Süt üreticilerinden Ankara’ya çağrı: Arttırmayın sübvanse edin!
Köy Koop İzmir Birliği çatısı altındaki kooperatiflerin temsilcileri, artan gıda enflasyonuyla beraber yükselen maliyetine rağmen sütün litresinin 7,50 lirada kalması sonrasında Ödemiş’te basın açıklaması yaptı. Demircili Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ndeki buluşmada, çatısı altındaki 44 kooperatifle günlük 1 milyon litre süt üreten Köy Koop üyeleri, “Toprak boşta çiftçi borçta kalmasın” sloganıyla bir araya geldi.
Toplantıda, üreticiler tarafından İzmir’de sergilenen ve Türkiye’ye örnek olan kooperatifçiliğin önemine dikkat çekildi. Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, üreticiler ve vatandaşların destek verdiği basın açıklamasında, merkezi yönetime sübvanse çağrısı yapıldı.
Aradaki farkı devlet sübvanse etsin
Köy Koop İzmir Birlik Başkanı Neptün Soyer, toplantıda yaptığı konuşmada 2022 yılı Mayıs ve Ekim ayları arasındaki maliyet artışlarına dikkat çekerek, hükümet yetkililerine seslendi; “1 litre motorin pompa fiyatı yüzde 16 artmış. DAP gübre 1 çuval fiyatı yüzde 26.67, ticarethanenin 1 kilovat elektrik fiyatı yüzde 40’lara varmış. Türkiye’deki enflasyon Mayıs-Ekim ayında neredeyse yüzde 14 artmış. 1 litre süt fiyatında hiçbir artış yok. Biz, şöyle bir öneri getiriyoruz; arttırmayın, 7.50’de kalsın ama dünyanın bütün demokratik ülkelerinde, tarımını öncelemiş, tarımına değer veren ülkelerde olduğu gibi aradaki 3 lirayı devlet sübvanse etsin. Başka çaresi yok” dedi. Neptün Soyer konuşmasına şöyle devam etti; “Kabul etmiyoruz. Üreten, sabah akşam 7 gün 24 saat bilfiil tarlada, hayvanın başında olan cefakar çiftçimizin feryadını, serzenişini görmeyen, çiftçimizi, köylümüzü ezdiren, konusunda uzman bilim insanlarının bu hesapların böyle olmamasının gerektiğini üstüne basa basa yanlış tarım politikası izlediğini belirten açıklamalarını dinlemeyen, özellikle Ulusal Süt Konseyi ve Gıda Komitesi’nin belirleyemediği süt fiyatı yüzünden kesilen damızlık ineklerin telafisinin en az 3 senede olacağını bilmeyen, yem, akaryakıt, elektrik, gübre gibi girdileri baskılamayıp enflasyonla mücadele adı altında çiftçinin ürettiği malları özellikle süt fiyatını Gıda Komitesi ve Ulusal Süt Konseyi kanalıyla baskılayan 6 Ekim 2022 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı Gıda Komitesi tarafından yapılan basın açıklamasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Yükselen enflasyon koşullarında artan girdi maliyetleriyle süt fiyatı 10 lira 50 kuruştan az olamaz”.

Ortak kararla ortak fiyat belirlenmeli
Tire Süt Kooperatif Başkanı Osman Öztürk ise, Tarım Bakanlığ’nın Hazine Bakanlığı’ndan ayrı bir bütçesi olduğunu hatırlatarak, bu bütçe üzerinden, yetiştiricinin bir an önce ayağa kalkması için desteklerin belirlenerek açıklanmasını talep etti. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü; “Geçen hafta süt fiyatlarını şu mu bu mu yapalım derken birden yem fiyatları üst üste artmaya başladı. Bunu önleyemedikten sonra süt isterse 15 lira olsun, ne fark eder! Hiçbir şeyin çözümünü alamayız. Burada kooperatiflerin, üreticilerin ayakta kalabilmesi için ortak bir kararla ortak bir fiyat olmalı. Eskiden Devlet Planlama Teşkilatı vardı. Bunu kaldırdılar. Gerekirse yılbaşında sütün fiyatını devlet belirleyecek, yıl içinde artış olursa üstünü devlet tamamlayacak. Bu kadar basit”.
Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı Selçuk Bilgi de; “Bu filmi, kısır döngüyü hepimiz 5-6 defa yaşadık. Yine böyle bir kısır döngü, sütler para etmeyecek veya çok yüksek olacak. Dişi hayvanlar satılacak, tekrar ithalatın kapısı açılarak yeniden 5-10 kişi daha zengin edilecek. Bütün film budur. Biz bunu 15 senedir yaşıyoruz” açıklamasında bulundu.
Üretici Mualla Akgün, bölgede 10 binin üzerinde hayvancılık tesisi bulunduğunu ve bu tesislerden taleplerinin; 1 kilo sütün 3 kilo yem alabilecek konuma gelmesi olduğunu belirtti.
Zeytinlik Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Ortağı Nazmiye Aynalı da; “Artık çocuklarımızın, gençlerimizin süt içmesi, yoğurt yemesi için bu yem fiyatlarının önüne geçilmesi gerekiyor” dedi.
Gereli Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Gerçek; “Hem sütün toplanmasında hem üretiminde hem de satış noktasında aynı yerdeyiz. Hükümetin baktığı tarafından, tüketiciler tarafından bakmaya çalışıyoruz. Satış mağazası olan bir kooperatifiz. Git gide günlük cirolarımız düşmeye başladı. Vatandaş teneke tulum peynirini yiyememeye başladı. 80 milyonun 70 milyonu tüketici. Bunları düşüneceğiz derken 10 milyon bizleri, sabahın köründe, soğukta, sıcakta hayvan tesisinin içinde boğuşarak para kazanmaya çalışan köylüyü ve üreticiyi de göz ardı etmemek gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Haliller Kooperatifi Başkan Yardımcısı Hasan Özdemir de; “Devlet, tüketiciyi de üreticiyi de düşünmek mecburiyetinde. En azından devlet elini taşın altına koyup sübvansiyon yapsın” dedi.
Kaymakçı Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı Raşit Tatlı, ithalata ayrı bir parantez açarken; “Niye Türk çiftçisinin yeri ekilmiyor, destek verilmiyor da Türk çiftçisi üretmiyor, dışarıdan mal alıyoruz? Böyle bir dünya yok” diyerek tepkisini dile getirdi.
Üretici Gülgün Şeşen; “35 sene önce herkes güler yüzle bakardı malına. Ama şimdi yok. Herkes hayvanını kestiriyor” dedi.
Emenler Kalkınma Kooperatifi Başkanı Zeynel Tufan ise; “Devletin çiftçinin elinden tutup bize destek çıkması lazım. Yoksa hepimiz bırakacağız, dayanamayacağız” açıklamasında bulundu.
Saçlı Kooperatif Başkanı Erol Aksu; “Saman 3 bin lirayı geçti. Mazot öyle devamlı yükseliyor. Zaten mazotu kaç paraya aldığımızı bilmiyoruz. Çiftçi, arazileri ekemez hale geldi” diye konuştu.
Üretici Yadigar Türkön de; “Sütler ucuz, yemler, samanlar pahalı. İşin içinden çıkamaz hale geldik” ifadelerini kullandı.