Ana Sayfa Su'ya DairEKOLOJİ Tarımsal kalkınmanın yol haritası: Çiftçi ile yerel yönetim birlikteliği

Tarımsal kalkınmanın yol haritası: Çiftçi ile yerel yönetim birlikteliği

Yazar: Selma ALTIN

CHP’li belediyelerin tarımsal ve sosyal alanda yaptıkları yatırımların, projelerin ve kente has ürünlerin sunulduğu CHP’li Belediyeler Tarımsal Kalkınma Zirvesi devam ediyor.

30 Eylül’de başlayan 2 Ekim’e kadar İstanbul Yenikapı’daki Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde devam eden zirvenin sloganı, “Tarımsal kalkınmada yeni politikalar, üretici odaklı çözümler” olarak belirlendi. Zirvede 160 CHP’li belediyenin yanı sıra, 300’ün üzerinde tarım kooperatifi yer alıyor. Belediyeler ve kooperatifler, kendilerine ayrılan stantlarda tarımsal ürünlerini sergileyerek, tarımsal üretim çalışmalarını ziyaretçilere aktarıyor.

CHP’li belediyelerin tarıma yönelik desteklerinin değerlendirilerek, tarımsal kalkınma yol haritasının belirlenmesi ve bu çalışmaların kamuoyuna tanıtılması amacıyla düzenlenen zirvede, partinin 2024-2028 yıllarındaki tarım politikaları vizyonu somut olarak ortaya kondu.

Zirvenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, zirvenin, son yıllarda yerel yönetim anlayışında yaşanan çok önemli bir değişimin en net ifadesi olduğunu vurgulayarak; “Bu zirvede paylaşılacak her fikir, Türkiye’nin geleceğine ekilen sağlıklı tohumlardır” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin ev sahipliğinde gerçekleşen zirvenin ilk gününde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir konuşma yaparak partinin 2024-2028 yıllarındaki tarım politikasını kamuoyuna açıkladı. Konuşmasında hükümeti, tarımsal politika yoksunluğu ve plansızlık nedeniyle eleştirerek, var olan düzeni değiştirmek gerektiğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu; “Bu düzeni değiştirmek için de işçisi, çiftçisi, emekçisi, taşeron işçisi hepimizin bir araya gelip düzeni değiştirmemiz lazım. Düzeni halktan, üretenden, alın terinden, çalışandan yana değiştireceğiz” dedi.

Tarımda İzmir örneği

CHP Genel Başkan Başdanışmanı, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise, sunumunda İzmir’den örnekler verdi. Sarıbal, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu İzmir Tarım Geliştirme Merkezi‘nin ve Baysan Süt İşleme Fabrikası‘nın gelecek yıllar için çok önemli yatırımlar olduğunu söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiyi destekleyen çalışmalarının önemini dile getiren Sarıbal, İzmir’de Halkın Bakkalı ile üretici ve tüketicinin buluşturulduğunu söyledi.

Başka Bir Tarım Mümkün

blank

Zirvede yaptığı konuşmasında, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Tarımı uygulamalarını anlattı. Hakim tarım politikasının özünde tohumu değiştirmenin yattığının altını çizen Soyer; “Tohumu değiştirdiğiniz anda, aslında her şeyi değiştiriyorsunuz. Bir üretici tohumda dışa bağlı hale gelince, tarım ekonomisinin tüm ayaklarında dışa bağımlı oluyor, tohum üretmeyi bırakıyor, dışarıdan satın alıyor” diye konuştu.

İzmir’de girdi maliyeti yüksek ve su kaynaklarını tüketen ithal tohumlar yerine, yeniden atalık tohumlarını, bu topraklara ait meyve ve hayvan ırklarını desteklediklerini ifade eden Soyer; “Bu mücadelemize Seferihisar’da 2013 yılında Türkiye’de ilk defa bir tohum takas şenliği düzenleyerek başlamıştık. Şimdi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bu tohumları kullanan üreticilerimize alım garantisi veriyoruz, çok daha hızlı yaygınlaşmasını sağlıyoruz. Dağa, taşa, ovaya, nehirlerimize, yeniden hayat veriyoruz. İkincisi, küçük üreticileri destekliyoruz. Alım ve satış garantileriyle küçük üretici kooperatiflerini güçlendiriyoruz. Küçük üreticinin bir araya gelerek piyasa koşullarında rekabet edebilmesini sağlıyoruz. İsteyen her köylümüzün, doğduğu yerde doymasına imkan veriyoruz” dedi.

İzmir Tarımı Ekosistemi’nin “Ürün Planlaması, Tarımsal Destekler, Alım ve Satış Garantisi, Tarımsal Yatırımlar ve Pazarlama, Kırsal Turizm, İzleme ve Değerlendirme” olmak üzere altı halkadan oluştuğunu söyleyen Soyer, İzmir Tarımı ile, ekonomik değeri yüksek ve suyu az tüketen stratejik ürünleri desteklediklerini, böylelikle tarımsal sulamada harcanan suyu, en az yüzde elli oranında azaltmayı hedeflediklerini belirtti.

2022 yılı sonuna kadar yaklaşık 10 bin üretici ile sözleşmeli üretim anlaşması yapmış olacaklarını vurgulayan Soyer; “Tarım tekelleri daha da büyüsün; yabancı şirketler borç batağı altında ezilen köylümüze daha da fazla ithal tohum, daha çok ithal ilaç, ithal yem ve hayvan satsın diye; topraklarımızın kuraklaşmasına ve halkımızın yoksullaşmasına asla göz yumamayız. Hiç şüphem yok. Partimiz ve belediyelerimiz, Türkiye tarımını içine düştüğü bu zor durumdan kurtaracak” şeklinde konuştu.

Zirvenin dikkat çeken ürünleri

Belgeli bal

İki ayrı yörenin lezzet elçileri

Minimum karbon ayak izi 

İlgili Diğer Haberler

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku