Biyolojik geçiş formlarının sanat yansıması: “arura”

ArtOn Pera, 27 Ekim – 26 Kasım tarihleri arasında yeni medya sanatçısı Ozan Türkkan’ın “arura” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. “arura” biyoçeşitlilik, geçiş formları ve bu biyolojik formların doğadaki fraktal geometrik yapısı ve bu geometrinin zaman içindeki değişkenliği konularına odaklanan araştırma projesi sonucunda hayata geçirilmiş bir çalışma.

Ozan Türkkan’ın 15 yılı aşkın süredir devam eden araştırmalarından hareketle sunduğu yeni medya pratiklerinin odak noktasında; doğadaki yaşam formlarının kendini yaratmak için kullandığı jeneratif sistemler ve kendini sonluluğu üzerinden yeniden var etmenin büyümenin, ölümün, çoğalmanın, yaşamın, bitişin ve tekrarın döngüsel süreçleri yer alıyor. Bu süreçlerde incelediği milyonlarca yaşam formunun fraktal geometrik yapısı, Türkkan’ın araştırma süreçlerinde, sonsuzluk, karmaşa ve benzeşim düşüncelerini öne çıkarıyor.

Ozan Türkkan, çalışmalarının temelini oluşturan geçiş formlarını şöyle ifade ediyor; “Geçiş formları, şu anda yapay zekâ tanımlamalarında kullanılsa da, evrim teorisi içinde, biyolojide kullanılan bir kavram. Kavram, örneğin, yirmi beş milyon yıl önce suda yaşayan bir canlı ile şimdi karada yaşayan bir canlının ara formlarını açıklamak için kullanılıyor. Elbette bunun entelektüel bir boyutu olduğu kadar sosyal ve psikolojik bir boyutu da var. Bir düşünce geliştikçe, aradaki tüm formlar geçiş formları haline geliyor. Tabii bunu başı ve sonu olmayan bir süreç olarak düşünürsek, her şey, sürekli geçiş formları ve sürekli değişim halindedir.” 

Yaşamına Viyana’da sürdüren Türkkan, “arura” başlıklı solo sergisinde, sözü geçen kavram ve olguların zaman içindeki değişkenliğine odaklandığı araştırmalarının sonucunu izleyiciyle paylaşıyor. Türkkan, üretim sürecinde, Biyoçeşitlilik Mirası Kütüphanesi’nde yüzyıllardır incelenen iki milyondan fazla canlı formu yeniden analiz ederek, yaklaşık on bin çizim ve imaj taradı ve bu canlı formların geometrilerini, iki binin üzerinde yaratıcı kodlama ve yapay zekâ aracı kullanılarak yeniden oluşturdu. Sanatçı, bu süreçteki ana ilham kaynağının; su ve doğadaki yaşam ve yaşam formlarının ona olan bağı olduğunu ifade ediyor. 


Ozan Türkkan Hakkında

Yeni medya sanatçısı Ozan Türkkan, sanatın farklı disiplinlerinde eğitim aldı. Salamanca Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını, Barselona’da BAU Escola Superior de Disseny’de (Escola Superior de Disseny, Universitat Central de Catalunya) multimedia üzerine yaptı.

Multimedia ve dijital sanat alanında ABD’de, Avrupa’nın farklı şehirlerinde ve İstanbul’da uzun yıllar çalıştı.

Genel ilgi alanında deneysel medya ve dijital sanat bulunan, çalışmalarını özellikle generative (jeneratif) sanat, algoritmik sanat, fraktal geometri, deneysel video ve enstalasyonlar üzerinde yoğunlaştıran Ozan Türkkan için ses önemli bir unsur. Bilim, sanat ve teknoloji arasındaki bağları keşfetmeyi seven sanatçı, doğanın algoritması, evrenin dinamik fraktal yapısı, çok boyutluluk, düzen ve düzensizlik gibi konular temelinde, güncel bilgisayar araçları ve farklı yazılım dillerini kullanarak daha çok fraktal geometri odaklı hareketli ve hareketsiz imajlar üretmekte, interaktif enstalasyonlar geliştirmekte.

Türkkan, doğanın dengesi ve işleyişindeki sorgulamalarını izleyiciye aktarmada teknolojiyi bir kanvas gibi kullanıyor. İlgi çekici interaktif enstalasyonlarında kontrolü ve otoriteyi izleyici ile paylaşan sanatçı, evrenin sürekliliğinin ve aynıyı tekrar etmeyen doğanın, hayatı doğrusal, keskin hatlar içerisinde algılamaya koşullandırılmış düşünce yapımıza karşı gelişen bir ifadesi olarak kabul ediyor.

Simin GERCEK

Son Haberler