Bakır borularla ortaya çıkan depolama çözümleri

Minimal dekorasyon kodlarına sahip bir mekanı yeniden tasarımlarken, basit ama efektif  malzemeler farklı ambiyansların yaratılmasını sağlıyor. Mimar Ariel Claudet’in Paris’te sıradan bir stüdyo dairenin göze çarpması için bakır boruları iç mimari tasarımına katması gibi…

17.yüzyıldan bu yana Eyfel Kulesi’nin mimarı Gustave Eiffel ve coğrafyacı Elisée Reclus’a ev sahipliği yapan Shakers Studio, Saint-Germain-de-Prés’de Seine Nehri’nin yakınında yer alıyor. 18. yüzyılda İngiltere’de kurulan Shakers, sofu yaşam tarzlarından tanınmış, iç tasarım ve mobilyalara karşı minimalist bir tutum sergileyen bir mezhep.

Tarihi mülkün yükselen kirasını karşılamak için uğraştıktan sonra sahibi, Airbnb dahil olmak üzere çevrimiçi platformlar aracılığıyla kısa süreli kiraya vermeye karar verdi. Ancak, piyasa rekabetinde ilgi çekemeyeceğini düşünerek endişe ediyordu. Bu nedenle, 22 metrekarelik mekânı yenilemek için mimar Ariel Claudet’e başvurdu. İç mekanın büyük ölçüde nötr tutulmasını ama bir tür sıra dışı detaylandırma özelliği taşımasını istemişti.

 

Mimar Ariel Claudet; “Dübel rayı sistemini tam anlamıyla kopyalamaya çalışmadım, fikrin özünü soyut olarak kullandım.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Claudet, tüm stüdyonun duvarlarına bir dizi bakır boru döşemeyi önerdi. Böylece, evin elektrik kablolarını gizlemenin yanı sıra, borular süs eşyaları, ev eşyaları ve diğer eşyaları asmak için kullanılabilir, aynı zamanda mülkün eşitsiz yüzeyleri üzerinde kolayca anlaşabilir olacaktı.

 

Geleneksel dübel rayı sisteminden esinlenildi

Bu fikir, geleneksel dübel rayı sistemine dayanır. Basit kancaların tahta uzunluğuna bağlandığı Shakers tarafından geliştirilen bir asma sistemidir. Bu sistem, kullanılmadığı zamanlarda giysilerin, aletlerin ve hafif sandalyelerin asılmasına izin verir.

Parçalı sırtlarıyla estetik, tasarımcılar için bir referans noktası olmaya devam ediyor – Pinch, Rodan sehpalarını Shaker saklama kutularının görünümünde kullanıyordu. Gabriel Tan ise geleneksel Shaker tasarımlarından esinlenmiş üç ayaklı bir tabure yarattı.

Mimar Claudet, odun yerine bakır kullanmayı seçti, çünkü bu borulara ulaşmak kolay ve ucuz. Döşeme sırasında inşaat işçilerine koruyucu eldiven giymemelerini rica etti, böylece işçilerin parmak izleri bakıra doğal olarak eskitme bir desen verecekti.

Bakır borular mutfakta aydınlatma kablolarını gizlerken, aynı zamanda mutfak gereçleri askılığı için de doğal bir aparat görevi görüyor.

‘Neden bakır boru?’ sorusuna Claudet’un cevabı ise; “Standart bir sıhhi tesisat malzemesi olarak bakır boru ve ek parçaları bulmak, kullanmak ve kurmak çok kolay. Rengi ve iletkenlik özelliği nedeniyle, bakır tüm metallerin en sıcağıdır. En önemlisi de yıllandıkça şiirsel özelliği ortaya çıkar” oluyor.

Bakır boruların düzenlenmesi, mimarın evin faklı alanlarında çalışabilmesi için saha oluşturuyor. Claudet bunu; “Mutfak alanı buna iyi bir örnek oluşturuyor: Lavabonun yanında, yatay boru dikey olarak inmeli, banyo ve mutfak ışık anahtarları için iki küçük parçaya bölünmelidir.” sözleriyle açıklıyor.

Dairenin kalan kısmı beyaza boyandı ve Claudet tarafından yapılmış bir avuç sanat eserleri ile dekore edildi.

Ayna gibi anahtar alanları aydınlatmak için, bakır borular boyunca birkaç noktada çıplak ampuller kullanıldı.

Ilayda DEMIRKIRAN

Son Haberler

Cevap bırakın