Ana Sayfa Su'ya DairEKOLOJİ Epidemi ve pandemilerin sebebi ekolojik yapının bozulması

Epidemi ve pandemilerin sebebi ekolojik yapının bozulması

Yazar: Mehlika Bilgutay CETIN

Ege Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi/ÇEVMER Müdürü Prof. Dr. Dinçer Ayaz, dünyayı etkisi altına alan yeni tip Koronavirüs (Covid-19) özelinde epidemi ve pandemilerin ortaya çıkmasındaki temel sebepler ile ilgili önemli açıklamalar yaparak uyarılarda bulundu. Ayaz; “Unutmamalıyız ki, habitat ve biyoçeşitlilik kaybı küresel düzeyde artmaya devam ederse, Covid-19 pandemisi, yüksek ölüm oranlı kitlesel salgınların yalnızca ilki olabilir” dedi.

Covid-19 ve biyoçeşitlilik ilişkisini değerlendiren Prof. Dr. Dinçer Ayaz (Fotoğrafta); “2019 yılının Aralık ayından beri küresel bir sağlık krizi yaşamaktayız. Bu krizin sebebi insan-vahşi yaşam etkileşiminin artması sonucu, normalde yarasa gibi hayvanlarda görülen bir virüs türünün (SARS-CoV) mutasyon geçirmesidir. Bu değişim sonucunda ortaya, insanlara bulaşabilme yeteneğindeki SARS-CoV-2 virüsü çıkmıştır. İnsanlarda ilk kez rastlanan bu virüs, Covid-19 (Coronavirus disease-19) pandemisine sebep olmuştur” dedi.

Prof. Dr. Dinçer Ayaz, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan kentinde ortaya çıkarak tüm dünyayı etkisi altına alan bu viral hastalığın, tüm ülkelerin sağlık sistemlerini sorgulamasına sebep olduğunu kaydetti. Dünyada ve ülkemizde vaka ve ölüm sayılarının her geçen gün arttığını dile getiren Ayaz, an itibariyle bu hastalığın başlattığı ya da tekrar önümüze getirdiği tartışma konularının başında, insanlığın doğa ile kurduğu bağın etkilerinin geldiğini vurguladı. Bu etkileşimlerin, ekosistemi ve türleri baskı altına aldığını, bunun sonucunda da virüslerin doğal konaklarından insanlara geçmeye başladığının altını çizdi.

Pandemiler, doğal bozulmanın olduğu yerlerde başlıyor

Özelde Covid-19,  genelde tüm epidemi ve pandemilerin ortaya çıkmasındaki temel sebebin vahşi yaşamla artan temas ve ekolojik yapının bozulması olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dinçer Ayaz, habitat yıkımları, ormansızlaşma gibi insan etkilerinin, biyoçeşitliliği yok ettiğini ve vahşi yaşam döngüsü içinde bulunan patojenlerin insana geçmesine sebep olduğunu dile getirdi. 1920’li yıllarda Afrika’da şempanzeleri avlayarak yiyen avcılarda ilk kez HIV görülmesini, bu durumun en iyi örneklerinden biri olarak ifade etti. Ayaz sözlerine şöyle devam etti; “Bu olayı pek çok zoonotik hastalık izlemiştir. 2014-2016 yılları arasında Batı Afrika’da patlak veren Ebola virüsü salgını da, bölgedeki zengin biyoçeşitlilik noktalarının bozulmaya uğradığı yerlerde başlamıştır. Koronavirüs ailesi türlerinin rezervuar konağı yarasa, armadillo, misk kedisi gibi vahşi hayvanlardır. Virüslerin bu hayvanlardan insanlara geçebilmesi ancak insanın vahşi doğanın içlerine girmesi, daha önce temasta bulunmadığı hayvanlarla sık teması ya da vahşi hayvanların yaşam alanlarını kaybetmelerinden ötürü insan yerleşimlerine doğru kaymaları sebebiyledir”.

Sürdürülebilir doğal alanlar yaratmalı ve onları korumalıyız

Wuhan kentinin 1984 ve 2020 yıllarındaki uydu görüntülerini analiz eden Prof. Dr. Ayaz; “Epidemi ve pandemilerin başlangıç noktaları daima doğal bozulmanın meydana geldiği yerler olmuştur. Tüm bu çıkış noktalarından yalnızca biri olan Wuhan kentinin 1984 ve 2020 yıllarındaki uydu görüntüleri, şehrin doğal alanların içine ne derece girdiğini ve habitat tahribatını göstermektedir. Hızlı bir şekilde artan insan nüfusu, yeni besin kaynaklarına ve barınma alanlarına ihtiyaç duymaktadır. Ancak ihtiyaçları karşılayarak hayat kalitesini yükseltmek isterken, epidemi ya da pandemi haline gelen zoonotik hastalıklara sebep olmaktayız. Gelecekte salgın hastalıkları önleyerek insan sağlığındaki yani yaşam kalitesindeki ve ömür uzunluğundaki beklentiyi artırmak bizim elimizdedir. Aynı sebeplerle yola çıkmış olan teknolojik, endüstriyel, tarımsal çalışmaları çevreye zarar vermeden, sürdürülebilir doğal alanlar yaratarak ve onları koruyarak sağlayabiliriz. Unutmamalıyız ki, habitat ve biyoçeşitlilik kaybı küresel düzeyde artmaya devam ederse, Covid-19 pandemisi, yüksek ölüm oranlı kitlesel salgınların yalnızca ilki olabilir” dedi.

İlgili Diğer Haberler

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku