Plastik yiyen tırtıllar gezegeni kurtarabilir mi?
Alışveriş çantasından kaçış, bir fikri tetiklerse…
Çoğu bilimsel araştırma mantıksal bir ilerlemeyi izler, bir deney, başka bir deneyin bulgularını takip eder. Ancak her önce ve sonrada rastlantılar da büyük rol oynar… Current Biology adlı biyoloji dergisinde yayınlanan plastik çiğneme kabiliyetine sahip güve haberinde de aynı durum yaşanmış… İşte o haber…
Deneyin arkasında amatör olarak arıcılıkla uğraşan, aynı zamanda İspanya’daki Cantabria Üniversitesi’nde biyolog olarak çalışan Federica Bertocchini, kovanlarının bazılarında tırtılların balmumuna doğru delikleri çiğnediğini ve balı yuttuklarını fark etti. Bu durumu netleştirmek amacıyla birkaç tanesini plastik alışveriş çantasıyla evine götürdü. Fakat birkaç saat sonra, tırtıllarına bakmak için geldiğinde, torbanın içinin deliklerle dolu olduğunu gördü ve tırtılarının evinin etrafında dolaştığını fark etti.
Suçluları yakaladıktan sonra 🙂 onları, arı kovanının belalıları olarak büyük balmumu güvesinin larvaları olarak tanımladı. Alışveriş torbası hapishanesinden kaçmayı düşündükleri halde; ‘bunları, çöp toplama ajanları olarak kullanabilir miyim’ diye düşündü.
Canlı organizmaları plastik atıklardan kurtarmaya yönelik daha önce yapılan çalışmalar pek iyi gitmedi. En umut verici tür olan ‘Nocardia Asteroides’ adı verilen bakterinin 1.5 mm kalınlığında bir filmi yok etmesi bile bir aydan daha fazla sürmüştü. Çantasında yaptıkları işe bakarak Dr.Bertocchini, balmumu güvesi tırtıllarının daha iyi bir iş çıkaracağını düşündü. Bu fikri test etmek için Paolo Bombelli ve Christopher Howe adlı iki biyokimyacı ile birlikte çalıştı. Dr.Bombelli ve Dr.Howe, balmumu gibi birçok plastiğin; bir karbon, iki hidrojen atomu tarafından metilen köprüleriyle bir arada tutturulduğunu ve karbonun da ayrıca iki diğer atomla bağlantılı olduğunu belirtti. Sadece birkaç organizmanın bu tür köprüleri yıkacak enzimlere sahip olması nedeniyle plastik, biyolojik olarak parçalanamaz olarak görülüyordu. Ekip, balmumu güvelerinin sorunu çözmüş olabileceğini düşündü.
Çöplüklerin en dayanıklı bileşenleri, tamamiyle birbirine bağlı metilen köprülerden oluşan polietilendir. Bundan dolayı, polietilen, bu üçlünün konsantresidir. Tırtılları, bir çeşit ince plastik tabakanın üzerine koyduklarında nocardia asterioidlerinin yarım yıl boyunca uğraşmalarının aksine, tırtılların 40 dakikada, o ince tabakanın üzerinde delikler açtıkları görüldü.
Daha yakından incelendiğinde Dr. Bertocchi ve meslektaşları, plastik bir tabakada tırtılların her birinin her saat başı 3.3 mm çapında 2.2 delik yediklerini keşfettiler. Takip eden testlerde; bir tırtılın 1 mg. alışveriş torbasını tüketmesinin yaklaşık 12 saati bulduğunu fark ettiler. Bu torbalar, yaklaşık 3 gram ağırlığındaydılar. Bu yüzden 100 lavra, hayatlarının yarısını yemeğe harcarsa, bu, bir aya denk geliyordu.
Plastik atık üzerinde balmumu güvesi bırakıp bırakmama konusu henüz tartışılıyor.
Özellikle tırtılların yedikleri plastiklerden besin değeri alıp almadıkları ve onları sindirip sindiremedikleri kesin olarak bilinemiyor. Sindirebilseler bile, hayatları çöp toplama görevlileri olarak kısa sürebilir. Bunun yanı sıra, yeteri kadar büyümek ve gelişmek için başka besin maddelerine de ihtiyaç duyacaklardır.
Diğer bir soru ise; dışkılarının bileşimi…
Bunların toksik olduğu ortaya çıkarsa, bu araştırmayı sürdürmek için çok az neden kalacaktır. Bununla birlikte, balmumu güvesi lavralarının plastik yemeleri ilgi çekicidir. Güvelerin kendileri, plastik atık sorunun cevabı olmasalar bile, başka bir hayvan olabilir…