Kadim Anadolu Zanaatlarından Güncel Tasarımlara

Kaybolma riski altındaki Anadolu zanaatlarını geleceğe taşımak ve kadim değerlerin güncel tasarımlarla birleştiği örneklerin Türkiye ve Avrupa’da yaygınlaştırılması hedefiyle “Kadim Anadolu Zanaatlarından Güncel Tasarımlara” isimli proje, kültürlerarası iş birliği çerçevesinde başlatıldı.

Türkiye Tasarım Vakfı, proje ortakları Brumen Foundation (Slovenya) ve Geleneksel Sanatlar Derneği (Türkiye) ile birlikte, Ortak Kültür Mirası: Türkiye ve AB Arasında Koruma ve Diyalog-II (CCH-II) Hibe Programı kapsamında finanse edilen proje ile, Anadolu topraklarının kültürel mirası olan geleneksel zanaatlardan seçilecek beş tanesi Avrupa’da tanıtılacak. Bu doğrultuda öncelikle, her bir ustanın kendi atölyesinde zanaatının inceliklerini, kullandığı malzeme ve üretim tekniklerini anlattığı kısa filmler çekilerek, Anadolu zanaatları video arşivi oluşturulması planlanıyor.

Projenin sonraki aşamasında Anadolu zanaatlarını tanıtan kısa filmler, Avrupa’da tasarım alanında çalışan kişi ve kurumlarla paylaşılacak ve Avrupa’daki tasarımcılardan, Anadolu’nun kadim üretim öğretilerini kendi uzmanlıklarının güncel yaklaşımlarıyla yeniden yorumlamaları ve tasarım fikirlerini proje ekibine iletmeleri istenecek.

Anadolu’nun beş kadim zanaatı seçildi

Kültürlerarası iş birliği çerçevesinde, kaybolma riski altındaki Anadolu zanaatlarını geleceğe taşımak için başlatılan bu proje ile, kadim değerlerin güncel tasarımlarla birleştiği örneklerin Türkiye ve Avrupa’da yaygınlaştırması hedefleniyor. Proje kapsamında ilk aşamada, alanında uzman kişilerden oluşan Danışma Kurulu tarafından Avrupa’da tanıtılmak üzere beş zanaat belirlendi.

Proje kapsamında Avrupa’da tanıtılacak, Anadolu topraklarının kültürel mirasları arasında yer alan beş zanaatın içerisinde;  

  • Kendine özgü üretim ve süsleme teknikleriyle yüzyıllardır kesintisiz sürdürülen ve hâlâ gelişime açık olan geleneksel İznik çiniciliği, 
  • Anadolu’da ‘sedefkârlık’ olarak da tanınan, ahşap veya metal yüzeylere açılan oyuklara başta sedef olmak üzere bağa, fildişi gibi malzemelerin yerleştirilmesiyle gerçekleştirilen kakmacılık, 
  • Anadolu’da ‘hakkâklık’ olarak da bilinen, hat örnekleri ile çeşitli geleneksel motiflerin taş yüzeylere el işçiliğiyle uygulanmasıyla ortaya koyulan taş işlemeciliği,
  • İnsanlık tarihinin bilinen en eski kumaş türlerinden biri olan ve hayvansal lifler ile doğal boyalar kullanılarak icra edilen keçecilik,
  • Anadolu geleneklerinin önemli yansımalarından biri olan, günümüze kadar çeyiz kültürü aracılığıyla taşınan; pamuk ve yünün kumaşlar arasına doldurularak ve saten veya atlasla kaplanarak dikildiği yorgancılık bulunuyor. 

Anadolu’nun kadim öğretileri yeniden yorumlanacak

Belirlenen zanaatların geleneksel bilgiyi günümüze uyarlamayı başarmış, aktif üretim yapan ustaları ile zanaatlarının inceliklerini, kullanılan malzeme ve üretim tekniklerini anlattıkları kısa filmler çekilerek, Ağustos 2021’de başlayacak bu çekimler zanaatkârların İstanbul, Kütahya ve Konya’daki kendi atölyelerinde gerçekleştirilecek. Hazırlanacak belgesel filmler bir yandan zanaatların tanıtılmasını hedeflerken diğer yandan bu kadim bilgilerin geleceğe aktarılması konusunda yenilikçi bir arşiv görevi görecek. Projenin Anadolu zanaatlarının Avrupa’da tanıtılması ve yaygınlaştırılması amacına paralel olarak söz konusu filmler Avrupa’da tasarım alanında çalışan kişi ve kurumlarla paylaşılacak ve Türkiye Tasarım Vakfı’nın resmi sosyal medya hesapları ile projenin internet sitesi üzerinden herkesin erişimine açık olacak. 

Bir zamanlar, çeyizlerin vazgeçilmezi olmazsa olmazı el yapımı yorganlar, son derece sağlıklı olarak biliniyor.

Gönderilecek fikirler arasından seçilen 10 tasarım, Avrupa’daki tasarımcılarını Anadolu zanaatkarları ile kültürlerarası ortak bir üretim süreci deneyimi için Türkiye’de bir araya getirecek. Bu süreçte hayata geçirilecek güncel tasarımlar ile kadim zanaat öğretilerinin gelecek nesillere deneyim aktarımına zemin hazırlanacak. Toplam 15 ay sürecek projenin sonunda ortaya çıkacak 10 ürünün, Mayıs 2022’de İstanbul’da sergilenmesi planlanıyor.


Keçe; yün gibi hayvansal liflerin üzerinde bulunan pulların sıcaklık, nem ve basınçtan dolayı sürtünme yoluyla birbirine kaynaşması ile ortaya çıkan bir tekstil ürünüdür. Anadolu Selçukluları döneminde önemli keçe merkezlerinden birisi Konya olmuş ve Keçecilik Konya’da daha da gelişmiştir.

Proje için alanında uzman isimlerden oluşan bir Danışma Kurulu belirlendi. Bu kurul, kadim Anadolu zanaatlarından beş tanesinin belirlenmesi, zanaatkarlarla iletişimin sağlanması, Avrupa’dan gelen tasarım fikirlerinin değerlendirilerek 10 tasarımın seçilmesi, Türkiye ve Avrupa’da tasarım alanında çalışan kişi ve kurumlar ile sınır ötesi diyalog ve iş birlikleri geliştirilmesi gibi konularda projeye destek verecek.

Danışma Kurulu’nda, Türkiye Tasarım Vakfı’ndan Yönetim Kurulu Üyelerinden Prof. Dr. Gülname Turan ve Mehmet Ali Güveli, Brumen Foundation Yönetim Kurulu Üyesi Ajda Schmidt, Geleneksel Sanatlar Derneği’nden Genel Sekreter Dr. Aslıhan Erkmen Birkandan, BAKSI Müzesi Kurucusu ve Sanatçı Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seza Sinanlar Uslu, The Design & Crafts Council Ireland Yönetim Kurulu Üyesi Maeve Murphy yer alıyor.

Mehlika Bilgutay CETIN

Son Haberler