Ofis tasarımının başat fenomeni ‘meslek grupları’ olmalı
Bulunduğu ortamla bağ kuramayan ya da çalıştığı mekanda işine yardımcı olan unsurlara rahatlıkla ulaşamayan çalışanların iş verimliliği sizce nasıl olur?…
Son dönemde giderek birbirinin aynı ofis tasarımlarının nitelik olgusunun değişmesi gerektiğine inanan Gönye Proje Tasarım ortakları Mimar Yelin Evcen ve İç Mimar Gönül Ardal, ofislerde verimli ve konforlu çalışma alanları yaratmanın yolunun çalışanların mesleki karakterlerinden yola çıkarak oluşturulan tasarımlardan geçtiğini söylüyorlar.
Ofis tasarımlarında, mimarın ofisin kullanıcılarını, şirketin değerlerini, işleyişini ve hedeflerini iyi anlayıp analiz edebilmesinin tasarımın başarısındaki en önemli adım olduğunu belirten Gönye Tasarım kurucuları, mimarların ilk toplantılarda genellikle mekan ihtiyaçlarına veya kullanıcıların beğenilerine yönelik soruları ile bu konulara açıklık getirmeye çalıştıklarını dile getiriyor.

“Mekan tasarımlarını yaparken, sadece trend tarzlardan değil, çalışanların mesleki karakterlerinden yola çıkarak konseptin oluşturulması tüm şirket çalışanlarının iş hayatındaki verimliliği ve dolayısıyla şirketin geleceği açısından önem taşır.”
İnternet dünyasının görsel bombardımanında karşılaşılan çeşitlilik yüzünden kişilerin/kurumların, ofis tasarımlarında kendi ihtiyaçlarına ve iş yapış şekillerine çok uzak seçimler yapabildiklerinin altını çizen İç Mimar Gönül Ardal, son yıllarda üretilen moda ofislerin birbirinin neredeyse kopyası olduğunu, şirketlerin kurumsal kimlikleriyle ayrışması gereken ofis tasarımlarının çok fazla birbirlerine benzemeye başladığını vurguluyor ve ekliyor; “Şirketlerin farklılaşmak için yaptığı onca yatırımın bu kadar benzeşme ile sonuçlanması iş hayatında istenen bir durum değil. Bu sebeple sadece firma sahibinin veya üst yöneticilerin kişisel beğenilerinin tasarımı yönlendirmesi bir hayli yanıltıcı olacaktır“.

Sınıflandırmada dört etken
Mimarın tasarıma başlamadan önce mekanın kullanıcılarını çok iyi tanıması ve anlaması gerektiğini fakat ofis projesi gibi çoklu kullanım alanlarında tüm kullanıcıları tek tek tanımanın da mümkün olamadığını belirten ikili, DISC Kişilik Entanveri’nin bu aşamada gerekliliğini vurguluyor. Kendilerinin de işe alımlar ve verimlilik değerlendirmelerinde kullandıklarını belirttikleri bu envanter, mimarların tasarımlarını da yönlendirmekte kullandıkları bir araç haline gelmiş. D-Dominant, I-İz bırakan, S-Sadık ve C-Ciddi olacak şekilde dört etken ile sınıflandırıyor ve bu etkenlerin farklı oranlarda bir araya gelmesi de karakterlerin daha detaylı olarak ele alınabilmesine olanak sağlıyor.

İhtiyaca uygun konsept tasarım
Ofis tasarımlarında, meslek gruplarının ortak karakter özelliklerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gönye Proje Tasarım Kurucu Ortağı Mimar Yelin Evcen, belirlenen ana başlıkların şirket fonksiyon şeması ve vizyonu ile birlikte ön konsept çalışmalarını oluşturması gerektiğini şu sözlerle vurguluyor; “Büyük ofis mekanlarında, bölümler içinde de konsept farklılaşmalı ama hepsi tek bir şirket vizyonunda birleşebilmelidir. Bu ana sınıflandırmaya göre örnek verecek olursak; S yüksek kişilikler, çalışma mekanlarını kişiselleştirmeyi isterler. D yüksek kişilikler, hızlıca sonuca ulaşmayı sevdikleri için işleri için gerekli ne varsa mekanda onu görmek isterler. C yüksek olan detaycı kişilikler ise organize olmayı sevdiklerinden bolca çekmece-bölme ihtiyacı duyarlar. I yüksek kişilikler için ofiste diğer kişilerle iletişim kuracakları, telefon konuşmalarını yapacakları küçük sohbet-toplantı alanları gereklidir. Teknik meslek grupları C ağırlıklı kişiliklerden oluşurken, satış-pazarlama grupları I ağırlıklı özelliklerdedir. Bu sebeple mekan tasarımlarını yaparken, sadece trend tarzlardan değil, çalışanların mesleki karakterlerinden yola çıkarak konseptin oluşturulması tüm şirket çalışanlarının iş hayatındaki verimliliği ve dolayısıyla şirketin geleceği açısından önem taşır.”