Kızılçam ormanlarıyla kaplı Kartal Dağı’nda mermer ocakları açılması planlanıyor

Günümüzde su, toprak, sağlıklı ve yeterli tarımsal üretim, stratejik değere sahip unsurlar haline gelmiş olmasına, Paris İklim Anlaşması’nın TBMM’de kabul edilmesine, Yeşil Mutabakat ve Sıfır Atık anlayışının hayata geçirilmesine rağmen, telafisi mümkün olmayacak çevre kıyımlarına devam ediliyor.

İzmir-Aydın il sınırında, Tire ilçe sınırları içinde bulunan 850 m rakımlı zirvesiyle Küçük Menderes ovasına bakan, Kuzey yamaçlarındaki kızılçam ormanları ile ovanın yeraltı su kaynaklarını besleyen, eteğindeki köylerin temiz hava ve oksijen deposu Kartal Dağı içinde mermer ve taş ocakları açılması planlanıyor.

Tire’nin orman vasfını koruyan tek doğal alanı olarak kalan Kartal Dağı içinde açılması planlanan mermer ve taş ocağı işletmelerinin birbiri ardına işletme ruhsat başvurusu yapmaları ve ÇED Raporu süreçlerini başlatmaları, yıllardan beri ata yadigarı topraklarını terk etmeden tarımsal üretimle geçimini sağlamaya çalışan bölge halkı üzerinde büyük bir endişe ve huzursuzluk yarattı.

Kartal Dağı’nın eteklerinde yer alan Halkapınar, Mehmetler, Üzümler, Küçükkale, Büyükkale, Alaylı ve Akyurt Mahallelerini (köylerini) içine alan ve orman alanını kapsayan 194,60 hektarlık çok geniş bir ruhsat alanında, altı adet mermer ocağının açılması girişimi üzerine, yöre halkı, köylerini tarih sahnesinden silinmek isteyen, yüzyıllardır birlikte yaşanılan orman ve çeşitli canlı türleri adına bu yanlış projeden derhal vazgeçilmesini talep ediyor.

10 yıl boyunca 12 milyon ton artığın saklanması zorunlu

ÇED raporunda yer alan bilgilere göre;

  • Proje; EMERALD TAŞIMACILIK MAD. İNŞ. TUR. DEPO ANTREPO HİZMETLERİ DAN. TARIM ÜRÜNLERİ ORGANİZASYON İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. tarafından, İzmir İli, Tire İlçesi, Küçükkale ve Büyükkale Mahalleleri mevkiinde 201900043 ve 202000923 ruhsat numaralı sahalarda gerçekleştirilmesi planlanan “201900043 ve 202000923 ruhsat numaralı sahalarda II-B Grubu Mermer Ocağı” projesidir.
  • Yılda 50.000 m3/yıl blok mermer üretimi gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Ocak sahasında blok şeklinde alınabilecek Mermer zonunun üretilebilmesi için mermer bloğuna oranla %90 oranında pasa (ekonomik olarak kullanılması mümkün olmayan atık) hafriyatının oluşması zorunludur. Bu kapsamda ocakta blok mermer üretimine ek olarak %90 oranda yaklaşık 450.000 m3/yıl (1.215.000 ton/yıl) pasa hafriyatı meydana gelecektir.
  • Proje alanında; Şantiye Alanı, Blok Stok Alanı, Pasa Stok Alanı (daha sonra ocak rehabilitasyonunda kullanılmak üzere en az 10 yıl boyunca saklanmak üzere ve yılda 1.215.000 ton artık hesabıyla on yıl sonunda 12.150.000 -ON İKİ MİLYON TON miktarda), Geçici Atık Depo Alanı, Çökeltim Havuzu, Fosseptik Alanı yer almaktadır.
  • Toplam 194,60 hektarlık alanda 6 ocak açılacaktır.

