor.

Isırgan Otu Dokuma Projesi, köyde Halk Eğitim Merkezi’nde Unutulmuş El Sanatları Kursu’nun açılmasına vesile olmuş. Hatta köyden üç kadın, Halk Eğitim tarafından maaşlı ve sigortalı olarak bu kurs için çalışmaya başlamış.

100 gr ısırgan otu ipliği 1000 TL’den alıcı buluyor.

Son yıllarda, moda endüstrisinde sürdürülebilirlik ve doğal malzeme kullanımı giderek önemli hale geldi. Vakko’nun Giresun Espiye’deki kadın girişimiyle işbirliği, ısırgan otu lifinden üretilen iplikleri tekstil ürünlerine dönüştürme imkânı sağlayacak. Isırgan otu lifleri, dayanıklı ve cilt dostu özellikleriyle bilinirken, Vakko’nun tasarım ve üretim uzmanları tarafından yaratıcı bir şekilde kullanılacak. İpliklerin dokuma veya örme makinelerinde kullanılmasıyla ortaya çıkan kumaşlar, yüksek kalite standartlarına sahip olacak ve Vakko’nun lüks giyim markasıyla bütünleşecek. Bu işbirliği sayesinde, ısırgan otu lifinden yapılan tekstil ürünleri, sürdürülebilir moda talebine cevap verirken, yerel el sanatlarının ve kadın girişimciliğinin desteklenmesine de katkıda bulunacak.

Selma ALTIN

Son Haberler