Hatay Ortak Meselemiz Konseyi’nden yapılaşma konusunda basın açıklaması
Yüzyılın afeti olarak ilan edilen, Hatay’da da korkunç tahribata neden olan 6 Şubat’taki Maraş merkezli depremler sonrasında, bölgedeki riskli yapıların yenilenmesi için başlatılan projeyle ilgili Hatay Ortak Meselemiz Konseyi yazılı bir açıklama yaptı. Hatay’ın tamamında zemin etüdü yapılmadan imara başlanmasının kesinlikle yanlış olacağı kanaatini taşıdıklarını dile getiren konsey üyeleri, görüşlerini şöyle dile getirdi;
“İlimiz Hatay’ın da içinde bulunduğu deprem bölgesinde inşa çalışmalarına ivedilikle başlanacağı ve bir senede tamamlanacağı söylemiyle karşı karşıyayız.
Hatay’da yakınlarımızın cenazeleri hala enkaz altında iken, şehir beşik gibi sallanırken, 5 bin civarı artçı- belki de öncü- deprem yaşanırken, ilin tamamında zemin etüdü yapılmadan imara başlanmasının kesinlikle yanlış olacağı kanaatini taşıyoruz. İlimizde kısa vadede geçici konutlar dışında bir yapılaşma olmamalıdır. Şehrin dört başı mamur bir imar planı ortaya çıkmadan inşa faaliyetlere başlanmamalıdır. Bugünkü facianın boyutlarını ve yıkımını büyüten hataların tekrarlanmaması için yapılacak planlamada aşağıdaki unsurlar göz önünde bulundurulmak zorundadır.
Binlerce artçı depremin yaşandığı ve yaşanmakta olduğu bir ortamda dökülmesi halinde beton, mukavemetini kazanamayacak ve sonraki felaketlere zemin hazırlanmış olacaktır. Sadece bu faktör bile aceleci davranılmaması gerektiğini gözler önüne sermektedir.”
Hatay Ortak Meselemiz Konseyi üyeleri, nelerin yapılması gerektiğini de şöyle sıraladı:
“1. İlimiz Hatay ve deprem yaşamış diğer on ilde öncelikle mikro bölgeleme etütleri hızla yapılmalı, zemin yapısı doğru bir şekilde ortaya konulmalı ve bu veriler doğrultusunda 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli imar planları afet tehlike değerlendirmelerini kapsayacak şekilde yeniden oluşturulmalıdır. İktidar, bunları gerçekleştirmeden asla inşaatlara başlamamalıdır. Bunlar gerçekleştirilmeden sağlıksız konut alanları ve kentsel mekânlar yaratmak, yeni yıkımlar, kayıplar ve felaket sonuçlar doğuracaktır.
2. İnşaat proje denetimlerini yapma yetkisi, özel denetim şirketlerinden alınmalı, bir kamu görevi niteliği ile yeniden Türk Mimar ve Mühendisleri Odaları’na (TMMOB) bağlı odalara bırakılmalıdır.
3. Deprem ve afet güvenliği ile ilgili acil eylem planı, kamusal öncelikler temelinde ve kamucu politikalarla, ilgili tüm alanları içine alacak çok yönlü bir bakışla, buna uygun hazırlanacak bir hukuki içerik ve çerçeve ile hazırlanmalıdır.
4. Tarihsel miras, kültürel çeşitlilik, yapısal, mekânsal dokunun korunması ve onarılması temel alınmalıdır. Tarihi nitelik taşıyan ve yıkılmış olan mekânların basit bir enkaz kaldırma çalışmasıyla yok edilmemesi, yıkıntıların fotoğraf ve video kayıtlarıyla belgelendirilerek dikkatli bir şekilde kaldırılması ve sağlıklı bir ortamda muhafaza edilmesi gerekmektedir.
5. Bu süreçler kamuoyu ile paylaşılmalı, ayrıca çalışmalarda üniversitelerden ve meslek odalarından teknik destek alınmalıdır.
6. Altyapısı yeniden yapılacak yerlerde atık su ve yağmur suyu ayrık sistemle ele alınmalı; atık su, içme suyu, yağmur suyu hatları ile fiber optik, elektrik, doğalgaz vb. hatlar bir bütünlük içinde projelendirilmelidir.
7. Depremin yol açacağı çevre sorunlarına karşı yıkılan binaların enkazlarının toplanması, nakliyesi ve depolanmasında, “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” hükümlerine tam olarak uyulmalıdır.
8. Kamu taşınmazlarının satışı durdurulmalıdır. Terk edilen fabrika, işletme arazileri, hizmet dışı bırakılan askeri alan, köy malı iken belediyelere geçen taşınmazlar, kullanılamayan kamuya ait taşınmazlar vb. satılmamalı, imar planlarında “Kamu Hizmetleri Rezerv Alanı”, “Kentsel Dönüşüm- Sağlıklaştırma- Yenileme Yapı Rezerv Alanı” olarak işlenmeli gerektiğinde de yeni yerleşim için kullanılmalıdır.
9- İçinde, barındırdığı canlara mezar olmayacak binalar tasarlanmalıdır. Dikey inşaatlardan yatay inşaatlara geçilmelidir.
10- Enkaz ve göçük hafriyatının kontrollü bir şekilde, ekolojik dengeye daha fazla zarar vermeden yapılması gerekmektedir.
Hatay’ın yeniden imar ve inşası için oluşturulacak Danışma Kurulu’nda;
- Tarihsel yapının korunmasını sağlayacak tarihçiler,
- Binlerce yıldır barış içinde yaşayan kadim şehrimizin demografik yapısının korunmasını sağlayacak kent sosyoloji uzmanlarından oluşan sosyologlar,
- Bu hususların temini için bölgenin özelliklerini bilen, yöre halkını tanıyan meslek odaları, STK’lar ve sanayiciler,
- Bölgenin doğasının, ekolojik yapısının, bitki örtüsünün, kuş göç yolunun vs. Korunmasını sağlayacak doğa bilimciler,
- Tarihi yapıları yeniden Hatay’a kazandırma çabalarında önemli rol üstlenecek olan kültürel miras uzmanları ve arkeologlar,
- Süreci hukuki açıdan denetleyebilecek ve yönlendirebilecek hukukçular,
- Her şeyden önemlisi ulusal-uluslararası çapta şehir plancıları yer almalıdır.”