İstanbul yağışları ve Türkiye’de kuraklık
Geçtiğimiz günlerde Şişli Kent Konseyi tarafından organize edilen “Susuz Yaz-Susuz Kış” söyleşinde, Su Politikaları Derneği’nin İstanbul Yağışları Ve Türkiye’de Kuraklık teknik değerlendirme notu paylaşıldı.
Son yıllarda dünyayı ve ülkemizi tehdit eden meteorolojik, hidrolojik ve tarımsal kuraklık, içinde bulunduğumuz 2020 su yılının ilk aylarından itibaren daha da belirginleşti. Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de kuraklık bu su yılı başından itibaren kendini iyice hissettirmeye başladı. Ülkemizde su kaynakları rejiminde yarı kurak iklim bölgesinde olmamızın etkisi ile oluşan hidrolojik değişkenlik nedeniyle depolamalı tesisler oldukça önemli… Mevsimsel değişkenliğin yüksekliği sebebiyle, sularımızı depolamak ve kontrol altında tutmak zorundayız. Ayrıca, artan iklim değişikliği etkileri ve olağandışı atmosfer olayları, karar vericilerin ve su yöneticilerinin daha hızlı karar almasını ve uygulamaya koymasını zorunlu kılıyor.
Su Politikaları Derneği /SPD Başkanı Dursun Yıldız’ın konuşmacı olduğu “Susuz Yaz-Susuz Kış” söyleşinde, “İstanbul’un 90 Yıllık Yağışları ve MGM’nin Kuraklık Haritaları Ne Gösteriyor” başlığıyla sunulan değerlendirme notunda, ülkemizde, geçen su yılında tüm bölgelerde yağışların azaldığı ve bu su yılının başında da bu meteorolojik kuraklığın sürdüğü vurgulanıyor. Bu durumun özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve Çanakkale gibi kentlerimizde hidrolojik kuraklığa dönüştüğü, içme ve kullanma suyu temininde aksaklıklar yaşanmaması için suyun tasarruflu kullanılması gerektiği yönünde yetkili kurumlarca açıklamalar yapıldığına dikkat çekiliyor.
Çanakkale’nin su kullanımı konusunda talep yönetimine geçtiği ve bazı kısıtlamalar başlatıldığının vurgulandığı teknik değerlendirme notunun hazırlanma amacı; bu konuda yapılan çalışmalara ve önlemlerin gecikmeden alınmasına katkıda bulunmak olarak belirlenmiş.
Toplantı sonunda ayrıca, İstanbul’un Geleceği İçin Yenilikçi Su Yönetimi Politikaları Seminer Söyleşisi Sonuç Raporu paylaşıldı.
Yağışlar, bir önceki yıla göre tüm bölgelerde azaldı
Veriye dayalı analizlerin, söz konusu karar sürecini hızlandıracağı düşünülerek hazırlanan değerlendirme notunda aşağıdaki bilgiler yer alıyor;
“Ülkemizin önemli bir bölümünde 2020 Mayıs ayından itibaren yağışlarda önemli miktarda azalma olmuş, sıcak ve uzun bir yaz mevsimi yaşanmıştır. Ülkemizde ekim ayı uzun yıllar ortalama sıcaklığı 15.2 derece iken MGM, 2020 Ekim ayı ortalama sıcaklığını ülke geneli için 18.4 derece olarak açıklamıştır. Eylül ayında 93, Ekim ayında ise 33 meteoroloji gözlem istasyonunda sıcaklık rekorları kırılmıştır. Elde edilen verilere göre yapılan değerlendirmeler, 2020 su/tarım yılında yağışlarda Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri dışındaki tüm bölgelerde, normale göre azalma olduğunu ortaya koymaktadır. Yağışlarda bir önceki yıla göre kıyaslandığında ise tüm bölgelerde azalma gerçekleşmiştir.”

İstanbul’da bir yılda yağışlı gün sayısı ortalaması 107
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün veri analizleri sayfasında İstanbul’a düşen yağışların 90 yıllık aylık toplam yağış miktarlarının ortalama değerleri ve ortalama yağışlı gün sayısına yer veriliyor (Tablo 1).

Buna göre:
- İstanbul’da bir yılda yağışlı gün sayısı ortalamasının 107 olduğu,
- İstanbul’a düşen yıllık toplam ortalama yağışın;
- yüzde 39’unun Ekim Kasım ve Aralık aylarında,
- yüzde 32’sinin Ocak, Şubat, Mart aylarında,
- yüzde 15’inin Nisan, Mayıs, Haziran aylarında,
- yüzde 14’ünün ise Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında düştüğü kaydediliyor (Şekil 2).

“İstanbul’un 90 Yıllık Yağışları ve MGM’nin Kuraklık Haritaları Ne Gösteriyor” teknik değerlendirme notunda yer alan verilere göre; Türkiye’de 2020 su yılında tüm bölgelerdeki yağışların bir önceki yıla göre ortalama yüzde 20 oranında daha düşük olduğu tespit edildi.
MGM’nin İstanbul’daki 35 yağış gözlem istasyonunda ölçülen verilere göre; Eylül ve Kasım aylarında İstanbul’a düşen yağışların uzun yıllar ortalamasından sırasıyla; yüzde 30 ve yüzde 54 daha az olduğu belirlenmiş, bunun sonucunda, meteorolojik kuraklığın hidrolojik kuraklığa dönüşme koşulları oluştuğuna kanaat getirildi. Bu nedenle, barajlardaki doluluk oranlarının düştüğü kaydedildi.
İstanbul barajlarının asgari düzeyde doluluk oranına ulaşılması zor
İklim bilimciler ve kuraklık alanında çalışmalar yapan meteoroloji uzmanları, 2021 yılının Ocak, Şubat, Mart aylarında yağışların ortalamanın üzerinde olma ihtimalini düşük olacağını öngörüyorlar. Yağışların kısa süreli ve şiddetli olması, kar yerine sadece yağmur şeklinde düşmesi durumunda, İstanbul barajlarında asgari düzeyde de olsa doluluk oranına ulaşılmasının zor olacağının vurgulandığı değerlendirme notunda, bu durumda, İstanbul’da hidrolojik kuraklığın etkisini daha da artıracağı yönünde görüş bildiriliyor.

Şekil 4 ,15 Aralık 2020 itibariyle İstanbul’da mevcut suların Ömerli Darlık ve Terkos Barajlarında toplandığını göstermektedir. Şekil 3’de bu barajların su toplama havzalarına yakın bölgelerde noktasal yağışları göstermektedir. Ömerli Barajı’ndaki doluluk oranı Melen-Yeşilçay sisteminden bu baraja su takviyesi yapıldığından sadece yağışa bağlı değildir.
İstanbul’da barajların doluluk oranlarının Ekim ayı boyunca Eylül ayı ile aynı oranda düşüş gösterdiği, bu durumun, düşen yağışların toprak tarafından tutulduğu ve akışa geçip barajların doluluk oranlarına kayda değer bir katkıda bulunmadığı şeklinde değerlendirilebileceği belirtiliyor. Değerlendirme notunda; “Her ne kadar, İstanbul barajlarından bir bölümü, kısmen komşu havzalardaki su kaynaklarından besleniyor olsa da, yağışın bölgesel karakteri, bu değerlendirmeyi doğrulamaktadır” ifadesine yer veriliyor.
2021 yılında İstanbul’da hidrolojik kuraklığın etkisi sürecek
“İstanbul’un 90 Yıllık Yağışları ve MGM’nin Kuraklık Haritaları Ne Gösteriyor” teknik değerlendirme notu, şu açıklamayla sonuçlandırılıyor;
“Bu teknik notumuzda ele alınan hususun klimatolojik ve istatistik modellerle daha kapsamlı olarak incelenmesinde fayda görülmektedir. Ancak, uzun gözlem süresi içerisinde İstanbul’a düşen aylık ortalama yağışlar ve son aylardaki aylık toplam yağış miktarları incelendiğinde, ilk tespit olarak, İstanbul’da 2021 yılında hidrolojik kuraklığın etkisinin sürebileceği görülmektedir. Arzın talebi karşılama oranının giderek düşmesi riskine karşı alınacak önlemlerin, kentsel su talep yönetimi kapsamında acilen planlanması ve uygulamaya geçilmesi önem arz etmektedir.”
Şişli Kent Konseyi İklim Çalışma Grubu’nun toplantı sonunda paylaştıkları, İstanbul’un Geleceği İçin Yenilikçi Su Yönetimi Politikaları Seminer Söyleşisi Sonuç Raporu‘nda, Şişli Belediyesi’ne sundukları öneriler ise şöyle;
Kısa Vadede Yapılması Gerekenler
- İSKİ’nin şeffaf bir iletişim modeli benimseyerek şehrin su tüketimini, suyun nereye harcandığını, ne kadarının kaybedildiğini, komşu ve uzak havzalardan su getirmenin maliyetlerini ve yakın gelecekteki riskli dönemi atlatmak için su tüketimin ne kadar azaltılmasının hedeflenmesi gerektiğini planlı bir iletişim kampanyası ile düzenli olarak ilan etmesi için Şişli Belediyesi olarak öncülük yapılması.
- Şişli Belediyesi, su tasarrufuna yönelik olarak alınabilecek teknik önlemleri halka tanıtmalıdır:
- Muslukların tüketimlerinin nasıl ölçülebilecekleri; modern batarya tüketim standartlarının ne kadar olduğu; musluk tüketimlerinin azaltılması için perlatör (musluk ucu su tasarruf aparatı) kullanımı; olan binalarda hidrofor basınçlarının düşürülmesi; rezervuarların su hacimlerinin dolu pet şişe vb. yöntemler ile bir miktar azaltılması; düşük tüketimli klozetler / rezervuarlar bu önlemlerden ilk akla gelenlerdir.
- Bu önlemler/yöntemler görsel olarak anlatılmalı, düşük gelirli mahallelerde perlatör dağıtımı yapılmalı (Üsküdar Belediyesi’nin bir kampanyası oldu bu konuda, bkz. Ek 5), düşük tüketimli cihazların deneyimlenebilecekleri çok kolay erişilebilir deneyim noktaları oluşturulmalıdır.
- Bu faaliyetlerin İBB ölçeğinde yapılmasının öncülüğünün yapılması çok daha hızlı sonuç alınmasını sağlayacaktır.
- Sokakta araç yıkama, halı yıkama, kuyu suyu ile dahi olsa Belediye araçları ile sokak yıkama vb. tüm ertelenebilir su tüketen işlemler acilen durdurulmalıdır. Bina cephe temizliklerinin, iç/dış otopark vb. alanların temizliklerinin de şebeke ya da kuyu suyu kullanılarak yıkanarak yapılması yasaklanmalıdır. Bahçe sulamalarının güneşli saatlerde yapılması engellenmelidir.