Altı ocakta yapılacak mermer çıkarma ve işleme sürecindeki pasa stok ve döküm alanları, çökeltim havuzları vb. nedenlerle; su ve toprağın kirletilmesi, tahrip edilmesi, ayrıca ortaya çıkacak gürültü ve toz (ÇED raporunda tozun önlenmesi için yolların günde 7 kez sulanacağı, üretim sırasında havaya su spreyi yapılacağı gibi hiçbir bilimsel değeri olmayan çözümler üretilmiş) dikkate alındığında, Küçükkale, Üzümler ve Büyükkale başta olmak üzere bölge yaşanamaz hale gelecektir.

Kartal Dağı, eteklerindeki köylerle birlikte Belevi Gölü ve tüm Küçük Menderes ovasını besleyen su kaynaklarına sahip. 18 km. mesafedeki Tire ilçesinin dahi su ihtiyacını karşılayacak potansiyel rezervi söz konusu.

Ocaklar, insan sağlığı ve bölge tarımını olumsuz yönde etkileyecek

Hava, su ve toprak kirlenecek, bitkiler ve ağaçlar üzerlerinde birikecek tozlar yeterli ve kaliteli meyve oluşumunu engelleyecek, azalacak verim ve artacak zirai mücadele ihtiyacı ile tarımsal üretimde (Zeytin, zeytinyağı, incir, şeftali, ceviz) ve hayvancılıkta (koyunculuk, süt inekçiliği, arıcılık) kayıplar yaşanacak ve sonuç olarak son yıllarda göç almaya başlayan bölgeden ilçe ve şehir merkezlerine göç zorunlu hale gelecek, işsizler ordusuna yenileri eklenecek. Bunlar birer endişe değil yaşanan gerçekler…

Birkaç yıl önce benzeri ÇED Raporu ve yöre haklına istihdam yaratma vaadiyle işletmeye açılan ve Küçükkale Köyü’ne 1150 m mesafede olan ocağın faaliyetleri sonucunda tüm bu olumsuzluklar, yörede yaşanmaya başlandı ve bilgilendirme toplantılarında dile getirildi.

Dağın tamamı kültür varlıkları ile kaplı

ÇED Raporu’nda, ruhsat sahası ve yakın çevresindeki zeytinlikler ile tarım alanları konusunda yanıltıcı bilgiler yer alıyor, ruhsat sahasında arkeolojik kültür varlıklarının olmadığı belirtiliyor. Bu beyan da, raporun saha çalışması yapılmadan hazırladığının açık bir kanıtı. Çünkü, Kartal Dağı’nın güney yamacındaki kültür varlıkları, Tire Müze Müdürlüğü’nün bölgede yaptığı tespit, tescil çalışmaları ve Aydın Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun onayı ile 1. Derece SİT alanı olarak tescilli.

Zeytinlikler görmezden gelinmiş

Proje sahası Küçükkale köyündeki en yakın yerleşim birimine sadece 325 m. mesafede.

ÇED Raporu’nda, en yakın konuta 325 m olarak ölçülen sahada binlerce zeytin ağacının varlığı görmezden gelinmiş. Oysa, “Zeytinciliğin Islah edilmesi ve yabanilerinin aşılatırılması” hakkındaki kanunun 20. Madde’sinde; (Değişik: 28/2/1995-4086/5 Md.) “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.” hükmü bulunuyor.


Kartal Dağı Koruma Platformu tarafından yapılan açıklamada, orman dokusunun tahribiyle birlikte ekolojik çeşitliliğin bozulması sonucunda küresel ısınma ve iklim değişikliğinin ilk etapta birinci derecede etkilemesi kaçınılmaz olan köylerin halkı olarak, başta sağlıklı yaşam hakkı olmak üzere, Anayasamızdan kaynaklanan her türlü haklarını sonuna kadar savunacakları ve kendileriyle birlikte Kartal Dağı’nda yaşayan tüm canların da yaşam haklarını savunup koruyacakları bildirildi.


Selma ALTIN

Son Haberler