Hayvancılığın kurtarıcısı olabilecek ‘maralfalfa’ Ödemiş topraklarında

Besiciliğe can suyu olabilecek pilot uygulama bir girişimciden geldi. Girişimci Turhan Kendirli’nin zor bir süreçten geçen hayvancılık sektöründe kalıcı çözüm yaratma hedefiyle ülkemize getirdiği maralfalfa bitkisinin ilk hasadı Ödemiş’te gerçekleştirildi.

Türk lirasının değer kaybına bağlı yaşadığımız ekonomik kriz, tarım, hayvancılık/besicilik konusunda gittikçe derinleşiyor. Besi çiftlikleri, başta yem olmak üzere temel üretim girdilerindeki yüksek oranlı maliyet artışları nedeniyle gitgide küçülüyor. Artan yem fiyatları nedeniyle zor durumda kalan besicilerin bu işi bıraktıkları ve besi işletmelerinin yüzde 30-40 kapasite ile çalıştıkları belirtiliyor. Son bir yılda süt yemindeki fiyat artışı ortalama yüzde 122, besi yemindeki artış yüzde 130 olmasına rağmen kırmızı etin fiyatı sadece yüzde 27 arttı. Şu an hayvancılıkta yaşanan bu durum, sürdürülebilir bir üretim modeli olmaktan çok uzak.

Bu kriz ortamında, et ve süt fiyatında denge sağlanması için kaba yem üretiminde düşük maliyet/etkin zaman kullanımı ile girdi maliyetlerinin düşürülmesinin gerekli olduğunu belirten Turhan Kendirli, bu noktada, maralfalfa bitkisinin hayvancılık sektörüne kalıcı çözüm yaratacağını vurguladı. Kendirli, Napiyer bitki ailesinin üyesi maralfalfanın, dünya genelinde hayvan kaba yem alanında kullanılan bir ürün olduğunu ifade etti. 15 yıldır Endonezya’da tarımsal üretimle birlikte 17 ülkeye ihracat yapan Turhan Kendirli, Türkiye’ye getirdiği bu ürünün 13 farklı çeşidi üzerinde Ar-Ge yaparak ıslah bir bitki olarak üretimini sağlayan dünyada ilk kişinin kendisi olduğunu belirtti.

Girişimci Turhan Kendirli (solda), maralfalfa pilot üretimini arazisinde gerçekleştiren çiftçi Ali Kavak ile birlikte.

“1 dönümde 70 Ton” – Maralfalfa Hasat Şenliği’nde, hayvancılıkla uğraşanlar için besi alanlarının yakınında belirlenecek mikro ekim alanlarında istenilen hedeflere hesaplı bütçeler ile ulaşılabileceğini vurgulayan Turhan Kendirli, iş gücünden de tasarruf ettiren maralfalfa bitkisinin çiftçinin yükünü azalttığını kaydetti.

Kimyasal gübre, pestisit ve vahşi sulama yok

Maralfalfa bitkisinin yetiştirilmesinde damlama sulama sistemi kullanılıyor. Muadili mısıra göre 3’te 1 oranında daha az su tüketiyor. Kimyasal gübre ve tarım ilacı (pestisit) olmadan zehirsiz olarak yetiştirilen maralfalfa için hayvan gübresi dışında hiçbir katkı maddesine gerek duyulmuyor. Böylece, ek bir maliyet ve toprak kirliliği söz konusu olmuyor. Çelikleme tekniği ile üretilen ürünün muhafazası oldukça kolay ve geleneksel yöntemlerin benzeri. Yıl içerisinde üç hasat ile muadillerinden farklılaşan maralfalfa, 13 yıl boyunca ürün verebiliyor. Ayrıca, muadil ürünlere göre ekim alanında beş kat fazla ürün elde edilebiliyor. Organik yetiştirme süreci ile toprağı koruyarak, hasat süreci ve 13 yıl süren ürün devamlılığı ile ekonomiye yüksek katkı payı sağlıyor.

Saklama koşulları da doğal

Maralfalfa bitkisi, hasat sonrasında yüksek form dayanıklılığı sunuyor. Saklama sırasında silajda herhangi koku, küf ya da çürüme oluşmuyor. Muadilleri ile kıyaslandığında saklama sürecinde hiçbir katkı maddesine ihtiyaç duyulmadığı gibi, özel bir saklama alanı ya da malzemesi gerektirmiyor. Üç aya yakın süreyle açık havada kalabiliyor ve günlük olarak hayvanlara sunulan porsiyonların ilk dökümü ve son dökümü arasında tazelik, kalite ve besin değeri açısından eksilme ya da fark bulunmuyor.

Pilot uygulamanın belirleyicisi 10 yaşındaki Sümeyra

Turhan Kendirli’nin maralfalfa üretimi için Ödemiş’i seçmesinde, çiftçilikle geçimini sağlayan Kavak Ailesi’nin en küçük kızı 10 yaşındaki Sümeyra kadersel bir rol üstlenmiş. Küçük yaşına rağmen bilinçli bir çocuk olan Sümeyra, ailesinin ineklerine doğal, hesaplı yemler bulmak ve süt verimini arttırmak amacıyla, sosyal medyada Turhan Kendirli’nin maralfalfa yemi paylaşımlarını görerek kendisi ile iletişim sürecini başlatmış. Sümeyra’nın iletişim çabası sonucu, babası Ali Kavak’ın arazisinde maralfalfa ekimi gerçekleştirilmiş.

Selma ALTIN

Son Haberler