Kent gelişiminden kent belleğine: İstanbul’un tarihi su yapıları

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi / İSKİ, iki kitap ve bir belgesel olmak üzere üç eserle, İstanbul’un binlerce yıllık su tarihine ışık tutuyor.

Alanında uzman akademisyenlerce hazırlanan Osmanlı Dönemi Tarihi Suyolu Yapıları kitabı, İstanbul’un fethiyle başlayan isale çalışmalarına ışık tutarken, Dr. Ali Ulaş’ın hazırladığı Kırkçeşme Su Tesisleri, Suriçi Dağıtım Planı ve Çeşme Bilgi Fişleri kitabı, İstanbul’un su isale ağında büyük öneme sahip Kırkçeşme su sistemine ve sistemin görünür yüzü çeşmelere odaklanıyor. Su üzerine birçok belgesel ve kitap çalışmaları bulunan ödüllü yönetmen Mesut Gengeç’in yönetmenliğini üstlendiği İstanbul’un Tarihi Su Yolları ve Kazım Çeçen belgeseli ise, Roma döneminden günümüze uzanan su yapılarını yoğun bir çalışmayla izleyiciyle buluştururken, ömrünü suyolları ve su yapılarına vakfetmiş Prof. Dr. Kazım Çeçen’i de anıyor.

İstanbul’a suyun sürekli dışarıdan getirildiğini hatırlatacak bir yapım

Üç yıllık bir çalışmanın ürünü olan “İstanbul’un Tarihi Su Yolları ve Kazım Çeçen” belgeseli için ulusal ve küresel ölçekte önemli su arşivleri tarandı, su uzmanlarıyla röportajlar gerçekleştirildi. Su hakkında yaptığı belgeseller ve kitap çalışmalarıyla tanınan yönetmen Mesut Gengeç, bu projeyle İstanbul’un tüm tarihi su sistemlerini ve yapılarını inceleme ve kayıt altına alabilmenin mutluluğunu yaşadığını dile getirerek; “İstanbul tarih boyunca suyu daima dışarıdan getirmek zorunda kalmış. Bizans döneminde Hadrianus tarafından Belgrad Ormanı’ndan suyun taşınmasıyla başlayan bu öykü, 19. yy. sonunda Hamidiye Su Sistemi projesiyle borular vasıtasıyla Ayazağa’ya getirilen suyun ilk defa şehir merkezine getirilmesine kadar uzanıyor. İşte biz bu öykünün peşine düştük” dedi.

Tarihi suyollarına ve yapılarına ömrünü adamış, su dünyasının dünyaca tanınan bilim adamı Prof. Dr. Kazım Çeçen’e belgeselde önemli bir yer ayırdıklarını belirten Gengeç, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu benim için büyük bir onur. Çünkü İTÜ’nün ulu çınarlarından biri olan Kazım Çeçen, su alanında yaptığı önemli buluşlar ve 242 km’lik Kırklareli-Vize’den İstanbul’a Bizans dönemi suyolunu bulma çalışmalarıyla zaten çok değerli bir bilim adamı. Bu vesileyle yapımla en büyük amacımız, İstanbul’da su sorunu sebebiyle suyun sürekli dışarıdan getirildiğini hatırlatarak su hafızasını tazelemek ve su bilincini artırmak”.

Kitap, İstanbul’da inşa edilmiş Vakıf Sular’a ait tüm yapıları içeriyor

Ön çalışmalarının 2010-2019 yıllarını kapsayan, uzun soluklu bir süreci içeren araştırmanın sonucu olarak hayata geçirilen “Osmanlı Dönemi Tarihi Suyolu Yapıları / Tarih, Teknik ve Mimari” isimli kitabın alan çalışmaları, 150’nin üzerinde suyolu yapısı ile günümüze kalmış 112 yapının yerinde incelenmesi ile gerçekleşti. Özellikle, alan çalışması aşamasında İSKİ tarafından desteklenen ve bugün baskısı gerçekleşen eser, Osmanlı Dönemi’nde İstanbul’da inşa edilmiş Vakıf Sular’a ait tüm yapıların mimari, teknik ve sanatsal özelliklerini detaylı bir biçimde ele alıyor. İçerdiği konular açısından mimarlık, sanat tarihi ve kent tarihi açısından yeni ve özgün bilgiler içeren çalışma, alanındaki önemli bir boşluğu doldurması bakımından da önem teşkil ediyor. Temelleri Uzman Arkeolog Celal Kolay, Prof. Dr. İlknur Aktuğ Kolay, Doç. Dr. Şükrü Sönmezer ve Doç. Dr. Soner Şahin tarafından atılmakla birlikte, kolektif bir çalışmanın ürünü olan kitap, İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Nişantaşı Üniversitesi’nden, konusunda uzman sekiz bilim insanı ve araştırmacı tarafından kaleme alındı. 11 bölüm ve 406 sayfadan oluşan kitap, Osmanlı Dönemi suyolu yapılarına ait arşiv ve güncel görsellerin yanı sıra, sonunda konu ile ilgili kısa bir terimler sözlüğünü de barındırıyor.

İstanbul’un yüzyıllara yayılan kentsel gelişiminde suyun etkisi

Dr. Ali Ulaş’ın kendi doktora tezini esas alarak hazırladığı “Kırkçeşme Su Tesisleri, Suriçi Dağıtım Planı ve Çeşme Bilgi Fişleri” kitabı ise, bu tesisler uhdesindeki çeşmeler üzerine yapılan gözlem, ölçüm ve çeşitli haritalandırma yöntemleriyle, İstanbul Suriçi bölgesinin kentsel gelişiminin tespitine odaklanıyor. Çalışmada, çeşmelerin su dağıtım planı, debisi, inşa tarihi ve kot değerleri gibi sayısal verileri üzerinden hareketle; İstanbul’daki mahallelerin 16. ve 19. yüzyıl aralığındaki fiziki gelişimi -temeli haritalandırmaya dayalı bir yöntemle- tespit edildi. İstanbul’un kentsel tarihi incelendiğinde, genel olarak birkaç önemli mahalle dışında şehrin kentsel gelişim süreci hakkında net bir bilgi olmadığını ifade eden Dr. Ali Ulaş; “Bilindiği üzere tarihsel süreçte suyolları (çeşmeler, maksemler vb.) kentsel örüntünün vazgeçilmez bir parçası ve çok önemli bir aktörü. Şehrin ihtiyaç duyduğu ana gereksinimlerden biri olması ve sayısal verilerin ölçülebilmesi nedeniyle suyolları ve ilişikteki yapılarının incelenmesi en uygun çözümlerden biri olarak kabul edilebilir. Böylelikle, Kırkçeşme Su Tesisleri’nin şebeke planı üzerinden hareketle İstanbul’un yüzyıllara yayılan kentsel gelişimini irdeledik” dedi.

Simin GERCEK

Son Haberler