Ana Sayfa Mimarca Yapılarda ekonomik değil, ekolojik ve kaliteli çözümler gerekli

Yapılarda ekonomik değil, ekolojik ve kaliteli çözümler gerekli

Yazar: Belgin TOZAN

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi/MSGSÜ, Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi/YUAM ve Işıklar Yapı Ürünleri iş birliğiyle düzenlenen ‘Yapılarda Güvenlik ve Konfor Duvarla Başlar’ etkinliğinde konuşan akademisyenler yapılarda uygulanan yamaları değerlendirdi. Isı, ses ve yangın yalıtımlarının binaların yapım aşamasında uygulanması gerektiğini, sonradan yapılan yamaların istenilen düzeyde etkili olamayacağını vurguladılar.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sema Ergönül.

Etkinlikte konuşan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sema Ergönül, yapılarda sürdürülebilirliği işaret ederek, mantolama denilen yalıtım çalışmalarına değindi. Bu yalıtım çalışmalarının binanın yapım aşamasındaki kadar sağlıklı ve kaliteli olamayacağını ifade eden Ergönül, ekonomik olan çözümlerin ne yazık ki ekolojik olmadığını belirtti.

Yapıların doğru yapı malzemeleriyle inşa edildiğinde daha sağlıklı ve uzun ömürlü olacağını söyleyen Ergönül, bir yapının ilk yatırım maliyetinin değil, toplam yaşam döngüsü maliyetinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı ve “Yapının işletme, bakım-onarım ve elden çıkarma maliyetleri göz önünde bulundurulmalıdır” uyarısında bulundu.

 

 

Dış cephe yangına karşı zırh olmalı

Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi/YUAM Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Özgünler.

Etkinliğin diğer bir konuşmacısı olan Yapı Uygulama ve Araştırma Merkezi/YUAM Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Özgünler de yapılardaki yangın yalıtımına değindi. Yangının en hızlı olarak binanın dış cephesinden diğer katlara ve yapılara sıçradığını belirten Özgünler, cephede kullanılan malzemenin kesinlikle yanmaz olması gerektiğini vurguladı.

Geçmiş yıllarda bu tür olaylarda bir yangının bir mahalleyi yok edebildiğini hatırlatan Özgünler, günümüzde kullanılan A sınıfı yapı malzemelerinin bu tip yangınları engelleyebildiğini söyledi.

İnşaat sektörünün Türkiye’de hızla büyüdüğünü belirten Özgünler, yeterli denetimin yapılmaması, yönetmeliklere sadık kalınmaması durumlarında yapıların yaşam ömürlerinin az olacağının altını çizdi. Ses, ısı ve yangın yalıtımlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

 

 

Markalı konutlar artıyor ancak yapı kalitesi yeterli değil

Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk.

Işıklar Yapı Ürünleri Genel Müdürü Özgür Üzeltürk de yaptığı konuşmada; Türkiye’de markalı konutların arttığını ancak yapı kalitesinin yeterli düzeyde olmadığını vurguladı. “Binalardaki daire sayısı gün geçtikçe artıyor. Daireler iç içe olmaya başladı. Dolayısıyla daireler arası ses yalıtımına önem verilmeli” diyen Üzeltürk, milyon liralara satılan, binlerce liraya kiraya verilen konutlarda komşu dairelerden ses gelmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Türkiye’de ses ve ısı yalıtımının hala yeterince önemsenmediğinin altını çizen Üzeltürk, binalara sonradan yapılan ısı yalıtımının ek maliyet getirdiğini belirtti. 80’li yıllarda ısıya ve sese duyarlı tuğla üretmeye başladıklarında anlaşılamadıklarını ancak ne kadar doğru noktada olduklarının şimdi daha iyi görüldüğünü ifade etti.

İlave  malzemeye gerek kalmadan ses ve ısı yalıtımı yapılabiliyor

“Ses ve ısı yalıtımı yapıldığında dairelerin metrekareleri küçülebiliyor, dolayısıyla bazı müteahhitler bunu tercih etmiyor” diyen Üzeltürk, 12cm inceliğinde ürettikleri Ekoklinker isimli ürün sayesinde duvarlarda ilave yalıtım malzemesine gerek kalmadan 43 desibel sesi engelleyebildiklerini ve 300 dairelik bir sitede 2-3 dairelik alan kazancı sağladıklarını vurguladı. Cephelerdeki kolon ve kirişlerde Ekoklinker yalıtım panelleri kullanılarak tüm ısı bölgelerinde gerekli şartların yerine getirilebileceğini de sözlerine ekledi.

