Uludağ Alan Başkanlığı
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Uludağ Alan Başkanlığı görev ve yetkilerini düzenleyen 26 Ocak 2023 tarih ve 32805 sayılı Uludağ Alanı Hakkında Kanun yürürlüğe girdi.
“Bursa İli Uludağ Alanı’nın korunması, geliştirilmesi, yönetimi, tanıtılması, koruma esasları ve kullanma şartlarının belirlenmesi, bölgede yer alan konaklama ile kış ve dağ turizmi tesislerinin yapılması, iyileştirilmesi, yenilenmesi ve geliştirilmesi, ulaşım yöntemleri ve altyapı tesislerinin tasarım esaslarının belirlenmesi konularında hedefleri, stratejileri ve kararları belirleyen her tür ve ölçekteki planları” ile Uludağ Alanı’nda, 2863 sayılı Kanun ile kültür varlıklarını koruma bölge kurulları ve tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonlarına verilen yetki ve görevler Komisyon tarafından kullanılacağı, ayrıca, Uludağ Alan Komisyonu’nun, Uludağ Alanı içerisinde doğal sit alanlarının tescili, sınır değişiklikleri ve yeniden değerlendirilmesine yönelik karar almaya yetkili olacağı belirtilmektedir.
Kanunla, Uludağ Milli Parkı’nın 2040 hektar kısmı milli park statüsünden çıkarılmak sureti ile Uludağ Alan Başkanlığı’na devredilmesi söz konusudur [1]. 9 Ağustos 1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu gereğince tespit ve ilan edilen yerler, varsa üzerindeki tüm yapı ve tesisler ile birlikte bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Başkanlığın talebi üzerine bedelsiz olarak Başkanlığa tahsis edileceği, Başkanlık teşkilatlanıncaya kadar, Uludağ Milli Parkı’nın bu Kanunla Uludağ Alanı olarak belirlenen bölümünde, Uludağ Milli Parkı Müdürlüğü ilgili mevzuatına göre faaliyetlerine devam edeceği belirtilmektedir.
Uludağ Milli Parkı’nın sahip olduğu ekosistemin neredeyse tamamı karasal ekosistem niteliğinde olmakla birlikte içilebilir su kaynaklarını barındıran önemli bir su toplama biriktirme havzasıdır. Uludağ alan başkanlığına devredilmek istenen alanın nerede ise tamamı orman vasfında ve mülkiyetinde olup, aynı zamanda Avrupa-Sibirya, İran-Turan ve Akdeniz olmak üzere 3 farklı fitocoğrafik bölgenin kesiştiği karakteristik flora unsurlarını barındırmaktadır. Avrupa Birliğinin kabul ettiği EUNİS Habitat sınıflamasına göre 17 farklı habitat sınıfı dahilinde, 83 adet endemik, 309 farklı bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. Barındırdığı fauna unsurları itibari ile de ülkemizin eşsiz biyoçeşitlilik alanlarından biri olduğu belirtiliyor [1].
Kanun, 1 Haziran 2019 tarih ve 30791 sayılı Kapadokya Alanı Hakkında Kanun’un büyük ölçüde Uludağ’a uyarlanmış hali olup, bünyesinde bir takım çelişkiler barındırmaktadır.
Kanunun amacı; “doğal ve turistik değerler açısından büyük öneme sahip Uludağ Alanının, doğal sit alanları ve diğer korunan alanlar ile birlikte jeolojik ve biyolojik varlıklar, su ve benzeri kaynak değerlerinin korunması, yaşatılması, geliştirilmesi, tanıtılması, planlanması, yönetilmesi ve denetlenmesi ile Alanda yürütülen faaliyetlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir” diye belirtilmiştir.

Alanda kömür ve akaryakıt depoları, sanayi ve benzeri tesisler kurulamaz, madencilik faaliyetleri yapılamaz, entegre tesislere yer verilemez.
Uludağ’daki ekosistem, doğa, çevre, jeolojik ve biyolojik varlıkları koruma amaçlanmış olmasına rağmen, Alan Başkanlığı görevleri, yetkili komisyonun ve danışma kurulunun oluşumu, yapısı ve görevlerine bakıldığında Kapadokya Alan Başkanlığı uygulamalardan görüldüğü üzere, fiiliyatta bu amaca uygun davranılacağına şüpheyle bakılmaktadır. Uludağ alanının tek taraflı turizm tesislerine, yapılaşmaya uygun ortam oluşturulacağı izlenimi vermektedir.
Tüm kararları almaya yetkili Uludağ Alan Komisyonu;
“Üniversitelerin mimarlık, şehir planlama/şehir ve bölge planlama, orman mühendisliği, hukuk, jeoloji mühendisliği, harita mühendisliği, çevre mühendisliği ve biyoloji bölümlerinden lisans eğitimlerini tamamlayarak mezun olmuş, Bakanlıkça görevlendirilecek, alanında uzman ve en az 10 yıl deneyime sahip: 4 üye
Bursa Valisi tarafından görevlendirilecek: 1 vali yardımcısı
Bakanlık Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nden: 2 üye
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden: 1 üye
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nden: 2 üye
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden: 1 üye
Orman Genel Müdürlüğü’nden: 1 üye
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan: 1 üye
Oy hakkı bulunan toplam 13 üyeden oluşmaktadır. Komisyon üyelerinin görev süresi 2 yıldır.
Komisyonda görüşülecek konunun niteliğine göre oy hakkı olmamak kaydıyla ilgili yerel yönetimler ile kurum ve kuruluşlardan uzman çağrılabilir. Komisyonun gündemiyle ilgili meslek odaları, Başkanlığın davetiyle toplantıya gözlemci olarak katılabilir” denmiştir.
Kapadokya Alan komisyonu oluşumunda; “Üniversitelerin arkeoloji, sanat tarihi, mimarlık, şehir planlama/şehir ve bölge planlama, jeoloji ve hukuk ile biyoloji veya kimya bölümlerinden lisans eğitimlerini tamamlayarak mezun olmuş, Bakanlıkça görevlendirilecek, alanında uzman ve en az on yıl deneyime sahip yedi üye” yani sayılan meslek gruplarından birer üye ile temsil ediliyorken,
Uludağ Alan Komisyonu’nda;
Komisyon üyeleri içinde 8 meslek grubu sayılmasına rağmen, bunlardan 4 üye ile temsil edileceğinin belirtilmesi Kanunun kendi içinde bir çelişkidir. Belirtilen meslek gruplarından hangisinin komisyonda yer alacağı da belirsizdir. Bu şu anlama gelmektedir; Alan Başkanlığı bünyesinde kanunda sayılan meslek gruplarından sadece 4 meslekle ilgili görevlendirme yapılacağı anlaşılmaktadır.
Bu kadar önemli karar alma yetkisi verilen komisyonda mesleklerle ilgili üyelerin 10 yıl deneyime sahip olmaları yeterli değildir. Meslekleri temsilen komisyonda yüksek lisans veya doktora düzeyinde uzmanların yer alması daha uygun olacaktır.
Ayrıca, Alan Başkanlığı amaçları arasında ‘Sit alanları’ ve ‘Suyun korunması’ sayılmasına karşın arkeoloji, hidrojeoloji, jeomorfoloji ile meteoroloji mesleklerinin temsil edilmediği görülmektedir.
Komisyon üyelerinin 2 yıl süreyle görevlendirilmesi sağlıklı olmayacaktır.
Komisyon kararları idari yargı yolu açık olmak üzere kesin olduğu, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler komisyon kararlarına uymak zorunda olacakları vurgulanmıştır.
Her kurumdan birer üye ile temsil ediliyor iken Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü’nden: 2 üye ile temsil ediliyor olması,
Bursa Valisi tarafından komisyonda bir Vali yardımcısının 13 üyeli komisyonda görevlendirilecek olması düşündürücüdür. Vali yardımcısı, bu durumda alan başkanı görevini mi üstlenecektir? Vali yardımcısının bulunduğu komisyonda görevli diğer üyeler kararlarında nasıl objektif olabilecekler ve görüşleri ne düzeyde geçerli olabilecektir?
Komisyon toplantısında, ilgili yerel yönetimler ile kurum ve kuruluşlardan uzman çağrılabilir deniliyorsa, Uludağ gibi önemli bir alan hakkında alınacak kararlarda bu uzmanların oy hakkı neden bulunmamaktadır?
Başkanlığın gelirlerini Genel bütçeden yapılacak Hazine yardımları oluşturacağı, ancak, gelirleri arasında ‘Uludağ Alanındaki işletme ve faaliyet gelirleri’ ile ‘Yardım ve bağışlar ile sponsorluk gelirleri’ de sayılmıştır. Bakanlığa merkezi bütçeye bağlı olduğu anlaşılan resmi bir kurumun Uludağ alanında ne tür bir işletme faaliyetinde bulunacağı; bağış ve sponsorluk geliri alacak olması anlaşılamamıştır.
Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan harçlardan ve harcamalara katılma paylarından, düzenlenen kağıtlar yönünden damga vergisinden, kendisine yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden ve tapu ve kadastro döner sermaye hizmet bedelinden muaf olacağı, Başkanlığa yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirilebileceği belirtilmiş.
‘Uludağ Alanı’nın doğal değerleri ile jeolojik/jeomorfolojik dokusunun, turizm potansiyelinin korunmasına ve yaşatılmasına yönelik alınan tedbirlere aykırı davranılması halinde 50.000 TL’den 500.000 TL kadar idari para cezası uygulanır’ denmiş. Doğal olarak jeolojik/jeomorfolojik dokunun bozulmasına karşın önlemler ta baştan planlanmalı ve alınmalıdır. Yerin jeolojik ve jeomorfolojik yapısı bozulduktan sonra bir cezai yaptırım uygulamasının hiç bir anlamı bulunmamaktadır.
Uludağ’da kar olmazsa düşünülen turizm tesislerinin de bir anlamı olmaz. Faaliyetler doğaya, ekosisteme zarar verecek nitelikte ise küresel ısınma, iklim değişikliğine olumsuz etkisi olacağından amacının tam tersi bir yönde uygulamaya girildiği ileride görülecektir.
Örneğin, Kapadokya Alan Başkanlığı’nın sayılan görevlerinden ilkini Kapadokya kaya bölgesinin jeolojik ve jeomorfolojik yapısının korunması oluşturmasına karşın, peribacaları, kiliseler ve tarihi doku içinden geçen yeni bir karayolu açılmış, alanda birçok yeni tesisler planlanmıştır. Uludağ’ın geleceğini de Kapadokya uygulamalarından kestirebilmek zor değildir.
Milli park alanları kuralsız ve kontrolsüz yapılaşmanın önünde engel olarak görülüyor. 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 14. maddesi açık ve net ifadelerle güçlü koruma nitelikleri içeriyor [2].
“Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. Yaban hayatı tahrip edilemez, Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz. Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz. Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığınca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne suretle olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskân yapılamaz” [2].
Uludağ tüm insanlığın ortak mirasıdır. Sadece varsıllara, belli bir kesimin kullanımına olanak sağlanması kabul edilemez.
Uludağ, çevresindeki tüm canlılara, yaşam alanlarına, toprağa, bitkilere hayat veren suyu sağlamakta, nefes aldığımız oksijeni üreten ormanı barındırmaktadır. İklim değişikliğinin izlerini yaşadığımız bu günlerde, su ve orman kaynakların korunması yönünde, ekosistemlerinin özünü korumada çaba gösterilmelidir. Unutmayalım doğa hakkı insan hakkı önünde gelir.
Dr. Eşref Atabey
Jeoloji Yüksek Mühendisi / Tıbbi Jeoloji uzmanı / Yazar
Kaynaklar
Resmi Gazete: 26. 1. 2023 tarihli 32805 sayılı Uludağ Alanı Hakkında Kanun
Resmi Gazete: 1. 6. 2019 tarihli 30791 sayılı Kapadokya Alanı Hakkında Kanun
[1] https://ormuh.org.tr/uludag-milli-parki-basin-aciklamasi/
[2] https://medyascope.tv/2023/01/08/60-yillik-uludag-milli-parkini-bekleyen-tehlike-alan-baskanligi/