Orhanlı Köyü sakinleri zeytin ormanları için jeotermale direniyor

İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı Orhanlı Köyü’nün sakinleri, yaşam alanlarına yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali ve Yardımcı Kaynak (GES+RES) Tesisleri Projesi’ne karşı açtıkları davanın duruşmasına katıldı. 5 Temmuz 2023 tarihinde İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde İzmir’in içme suyu havzasında yapılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali (JES) ve 23 jeotermal sondaj kuyusu, Güneş Enerji Santrali (GES) ve Rüzgâr Enerji Santrali (RES) için verilen ÇED olumlu kararı iptal davası görüldü. İzmir Adliyesi önünde toplanan Orhanlı Köyü sakinleri, bölgelerinde yapılmak istenen bütün JES projeleri iptal edilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceklerini vurguladı.

Küçük Menderes Enerji A.Ş. tarafından hazırlanan JES projeleri, İzmir’de yaşayan milyonlarca insanın yaşamını tehlike altına sokuyor. Şirket tarafından hazırlanan projelerde, insan sağlığını tehdit eden ve jeotermal enerji üretimi sırasında ortaya çıkan atık suların, İzmir’in içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nın havzasında yer alması, halk sağlığı açısından büyük bir risk barındırıyor.

Seferihisar’da yer alan ve kadim zeytin ormanlarının içerisinde bulunan Orhanlı Köyü’nün sakinleri, bölgede hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projelerine karşı üç yıldır mücadele ediyor. JES projelerinin hayata geçirilmesi planlanan bölge, bir Kadim Üretim Havzası (KÜH) olmasının yanı sıra, İzmir’in içme suyu havzasında yer alıyor. İzmir ve Türkiye genelindeki zeytinyağı ve organik gıda üretiminin can damarı olan bu bölge, aynı zamanda Türkiye doğası açısından son derece nadir ve hassas türlerin yaşam alanı olma özelliği taşıyor. Doğa Derneği, Orhanlı Doğa Kültürü Derneği, Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği, Sınırlı Sorumlu Seferihisar Kavakdere Köyü Sulama Kooperatifi’yle birlikte 95 Orhanlı köylüsünün JES projesinin iptali talebiyle açtığı dava, İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde görüldü. Davaya kalabalık bir grup olarak katılan davacılar, mahkeme çıkışında basın açıklaması yaptı.

JES’ler nedeniyle toprak ve hava zehirlenirken ağaçlar verimsizleşiyor

İzmir Yarımadası’na özgü erkence türü zeytin ormanlarının ve zeytinyağı üretiminin yöre için önemine değinen Orhanlı Köyü Kültür Doğa Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Hasan Tahsin Akçil; “Üç senedir bu JES belasıyla mücadele ediyoruz. İzmir’e komşu illerde; Aydın’da Nazilli’de JES’lerin tarım alanlarını, incirleri, zeytinleri nasıl etkilediği ortada. Bölgede yaşayan binlerce üretici artık üretemez hale gelmiş durumda. Ağaçları verimsizleşiyor, toprak ve hava zehirleniyor. Bu da yetmezmiş gibi JES şirketleri sıcak sularını yüzeye deşarj ederek hem doğadaki canlıların, hem de insanların yaşamını tehlikeye atıyorlar. Biz bölgemizde buna müsaade etmeyeceğiz. Köyümüzde binlerce yıldır olduğu gibi genciyle, yaşlısıyla zeytinyağımızı üretmeye devam edeceğiz. Zeytin ağaçlarımızı ranta kurban etmeyeceğiz” dedi.

Orhanlı Vadisi, Türkiye’nin Kadim Üretim Havzaları’ndan (KÜH) biri.

JES projeleri birçok açıdan hukuka aykırı

Orhanlı Köyü sakinlerinin vekaletiyle davanın avukatlığını yürüten Cem Altıparmak şöyle konuştu; “Bölgede yapılmak istenen JES projeleri birçok açıdan hukuka aykırı. Mahkemeye bu durumu gösteren belgeleri sunduk. Bilirkişi heyetinin raporu da bu doğrultuda oldu. Aynı projeye İZSU’nun açtığı diğer dava kazanıldı. Bu nedenle, bugün İzmir 3. İdare Mahkemesi’nde görülen davamızı kazanacağımızı düşünüyorum. Orhanlı Köyü sakinleri bu mücadelede örnek bir kararlılık gösteriyor. Bölgedeki bütün hukuksuz projelerin iptal edilmesi için mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.

ÇED Raporları değiştirilip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tekrar sunuldu

Hayata geçirilmesi halinde İzmir Yarımadası’na özgü erkence türü zeytinlerden oluşan zeytin ormanlarına büyük zarar vereceği öngörülen JES projeleri, hem bu yörede geçimini sağlayan insanları hem de bu ormanlarda yaşamını sürdüren pek çok canlıyı tehdit ediyor. Bu durumun altını çizen Doğa Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç; “Burada yüzlerce nadir bitki, kuş ve memeli türü yaşamını sürdürüyor. Bölgedeki yaşamı tehdit eden JES projeleri, Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından en değerli 312 Önemli Doğa Alanı’ndan birisi olan Kızıldağ Önemli Doğa Alanı (ÖDA) içerisinde yer alıyor. İnsanların doğayla uyumlu yaşam pratiklerini binlerce yıldır kesintisiz olarak sürdürdüğü Orhanlı Vadisi, aynı zamanda Türkiye’nin Kadim Üretim Havzaları’ndan (KÜH) biri. Bu değerli doğa alanındaki hukuksal mücadelemizi üç yıldır sürdürüyoruz. Bugüne kadar Orhanlı Vadisi için açtığımız toplam dört davayı kazandık ve bu davayı da kazanacağız. JES şirketlerinin Orhanlı Vadisi’ndeki yaşamı yok sayarak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporları’nı değiştirip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tekrar sunması kabul edilemez. Tabiri caizse aynı yemeği ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar. Bu nedenle, kamu kuruluşlarımızın bu konuda gerekeni yapması ve bu projeleri tamamen durdurması gerekiyor. Biz, mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. Hukuki mücadelemiz bu alandaki bütün yıkım projeleri sonlanana kadar devam edecek” dedi.

Mehlika Bilgutay CETIN

Son Haberler