- Hidrolojik kuraklığın nedenleri çeşitlidir, yağış rejiminin düzensizleşmesi, toprağın suya doymamış olması, hızlı nüfus artışı, pandemi nedeni ile artan tüketim vb. sayılabilir ancak bunların hiçbiri yerel yönetimler düzeyinde kısa vadede alınabilecek önlemler ile çözülebilir sorunlar değildir.
- Meteoroloji uzmanları önümüzdeki aylarda da İstanbul’da ortalamanın üzerine çıkan bir yağış rejimi beklememektedirler. Bazı senelerin İstanbul için çok kurak geçebildikleri geçmiş senelerden bilinmektedir (Örneğin; 2011 ve 2013 seneleri, bkz. soldaki grafik).
Orta Vadede Yapılması Gerekenler
- Sektör paydaşları ile bir araya gelinerek, yeni inşaatların tamamında kullanılacak su tüketen armatür ve cihazlar ile ilgili tüketim standartları belirlenmeli ve bunların üzerinde tüketime neden olanların kullanılmasına izin verilmemelidir. (Örneğin rezervuarlar 3/6 lt./dk., bataryalar 4,5 lt./dk., duş başlıkları 6 lt/dk. gibi)
- Yeni yapılan / büyük tadilat geçiren binalarda klozet rezervuarlarını gri su ile besleyecek arıtma ve tesisat sistemleri kurulması şartı getirilmelidir.
- Belirli bir büyüklüğün üzerinde peyzaj alanına sahip yeni binalarda yağmur suyu toplama sarnıçları zorunlu tutulmalı, yeni binalar ve tadilat geçiren binalarda tüm peyzaj alanlarında damlama sulama yapılması şartı getirilmelidir.
- Çim gibi çok su gerektiren bitkiler yerine, az su ile yaşayabilen, yerel ya da İstanbul iklim koşullarına adapte olan bitkilerin peyzajlarda kullanımı için özel sektöre bilgilendirme / eğitim sağlanmalı, belediye uygulamaları ise bu yönde geliştirilmelidir.
- Suyun adil fiyatlandırılması amacı ile kademeli fiyat sistemi geliştirilmeli, lüks kabul edilecek, belirli bir aylık miktar üzerindeki su tüketimleri yüksek kademelerden maliyetlendirilmelidir.
- Su politikalarının sürekli gözden geçirilmesini sağlayacak, Şişli Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ve Temizlik İşleri Müdürlüğü, İSKİ, İSTAÇ, İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı, Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı, DSİ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve SPD başta olmak üzere ilgili STK ve ajanların oluşturduğu bir Su Forumu’nun yerel ve kent ölçeğinde senede bir düzenlenmesi için öncülük yapılmalıdır.