Ana Sayfa Sağlık Mutlu tavuk yumurtaları

Mutlu tavuk yumurtaları

Yazar: Selma ALTIN

Prof. Dr. Özer Ergün

İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi Gıda Hijyeni ve Teknolojisi Bölüm Başkanı

 

Çocukluk hatıralarımızı süsleyen ne güzel bir tekerlemesi vardır yumurtanın; “Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma”…

Kahvaltımızın çeşnisi, “Üç dakika pişmiş, kahvaltı yumurtasına da ne olmuş?” diye sormayın sakın. Sormayın! Çünkü her kahvaltı yumurtası, bizim arzu ettiğimiz gibi olmayabilir.

Bugün hayvansal protein açığının yaşandığı ülkemizde, en ucuz protein kaynağımızdır yumurta. Ayrıca, çok çeşitli vitamin ve mineral maddeleri de taşır o küçücük yapısında.

“İyi güzel de, sağlıklı ve zararsız yumurtayı da nasıl bulup seçeceğiz?” derseniz, şu öğütlere lütfen kulak verin:

-Tavuk yemlerinde kimyasal katkı maddelerini kullanmayan ve yumurtalarının sağlıklı olduğunu garanti eden firma ve çiftliklerin yumurtalarını tercih edin. Avrupa ülkelerinde firmaların yumurtaları tek, tek mühürlü olarak satılmaktadır.

-Aldığınız yumurtaların kafese mahkûm edilmemiş, serbestçe dolaşabilen ‘mutlu tavukların‘ yaşadığı çiftliklerden olmasına dikkat edin.

-Bu özellikte yumurtaları bulamıyorsanız eğer, satıcısına böyle yumurta satmasını sık sık hatırlatın.

-Kırık, delik, hafif çatlak yumurtaları bedava olsa bile almayın. Ne zaman kırıldığını bilmediğimiz o yumurtaların her çeşit mikrobun üretilmesine çok uygun bir besi yeri olduğunu unutmayın.

-Mümkünse temiz, dışkı ile bulaşık olmayan yumurtaları seçiniz ki, dışkıda çokça bulunan tehlikeli mikroplardan korunmuş olasınız.

-Yumurtaları 8-15 dercede 3-4 hafta süreyle, rahatlıkla saklayabilirsiniz.

-Ve de aldığınız yumurtaları buzdolabına yerleştirirken lütfen yıkamayın.

Ancak, yapılan uyarılardan da, ‘yumurtayı yemeyelim, ete dokunmayalım, sütü içmeyelim’ diye bir anlam çıkarılmamalıdır hemen… Tüketici, arzu ettiği her gıdayı yesin ama olası tehlikelerinden de, haberi olsun en azından.

Zaten yumurta, sizi uyaranların sofralarını da süslemekte her zaman. Hem haşlanmış, hem de tavada, tereyağlı, sucuklu, kaşarlı, ıspanaklı çeşitleriyle… Ama mümkün olduğunca sağlıklısı aranmalı sofraya konmadan önce de.

Aranmalı, çünkü insanoğlu, sanayileşme ve teknoloji uğruna çevreyi sorumsuzca kirletirken, tabiat da bir yolunu bulup, intikamını alıyor acımasızca. İşte bunun ilk kurbanları, teknolojide en ileri ülkelerin nesilleri oluyor. Tabi ki, ilk aklı başına gelenleri de…

Benim bu konuda biraz endişelerim var.

Çünkü işlerimizi yumurta kapıya gelince yapmaya öyle alışmışız ki…

İlgili Diğer Haberler

Yorum Yap

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku