Marmara Adaları Yapay Resif Projesi 2. faz çalışmaları başladı

Marmara Adaları’nda sucul ekosisteme can verecek olan Marmara Adaları Yapay Resif Projesi, kaynakların üretimini artırmayı ve desteklemeyi hedefliyor. 2 bin 400 yapay resif bloğunun deniz tabanına yerleştirileceği Marmara Adaları Yapay Resif Projesi; sucul canlılarının barınmasına, beslenmesine ve üremesine imkân tanıyacak yeni yaşam alanları oluşturacak. Bölgedeki hassas ekosistemlerin korunmasına ve balıkçılık faaliyetlerine katkıda bulunacak.

Proje sahibi Gündoğdu Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği

Marmara Adaları Yapay Resif Projesi‘nin ikinci faz çalışmaları Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınan onay ile Mart ayında başladı. Proje sahibi Gündoğdu Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği, 2. Faz çalışmaları için Balıkesir Üniversitesi ile işbirliği yaptı. Üniversitenin Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Zooloji Anabilim Dalı tarafından yürütülen bilimsel araştırmalar, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Türker’in liderliğinde, Biyolog Kadriye Zengin ve Su Ürünleri Mühendisi Abdülkadir Ünal tarafından gerçekleştiriliyor.

Dört farklı mevsimde yapılacak örnekleme çalışmalarının ilki 6-7 Mart tarihlerinde gerçekleşti. Çalışmaları yöneten Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek Türker, Marmara Adaları Yapay Resif Projesi‘nde, doğal resiflere en çok bir mil uzaklıkta seçilen yapay resif alanlarından iki tanesinde, resifler atılmadan önce, uzatma ve trol ağları ile dört farklı mevsimde yapacakları örnekleme çalışmalarının ilkini gerçekleştirdiklerini belirtti. Türker, açıklamalarına şöyle devam etti; “Çıkan örneklerin ilk tasnifini Marmara Adası, Gündoğdu Köyü’nde gerçekleştirdik. Ne yazık ki elde ettiğimiz türlerin av boyunun çok küçük olması, civarda çok ciddi bir av baskısı olduğuna işaret ediyor.

Deniz çöplerinin bu bölgede de çok ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Dilek Türker; “Örnekleme sırasında elde ettiğimiz türlerin boyu çok küçük olmakla beraber; Diplodus annularis (İsparoz), Mullus barbatus (Barbunya), Mullus surmuletus (Tekir), Triglia lucerna (Kırlangıç), Sparidae’lerden (İzmaritgiller), Serranus scriba (Hani Balığı), Conus sp (Deniz salyangozları), trol ağına takılmış bir takım Anthozoa (Mercan), Scophthalmidae (Kalkan Familyası), Scorpaena porcus (İskorpit), Asteroidea (Deniz yıldızları) ve Crustacea (Kabuklular) sınıfından birkaç kabukluya ve bir de Istakoza rastladık. İlk örneklemesini 6-7 Mart tarihinde gerçekleştirdiğimiz bilimsel araştırmamız ile demersal ve pelajik tür çeşitliliğini örnekleyerek bölgelerin stok tespit analizlerini yapacağız. Türlerin biyolojik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak için bazı parametreleri kayıt altına alıp, çift taraflı metodla tespitler yaparak, istatiksel işlemlere tabii tutacağız. Bu işlemlerle, türlerin eşeysel olgunluğu, kaç yaşında olduğu ve av baskısı hakkında bilgi sahibi olacağız. Edindiğimiz tüm bilgileri istatistiksel değerlendirmelere tabi tutarak stok tespiti yapacağız” dedi.

Yaklaşık otuz yapay resif projesi içinden onay alan tek proje

Marmara Adaları Yapay Resif Projesi’nin ön çalışma raporu, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ), Sualtı Araştırma ve Uygulama Merkezi, Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Ayaz, Prof. Dr. Uğur Altınağaç ve Gökçeada Uygulamalı Bilimler Y. O. Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Acarlı tarafından Ekim 2020’de hazırlandı.