Konuşmasında binaların dış cephelerine de değinen Üzeltürk, en son İstanbul’da yaşanan dolu faciasında bina cephelerinin ne durumda olduğunun net bir şekilde görüldüğünü belirtti. Türkiye’de her 5-10 yılda bir bina dış cephelerinin elden geçirildiğini söyleyen Üzeltürk; “Oysa dış cepheler binanın yaşamı boyunca yaşayabilecek kadar güçlü olmalı” dedi.

 

‘Binaların Gürültüye Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik’, 1 Haziran 2018 itibariyle yürürlüğe girecek.

 

Yapı ruhsatında yeni dönem; ses çıkarana ruhsat yok

Akustik Uzmanı ve Öğretim Görevlisi Türker Talayman.

Akustik Uzmanı ve Öğretim Görevlisi Türker Talayman, ilgili yönetmeliğin yeni yapılardaki komşu gürültüsüne, şehir gürültüsüne, bina içi seslerin azaltılmasına yönelik olduğunu söyledi. Bu tarih itibariyle yapı ruhsatı almak için yapılan başvurularda mimari ve tesisat projelerine ek olarak yönetmeliğe göre hazırlanacak akustik proje, hesap ve çizimlerinin de dosya olarak sunulması gerektiğini söyleyen Talayman, bu evrakların eksik olması ya da yeterliliğin sağlanamaması durumlarında yapılara ruhsat verilmeyeceğini vurguladı. Eski yapılara bir zorunluluk getirilmediğini belirten Talayman, mevcut yapının kullanım amacı kısmen veya tamamen değiştirilirse ya da esaslı onarım ve tadilat yapılırsa eski yapıların da bu yönetmeliğe tabi olacağını ifade etti.

Akustik yalıtım ısı yalıtımı gibi gerekli

Bu yönetmeliğin inşaat sektörüne ek bir maliyet getirip getirmeyeceğini de yanıtlayan Türker Talayman; “Yapı ürünleri üreten firmalar AR-GE ve üretime, inşaat yapan firmalar da malzemelere ve projelendirmeye ilave bir bütçe ayıracaklar. Ancak buna kötü bir durum gibi bakmamak gerekir. İlk zamanlarda bu konular maliyet artışları gibi gözükse de binalarda ısı yalıtımı konusunda olduğu gibi taşlar zamanla oturacak ve ısı yalıtımsız bina düşünülemediği gibi akustik yalıtımı olmayan bina da düşünülemez duruma gelecektir” diyerek maliyete değil sağlayacağı faydaya odaklanılması gerektiğini ifade etti.

Yapı ruhsatı veren idarelerde en az bir akustik uzmanı olması gerekeceğine değinen Talayman, aynı zamanda denetimlerin ve ölçümlerin de bu uzmanlar tarafından yapı akustiği ölçüm setleri ile yapılacağını söyledi.

 

Yeni kentsel dönüşümler olabilir

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Arpacıoğlu.

Etkinlikte konuşan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Arpacıoğlu, birçok iklimin yaşandığı Türkiye’de farklı tasarım davranışları olması gerektiğinin altını çizdi.

Yapılar ile insan bedenini karşılaştıran Arpacıoğlu; “Mevsimlere göre yaptığımız aktiviteler, giydiklerimiz değişiyor. Ancak yapıların dış cepheleri yaz-kış aynı. Dolayısıyla binaları yaparken her mevsimin şartlarını göz önünde bulundurmak gerekiyor” vurgusu yaptı. Mevcut kentsel dönüşüm projelerinin ‘yapılar sağlam olmadığı’ için yapıldığını belirten Arpacıoğlu; “Yeni yapılar gelecek projeksiyonu ile yapılmazsa önümüzdeki yıllarda başka değerleri (ısı, ses ve yangın yalıtımı) karşılamadığı için yıkılıp yeniden yapılması gündeme gelecektir” dedi.

İlgili Diğer Haberler

Yorum Yap

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku