Türkiye diri fay haritalarının anlamı

Merkez üssü Kahramanmaraş ilinin Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde, 6 Şubat 2023 tarihinde 7.7 ile 7.6 büyüklükteki depremlerden sonra kamuoyunun dikkati diri fay haritalarına çekildi.

“Yenilenmiş diri fay haritasını MTA yayımladı. e-devlet fay hattı sorgulama işlemi nasıl yapılır? Herkes haritadan sorgulayarak, evinin altından fay geçiyor mu diye baksın. Toplam 485 diri fay var. Diri fay üzerinde 45 il, 110 ilçe yer alıyor” şeklindeki söylemler, fay hattı içinde kaldığı iddia edilen bazı il ve ilçelerin liste halinde verilmesi gibi, basında geçen haberlerin doğru bilgiye ulaşma anlamında yanıltıcı olacağını, arayış içinde olan insanları yanlışlığa, endişeye sürükleyen bilgiler olabileceğini ve deprem konusundaki sorunları çözmeye yeterli olmadığını belirtmek isterim. Bu konuda uyarı yapmanın gerekli olduğunu düşünmekteyim.

1992 yılında yayımlanan Türkiye Diri Fay Haritası, MTA tarafından güncellenerek, kara alanlarındaki diri faylar 1:25.000 ölçeğinde haritalanmış ve diri fay veri tabanı oluşturularak, üretilen diri fay haritalarının kullanıcılara açıklamalı 1:250.000 ve 1:1.000.000 ölçekli haritalar şeklinde sunulmuştur. Açıklamalı 1:250.000 ölçekli yenilenmiş diri fay haritalarının hazırlanması ve basımlarına 2004 yılında başlanılmış ve 2011 yılında tamamlamıştır.

Bu haritalarda gösterilen;

Kalın kırmızı çizgiler: 1900 yılı ile günümüz zaman aralığında yüzey kırılmasıyla sonuçlanan büyüklükte deprem üretmiş fayları,

İnce kırmızı çizgiler: Kuvaterner, Holosen’de yani 11.500 yıl önce yüzey kırılmasıyla sonuçlanan büyüklükte deprem üretmiş fayları,

Mor çizgiler: Kuvaterner, Pleyistosen’de yani son 1.8 milyon yıl önce yüzey kırılmasıyla sonuçlanan büyüklükte deprem üretmiş ancak, Holosen aktivitesi ve fay depremselliği kuşkulu fayları,

Siyah kalın çizgiler: Olası Kuvaterner fayı veya çizgisellikleri, Kuvaterner aktivitesi kuşkulu fay veya güncel topoğrafyada belirgin çizgisellikleri ifade etmektedir.

Yukarıdaki harita, MTA’nın yenilenen Türkiye diri fay haritasıdır.

MTA, web sayfasında diri fay haritasıyla ilgili şöyle bir uyarı bulunmaktadır; “İnsan hayatını ilgilendiren konularda ve teknik çalışmalarda referans olarak kullanımlardan doğacak sorumluluk MTA Genel Müdürlüğü’ne ait değildir. Bununla birlikte sunulan yerbilim verileri bölgesel ölçekteki araştırmalarda kullanılabilecek niteliktedir.”

Bu haritalar, “Evimin neresinden fay geçiyor? Tedbir almaya gerek var mı, yok mu?..” sorularının cevabını karşılamaya yetmez, karşılamaz da… Devlet kurumlarının şehir ve imar planlamalarında, sanayi tesisleri, köprü, tünel, karayolu, demiryolu, konut gibi yerleşimlerin zemin etütleri, bölgesel ölçekli planlamalar, mikrobölgelendirme haritaları için alt yapı oluşturması, buna göre yerleşim planlamalarının yapılması, bölgesel ölçekteki araştırmalarda kullanılabilmek içindir. 

Tespit edilebilen kırıklar haritada gösterilmiştir. Haritada gösterilmeyen özellikle fay zonları başta olmak üzere yüzlerce, binlerce başka kırıklar da bulunmaktadır. Bu kırıklar aşağıda görülen 1:250.000 ölçekli pafta bazında, ya da daha ayrıntıda 1:25.000 ölçekli jeoloji haritalarında görülebilir.

Basında vatandaşa sorgulatılan aşağıdaki haritada kırmızı gösterilen faylara bakarak; “Evimin altından fay geçmiyormuş” diye rahatlama ya da; “Evimin altından fay geçiyormuş, şimdi ne yapacağım…” diye endişeye kapılmanın yersiz ve bu çıkarımların doğru olmadığını belirtmek isterim.

