Karadeniz’in kirliliğe karşı korunması çağrısı
Ege Karadeniz Dernekleri Federasyonu, bir basın açıklaması yaparak, ülkemiz de dahil olmak üzere, Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi‘ne taraf olan devletlerin sözleşmenin amacını yerine getirmek için yeterli çabayı göstermediklerini açıkladı.
Karadeniz’e kıyısı olan Türkiye, Rusya Federasyonu, Bulgaristan, Ukrayna, Gürcistan, Romanya ve Moldovya çevre bakanları, Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi‘ni, 1992 yılında Bükreş’te imzaladılar. Konu ile ilgili olarak 1993 yılında Odessa’da bir bildirge yayımlandı. 31 Ekim 1996’da İstanbul’da, altı ülkenin çevre bakanları, Karadeniz’in iyileştirilmesi ve korunması için Karadeniz Stratejik Eylem Planı’nı imzaladı. İşte, stratejik eylem planının imzalandığı 31 Ekim günü, Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Karadeniz Günü olarak kabul edilmiştir.
Ege Karadeniz Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan basın açıklamasında, uluslararası nitelikteki Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi uyarınca Karadeniz ve çevresinin korunması amaçlandığı halde, ülkemiz de dahil olmak üzere sözleşme tarafı devletler sözleşmenin amacını yerine getirmek için yeterli çabayı göstermediği ifade ediliyor.
Yapılan açıklamada ayrıca, Karadeniz’e, gerek akarsular gerekse deniz nakil araçları ile her türlü atık bırakıldığı ve yeterli önlem alınmadığından Karadeniz çevresinin alabildiğine kirlendiği, deniz ve çevresindeki canlı yaşamının büyük tehlike altına girdiğine dikkat çekiliyor. Basın açıklamasında, bir yandan nehirlerden gelen kimyasal atıklar, diğer yandan deniz araçlarının bıraktığı atıklar ve bu araçlardan sızan petrol ve kimyasal atıkların, hatta nükleer atıkların, Karadeniz’in doğal özelliğini yok ettiği, yok etmeye de devam ettiği vurgulanıyor.

Ege Karadeniz Dernekleri Federasyonu tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer veriliyor;
“31 Ekim Dünya Karadeniz Günü’nde; Ege Karadeniz Dernekleri Federasyonu olarak Karadeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi‘nin tarafı ülkelere, sözleşmenin amaç maddesindeki; “Taraf devletler; deniz yaşamına ve yaşam kaynaklarına zarar verilmesini önlemek, çevrenin korunması ve iyileştirilmesi alanında Karadeniz havzasında sürdürülebilir kalkınma için işbirliği yapmak, Karadeniz çevresini ve canlı kaynakların Karadeniz ülkeleri tarafından ortak bir çaba ile korumayı amaçlar” taahütlerini bir kez daha hatırlatıyor, sözleşme tarafı devletlerin ve ülkemizin sorumluluklarını yerine getirmelerini bekliyoruz. Bu konuyu yakinen takip ediyoruz.
Karadeniz kimyasal atık deposu değildir, Karadeniz nükleer atık deposu değildir, Karadeniz kaya denizi değildir, Karadeniz petrol yolu değildir. Karadeniz, sucul yaşamı, doğal güzellikleri, tüm canlıları, insanları ile hiçbir dış etki olmadan doğal ortamda yaşamalıdır.”