Ön çalışma raporunu hazırlamak için bölge taraması yapmak üzere dalışlar gerçekleştiren ÇOMÜ akademisyenleri, bilimsel araştırmalar yaparken; bölgenin uygunluğunu, zemin yapısını, termoklin tabakasını ve deniz yapısını dikkate aldı. Altı bölgenin resmi izinleri için hazırlanan ön çalışma raporu Tarım ve Orman Bakanlığı’na gönderildi. Bakanlık, izin talebinde bulunan otuz civarı yapay resif projesi içinden sadece Marmara Adaları Yapay Resif Projesi’ne onay verdi. Toplam altı lokasyonun olduğu projede, her lokasyonda 400 resif bloğu, toplamda 2 bin 400 resif bloğu yer alacak.

Yapay Resif Uygulama, İzleme, Geliştirme Rehberi oluşturulacak

Projenin önemli amaçlarından biri de; ülkemizde gerçekleştirilecek diğer yapay resif çalışmalarına rehber olabilecek, bilimsel verilere dayanan yol gösterici bir kaynak oluşturmak. Kendisinden sonra hayata geçecek projelerin başvuracağı ve yol haritası olarak kullanılacak bu kaynak, yapay resiflerin başlangıcından sonuna dek uygulanması gereken tüm aşamaları bilimsel verilerle birlikte sunacak.

Marmara Adaları Yapay Resif Projesi kapsamında, yapay resifler denize bırakılmadan “önce” ve “sonra” olmak üzere toplamda altı yıl ölçme ve değerlendirme çalışmaları yapılacak ve rapor edilecek. Kayıt altına alınan tüm veriler ışığında yapay resif uygulama, izleme ve geliştirme rehberi oluşturulacak. Bu rehberin, ülkemizdeki yapay resif projeleri için bürokrasi, üniversiteler, bilim insanları ve girişimciler için referans niteliğinde olması hedefleniyor.

Marmara Adası Hakkında Kısa Kısa

Marmara Adaları, Marmara Denizi’nin güneybatısında bulunan Balıkesir’e bağlı olan bir adalar takımı. İstanbul ve Çanakkale Boğazları arasında denizyolu ulaşımının ana üssü olacak noktada, Çanakkale Boğazına 40, İstanbul Boğazına 60 ve Trakya Hasköy Burnuna 11 deniz mili uzaklıkta bulunuyor. İsmi mermer ve Marmor’dan gelen Marmara Adası, denizden 709.65 m yüksekliği ve 117 km2’lik yüzölçümü ile adalar topluluğunun en büyük ve en stratejik olanı. İstanbul’a deniz otobüsüyle 2,5 saat, gemiyle 5 saat, Erdek’e ise gemiyle 1 saat 45 dakika uzaklıkta yer alıyor.

Marmara Adasında ilk yerleşim, antik çağda Miletoslularca olmuş. Adada deniz kolonileri ile bağlanan yerleşim, 15. yy’dan itibaren de Türklerle devam etmiş. Antik ismi Prokonnesos olan ada, ilk çağlardan bu yana doğal yapısını oluşturan mermer yatakları nedeniyle Roma ve Bizans İmparatorluğu yapılarında kullanılmış, Osmanlı döneminde ise cami ve sarayların mermerleri buradan sağlanmış. Halen ülke genelindeki mermer üretiminin en büyük payı Marmara Adası’na ait.

Günümüzde bölge halkının temel geçim kaynaklarından biri balıkçılık. Marmara Denizi, Karadeniz ve Ege Denizi iklim özelliklerinin karmasını içerdiğinden, mevsimlere göre Karadeniz ve Ege Denizi’nden göç eden balıkların barınağı oluyor. Belli başlı göçmen balık türleri; palamut, lüfer, kolyoz, uskumru, torik, mezgit, hamsi, sardalye, vs.. Mevsimlere göre yer değiştirmeyen önemli balık türleri ise; gümüş, tekir, dil, pisi, kefal, lapin, kupez, karagöz, mercan, barbunya, iskorpit, alyanak ve kalkan.

Kentsel yapılaşma, deniz trafiği ve atıklar sebebi ile şu an Marmara Denizi’ndeki türlerin popülasyonu ve ekosistemi tehlike altında bulunuyor.

Bölge halkının yoğun ilgisini toplayan proje, sosyal medya aracılığıyla kamuoyuna ulaşıyor ve farkındalık yaratmaya devam ediyor. Proje hakkındaki tüm gelişmelere sosyal medya kanallarında @marmaraadalariyapayresifler hesabından ulaşmak mümkün.

Selma ALTIN

Son Haberler