Nerede, hangi zeminlerde şehirleşmenin olacağının, konutların yapılacağının planlamasını devlet yapacaktır. Devlet, vatandaşın güvenli yaşaması için her türlü tedbiri alır.

Halka yönelik; “Evinizin altından fay hattı geçiyor mu, haritadan sorgulayın” ifadeleriyle basında paylaşılan harita.

Türkiye 1/250.000 ölçekli diri fay haritası pafta adları (MTA).

Türkiye, dünyada üç deprem kuşağından biri olan 2 no’lu Himalaya-Akdeniz-Alp deprem kuşağı üzerindedir. Her yıl Anadolu levhası 1,5-2 cm batıya kaymakta, Afrika ve Arabistan levhaları Anadolu levhasını sürekli sıkıştırmakta ve ülkemiz deprem riski altındadır. Dolayısıyla deprem olur mu, olacak mı, soruları yersiz ve gereksiz, boşa zaman geçirmedir.

Aşağıdaki haritaya baktığımızda her yerde ve noktada deprem olduğu görülmektedir. O halde, yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı hale getirmemiz, yeni yapılacakları da depreme dayanıklı yapmamız şarttır. Şehirlerin, en zayıf zeminler olan ovalar üzerine yayılmasını artık engellemeli, sağlam zeminler üzerine yerleşimleri kurmalıyız.

Türkiye jeolojik yapısı, coğrafi konumu, morfolojisi, yerleşimleri itibariyle sık sık afetlerin yaşandığı bir konumdadır. Deprem, sel, çığ, taşkın, kaya düşmesi, doğa yangını hep olmaktadır ve olacaktır. Dere yataklarındaki yerleşimlerde her yıl sel felaketi yaşanmaktadır. Deprem binlerce can almaktadır. Heyelan, çığ, yangınlar can kayıplarına yol açmaktadır. Doğa tehlikeleri en büyük ekonomik zararları vermektedir.

Çözümü, ‘Doğa Tehlikeleri Bakanlığı’ kurularak, tüm doğa tehlikeleri, ‘Yer Kökenli Tehlikeler’, ‘İklimsel ve Biyolojik Tehlikeler’, ‘Teknolojik ve Sosyolojik Tehlikeler’, şehirleşme, yerleşim planlamaları, bölgesel planlamalar, mikrobölgelendirme haritaları, zeminlerin durumu, güvenli yerleşim ve güvenli yapılar bu bakanlığın görevi olmalıdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ’Doğa Tehlikeleri Bakanlığı’ adı altında faaliyet sürdürmelidir.

AFAD, afet sonrası ve acil durum için görevlidir, olay olduktan sonra kurtarma faaliyetlerini sürdürmektedir. Ancak, riski öngörerek önceden harekete geçilmeli, proaktif önlem alınarak, doğa tehlikelerine karşı zarar görülmemesi için tedbir alınmalıdır. Bu da, sağlıklı planlama ve uygulamayla olabilir.

Fayların paleosismolojik davranışlarının araştırılması; eski depremlerin zamanları, depremlerin tekrarlanma aralıkları, kayma hızları, kırılma uzunluğu, gerçekleşen depremlerin büyüklüğü, depremlerin gerçekleşme olasılığı davranışlarının tahmininde kullanılmaktadır. Gerek bölgesel gerekse yerel ölçeklerde daha detaylı deprem tehlike ve risk analizlerinin yapılmasında gerekli jeoloji ve diri fay bilgi alt yapısının oluşturulması gerekmektedir. Bölgesel ve yerel ölçekte, mikrobölgelendirme haritaları, zemin özelliklerine göre şehirlerin kurulacağı yerler şekillenmelidir.

Dr. Eşref Atabey

Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji Uzmanı / Yazar

Kaynaklar

Eşref Atabey. 2020. Deprem ve Tsunami. Asi Kitap. 309s.İstanbul.

Eşref Atabey. 2021. Yer kökenli Tehlikeler. Doğa ve Antropojenik Tehlikeler-1, Sarmal Kitabevi. 151s.

Türkiye diri fay haritaları; www.mta.gov.tr

https://www.milliyet.com.tr/galeri/evimin-altindan-fay-hatti-geciyor-mu-e-devlet-fay-hatti-haritasi-mta-sorgulama-ekrani-6906866/2

Eşref ATABEY

Son Haberler