7. Çanakkale Bienali sergileri çevrimiçi ziyarete açıldı
19 Eylül’de açılışı yapılan, 31 sanatçının farklı kavramsal çerçeveler ve kurgular etrafında bir araya getirilen eserlerinden oluşan “Takımyıldız” başlıklı 7. Çanakkale Bienali sergileri, 20 Ekim’den (Bugün) itibaren bir ay süreyle çevrimiçi olarak ziyaret edilebilecek.
CABININ küratörlüğünde Mahal’de gerçekleşen “Neye Benziyor?”, Azra Tüzünoğlu küratörlüğünde Kırmızı Konak ve Korfmann Kütüphanesi’ne yayılan “Hasarlı veya Tahrip Edilmiş: Kültür” ile Troya Müzesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen Agah Uğur Koleksiyonu seçkisi “Hiç İstemeden ama Seve Seve” başlıklı sergiler, Çanakkale Bienali web sitesinden çevrimiçi erişime açıldı.
Takımyıldızı
Takımyıldızlar, antik zamanlardan bugüne, gökyüzündeki yıldızların konumlarının tanımlanmasına yardımcı olagelmiş, hayali sınırlarla birbirlerinden ayrılmışlar. Her bir takımyıldızın benzetildiği karakterler etrafında mitolojiler türetilmiş. Dünyadan uzaya bakan insanın, çeşitli yakınlık ve uzaklıklardaki noktaları birleştirmesi sonucu oluşan takımyıldızlar, insanın yaşamı ve evreni anlamlandırma çabasının bir işareti olmuş. Öte yandan kültür sosyolojisi alanında başvurulan kavramlardan biri olan takımyıldız, “gerilimlere doymuş bir kümelenme etkisiyle düşüncenin deviniminde bir duraklama noktası” olarak tanımlanır (W. Benjamin’den aktaran A.K.Thompson). Bu, keyfi bir nokta değildir ve imge, “geçmişin şimdiyle bir takımyıldızı içinde bir araya geldiği şeydir” (Susan Buck-Morss). Takımyıldız, farklı öğelerin, olguların, konumların birbirleriyle ilişkilendiği ve kesiştiği anlarda oluşan görüngüler ve bu anların potansiyelleri üzerine düşünmeye başlandığında kendini sezdiriyor ve varlık kazanıyor; olgulara değil yapılara işaret ediyor. Bu yönüyle sanat üretimlerinin hem birbirleriyle hem de sanat tarihiyle oluşturdukları kümelenmeleri de çağrıştırıyor.

Diğer taraftan Takımyıldız, gündelik dilde birbiriyle ilişkili ya da benzer insanlar ya da şeylerin oluşturduğu grup anlamını da yüklenmiş bir kavram. Bu anlamıyla CABININ’in 7. Çanakkale Bienali için oluşturduğu kurguya işaret ediyor. Günümüz sanatı odaklı ilişkiler, iş birlikleri ve bunlara eklemlenen mimarlık, arkeoloji, tarih ve ekoloji disiplinlerle etkileşimlerden oluşan CABININ’in yapısal stratejisini de tarif ediyor.
NEYE BENZİYOR?
Küratör: CABININ / Mekân: MAHAL
Sanatçılar: Ahmet Sipahioğlu, Ali Can Metin, Constantin Xenakis, Ekin Saçlıoğlu, Korhan Başaran, Rüstem Aslan
HASARLI VEYA TAHRİP EDİLMİŞ: KÜLTÜR

Küratör: Azra Tüzünoğlu / Mekanlar: Kırmızı Konak, Korfmann Kütüphanesi
Sanatçılar: Taus Makhecheva, Cristina Lucas, Alexandra Pirici, Cao Fei, Pınar Yoldaş, Agnieszka Polska, Agnès Varda, Nora Turato, Aslı Altay, Cristina Lucas, Sanja Iveković, Anahita Razmi
HİÇ İSTEMEDEN AMA SEVE SEVE

Agah Uğur Koleksiyonu / Küratör: Azra Tüzünoğlu / Mekân: Troya Müzesi
Sanatçılar: Cevdet Erek, Ekin Bernay, Erinç Seymen, Füsun Onur, Gülsün Karamustafa, Hale Tenger, Halil Altındere, İnci Eviner, Koki Tanaka, Marko Mäetamm, Marcos Ávila Forero, Nabuaki Onishi, Nasan Tur, Serkan Demir