AB’nin tekstil atığı ihracatına yeni çözüm önerisi: Atık maliyeti ihracat yapılan ülkelere de aktarılmalı

Avrupa’da hızla büyüyen tekstil atığı sorununun ekonomik yükü, giysileri üreten markalar yerine Afrika ve Asya’daki ithalatçı ülkelere bırakılıyor. Avrupa Birliği’nin tekstil sektöründe uygulamaya hazırladığı Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (Extended Producer Responsibility-EPR) sisteminin, ikinci el giysilerin gönderildiği ülkelerde oluşan atık yönetimi maliyetlerini de kapsaması gerektiği ortaya konuldu. European Environmental Bureau (EEB) adına danışmanlık şirketi Eunomia tarafından hazırlanan “Fashion Redress” raporu, Avrupa’dan ihraç edilen kullanılmış giysilerin önemli bölümünün yeniden kullanılamayarak atığa dönüştüğünü ve bu yükün Afrika ile Asya’daki ithalatçı ülkelerin omuzlarında kaldığını ortaya koyuyor.

Rapora göre Avrupa Birliği’nden her yıl milyonlarca ton kullanılmış tekstil ürünü ihraç edilirken, mevcut EPR modelleri yalnızca Avrupa’daki toplama ve geri dönüşüm faaliyetlerini finanse ediyor. Oysa ihracat yapılan ülkelerde oluşan ayırma, geri dönüşüm, depolama ve bertaraf maliyetleri için herhangi bir mali mekanizma bulunmuyor. Bu durum, “Kirleten Öder” ilkesinin küresel ölçekte uygulanmasını engelliyor.

EPR fonlarının bir bölümü ihracat yapılan ülkelere aktarılmalı

Raporun en dikkat çekici önerisi, Avrupa’da üreticilerden toplanacak EPR ücretlerinin belirli bir bölümünün, kullanılmış tekstilleri ithal eden ülkelere aktarılması. Böylece hem atık yönetimi altyapısı güçlendirilecek hem de çevresel yükün daha adil paylaşılması sağlanacak.

Araştırmaya göre bu transfer mekanizması; ihraç edilen tekstil miktarı, ürünlerin yeniden kullanılabilirlik oranı ve ithalatçı ülkelerin atık yönetim maliyetleri dikkate alınarak tasarlanabilir. Böylece üreticilerin sorumluluğu yalnızca Avrupa sınırlarıyla sınırlı kalmayacak.

Öne çıkan bulgular:

  • Avrupa’dan her yıl yaklaşık 1,4 milyon ton kullanılmış tekstil ihraç ediliyor.
  • İkinci el tekstillerin önemli bölümü Afrika ve Asya ülkelerine gönderiliyor.
  • Mevcut EPR sistemleri ihracat sonrası oluşan atık maliyetlerini karşılamıyor.
  • Rapor, üreticilerden toplanan EPR ücretlerinin bir bölümünün ithalatçı ülkelere aktarılmasını öneriyor.
  • Amaç, “Kirleten Öder” ilkesini küresel tekstil ticaretine de uygulamak ve atık yönetiminde adil maliyet paylaşımı sağlamak.

Hızlı moda sisteminin görünmeyen maliyeti

Raporda, hızlı moda sektörünün düşük kaliteli ve kısa ömürlü ürünleri nedeniyle ikinci el tekstil ticaretinin giderek daha fazla atık ihracatına dönüştüğü belirtiliyor. İkinci el olarak gönderilen ürünlerin önemli bir kısmı satılamıyor veya kullanılamıyor. Sonuçta bu ürünler, başta Gana, Kenya ve Şili gibi ülkeler olmak üzere birçok ithalatçı ülkede düzenli depolama sahalarına veya açık alanlara bırakılıyor. Bu durum hem çevre kirliliğini artırıyor hem de yerel yönetimlere ciddi mali yük getiriyor.

Politika seçenekleri masada

Rapor, sınır ötesi EPR finansmanının uygulanabilmesi için farklı modeller öneriyor. Bunlar arasında:

  • Üreticilerden toplanan EPR gelirlerinden ihracat yapılan ülkelere doğrudan ödeme yapılması,
  • Uluslararası ortak bir fon oluşturulması,
  • Performansa dayalı finansman mekanizmalarının geliştirilmesi,
  • Atık yönetiminde şeffaflık ve izlenebilirliği sağlayacak raporlama sistemlerinin kurulması yer alıyor.

AB’nin yeni tekstil politikası için kritik uyarı

Rapor, Avrupa Birliği’nin tekstil EPR sistemini oluştururken yalnızca Avrupa içindeki atık yönetimini dikkate almasının, küresel tekstil döngüsünün önemli bölümünü göz ardı edeceğini vurguluyor. Araştırmacılara göre, kullanılmış tekstiller Avrupa dışına ihraç edilmeye devam ettiği sürece EPR sisteminin gerçek anlamda “kirleten öder” ilkesini yerine getirebilmesi için sınır ötesi mali transfer mekanizmalarının sisteme entegre edilmesi gerekiyor.

Selma ALTIN

Son Haberler