Akıllı şehirlerin geleceği İstanbul’da konuşuluyor

Teknoloji ve şehircilik entegrasyonunu metropollere taşıyarak geleceğin kent modeline yön verenleri bir araya getiren Dünya Akıllı Şehirler Fuarı’17 dünyaca ünlü konuşmacılar ile birbirinden önemli oturum ve panellerle devam ediyor.

İstanbul gibi dünyanın en gözde metropolleri gelişen teknolojiyle birlikte akıllı şehirlere dönüşürken, bu değişimin öncüleri World Cities Expo İstanbul’17’de buluşuyor.

İBB Başkanı Kadir Topbaş, yaptığı konuşmada, yaşanabilir yüksek standartlı şehirlerin ancak iş birliğiyle mümkün olduğunu aktararak, bilgi ve teknolojinin paylaşımının artık kaçınılmaz hale geldiğini, bu konuda kamu yöneticilerine büyük görevler düştüğüne dikkati çekti. Şehirlerin 2020 yılına kadar 1,5 trilyon dolarlık bir kaynak ayırmaları gerektiğini söyleyen Topbaş, akıllı toplu taşıma sistemleri, enerji tasarrufu sağlayan akıllı binalar, çevre ve atık yönetimi gibi basit uygulamalarla 2050 yılına kadar yaklaşık 22 trilyon dolarlık bir tasarruf sağlanacağını tahmin ettiklerini aktardı.

Şehirleşmenin yoğunlaşması ve şehirlerin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan ihtiyaçların teknolojik gelişmelerin önünü açtığını vurgulayan Topbaş; “Kent nüfusunun hızla artması ve yoğunlaşmasıyla, her gün çok hızlı bir şekilde, adeta bir aritmetik düzende artış gösteren teknolojik gelişmelere tanıklık ediyoruz. 21. yüzyıl kritik bir eşik. Kentler cazibe merkezleri. Teknolojik gelişmeler zorunlu bir şekilde oluşuyor. 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 70’i kentlerde yaşayacak. Bu bir kehanet değil, gidişat bunu gösteriyor. Tabii, büyük şehirler ekonomik gelişmeleri de tetikliyorlar. Küresel hasılanın yüzde 80’i şehirler tarafından üretilmekte. Böylece şehirler, insanlar için bir çekim merkezi oluyorlar” dedi.

Akıllı şehirler için sadece üst düzey teknolojilerin yeterli olmadığını aktaran Topbaş, “Teknolojik dönüşüm için aynı zamanda toplumsal dönüşüm de gerekiyor. Toplumun da buna hazır olması gerekiyor. Şehirler zaten her dönem kendilerine uygun teknolojileri kullanıyor. Kullanım artıkça kentsel alanlar hızla akıllı şehirlere dönüşüyor. Bu dönüşümün itici gücü olarak yenilikçi ve günümüzün teknolojileri görüyoruz. Akıllı çözümün can damarı ise verilerdir. Gerçek çözümlere ulaşmak için verinin gücünden istifade etmek gerekiyor. Üçüncü temel ayak ise bilinçli insanlardır. Toplumun bu seviyeye gelmesi ve bunu kabul etmesidir” dedi

 

“Hızlı çözüm için risk alabilen pratik bürokratlara ihtiyaç var”

World Cities EXPO’17’nin ana konuşmacılarından Londra Eski Belediye Başkanı Ken Livingstone, belediye başkanlarının insanların problemleriyle doğrudan ilgilenebildiğini, bu nedenle halk üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu aktardı. İyi belediyecilik öncelikle iyi bir plan ortaya koyulması gerektiğini söyleyen Livingstone, hızlı ve kolay ulaşımın iş dünyasının yatırımlarını artırdığını ifade etti. Ulaşım sorunlarında sorunlarında hızlı çözüm için risk alabilen pratik bürokratlara ihtiyaç duyulduğunu aktaran Livingstone; “Yenilikçi olurken sorunlara hazır olmak, sorunlara da çözüm üretmek lazım. Örneğin Londra gibi bir şehirde herkesin araba kullanması sürdürülebilir değil. Yeraltı yolları inşa etmek akılcı bir çözüm” dedi.

Teknolojinin gelişmesinin engellenemeyeceğini, ancak teknoloji nedeniyle insanların işlerini kaybetme tehlikesi yaşadığını söyleyen Livingstone, hükümetlerin teknolojiyi desteklerken, insanların iş olanakları için de çözüm bulmaları gerektiğini savundu. Hava kirliliğinin önemli bir sorun olduğunu ve insanların ölümüne neden olduğunu hatırlatan Livingstone; “Trafikte araçların içine sıkışmak yerine toplu ulaşım kullanılmalı ve gelişen teknolojiyle birlikte bu hizmet elektrikli araçlarla sağlanmalı. Herkes araba kullanmamalı. Araç paylaşımı desteklenmeli” şeklinde konuştu.

“İstanbul’da özgün akıllı şehir çalışmaları yapılmalı”

Ulaşım başlıklı oturumda konuşan Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, otomotiv sektörü ve akıllı şehir çözümleriyle ilgili değerlendirmeler yaptı. İstanbul’un teknolojik dönüşümünde önceliklerin belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Yenigün; “Herhangi bir ülkede ya da şehirde uygulanan bir sistemi İstanbul’da uygulayamazsınız. Sinyalizasyon, elektrifikasyon alanlarında İstanbul’a özgü çözümler öne çıkmalı” dedi. Planlanan projelerin tasarı aşamasındayken etraflıca düşünülmesi gerektiğini aktaran Yenigün, kalabalık şehirlerde alt yapı yatırımlarının hızla devam ettiğini ve gelişen sensör teknolojilerinin trafikte hayatı kolaylaştıracağını söyledi.

“Akıllı şehirler geliştirilirken insan odaklı bir planlama öne çıkarılmalıdır”

Ulaşım paneli konuşmacılarından UC Berkeley Üniversitesi Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Robert Cervend ise, otomotiv teknolojisinde yaygınlaşan otomasyonun şehirlerdeki park sorunu, trafik ve trafik kazaları gibi konulara çözüm getireceğini savundu. Önümüzdeki yıllarda hayatımıza girecek olan otonom araçlar ile trafik kazalarının yüzde 40’ının önleneceğini ve insanların zamanını daha verimli kullanabileceğini aktaran Prof. Cervend; “Yüzde 20-22 daha fazla kilometre kaydediyor olacağız. Diğer yandan 2030’a geldiğimizde büyük otobüslerin yerini daha küçük paylaşımlı araçlar alacak. Hizmeti paylaşma kavramı giderek yaygınlaşacak” dedi.

Akıllı şehirlerin insan yaşamını kolaylaştırmak için inşa edildiğinin altını çizen Prof. Cervend, akıllı otomobiller ya da teknoloji için koca bir şehir inşa edilemeyeceğini vurguladı. Prof. Cervend; “Akıllı şehirler insanlar işine gidebilsin, ibadethanesine, alışverişe, gezmeye gidebilsin diye yapılır. Bu noktada akıllı araçlar ve akıllı şehirler geliştirilirken insan odaklı bir planlama öne çıkarılmalıdır” şeklinde konuştu.

Akıllı şehirlerde dijital dönüşüm için herkesin bir yol haritası olmalı

Akıllı Şehir Stratejileri oturumunda konuşan HUAWEI Devlet ve Kamu Hizmet Sektörü Başkan Yardımcısı F.E. Edwin Diender, günümüz şehirlerinin hem teknoloji hem de altyapı anlamında değişmesiyle birlikte ekonomik anlamda da bir gelişim gözlemlediklerini belirtti. Dijital dönüşüm için herkesin bir yol haritası olması gerektiğini belirten Diender, şehirlerin akıllanmasında veri kullanımının çok önemli olduğunu ve mevcut bilgilerin iyi analiz edilerek içgörü sahibi olunarak akıllı çözümler sunulması gerektiğini söyledi.

18 Mayıs 2017 tarihine kadar devam edecek World Cities Expo İstanbul’17’de girişimcilik ve ekonomik gelişim, yenilikçilik ve teknoloji, büyük veri ve kent yönetimi, enerji, ulaşım ve akıllı toplum konuları akıllı kentler çerçevesinde mercek altına alınacak.

Selma ALTIN

Son Haberler

Cevap bırakın