Ana Sayfa RÖPORTAJ Toprak için pedallayan iki kompost kahramanı

Toprak için pedallayan iki kompost kahramanı

Yazar: Selma ALTIN

Büyük oranda heba olan bir değer; gıda atıkları… Komposta dönüşebilecek hazine… Son dönemde birçok toprak ve doğasever tarafından önemi fark edilmiş olsa da asıl fark etmesi gereken resmi kurumlar tarafından hala bu konuda yeterli bir çalışma yapılmıyor.

Çevre Bakanlığımız, üç dört sene önce, Sıfır Atık uygulama(ma)sı kapsamında, sadece bakanlık bahçesinde kullanmak üzere kompost yapma girişiminde bulunmuştu. Uygulamanın devamında konuyla ilgili gerçek bilgiye ulaşmak mümkün olmadı.

Aslında, Sıfır Atık Projesi kapsamında “Sıfır Atık Yönetim Sistemi”nin oluşturulmasına yönelik uygulama takvimi belirlenmişti. Buna göre kamu kurum ve kuruluşları 1 Haziran 2020’de, nüfusu 250 binin üzerindeki büyükşehir ilçe belediyeleri ise 31 Aralık 2020’ye kadar Sıfır Atık’a geçecekti.

Birçok kamu kurumundaki yan yana duran atık kutularını gösterip “işte görüyorsunuz anlatmaya gerek yok, uygulama var” diyebilirsiniz. Ben de size, sahnenin önünde görünen o kutuların yerinde ayrıştırma sisteminin bir parçası olmadığını söylerim. Bir projenin sadece bakanlık bahçesinde uygulanmasına sistem demek ne derece doğrudur? Belli bir bölgeyi hedefleyen pilot projeler, deneme ya da başlangıç niteliğinde uygulamaya konabilir. Ancak, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu uygulamanın pilot uygulama olmadığı, Çevre Bakanlığı’nın yönetmeliğinde yer alıyor.

Sıfır Atık, kaynakların geri kazanımlarını hedefleyen bir uygulama. Doğru uygulanabilse şahane bir sistem. Sürekli tüketerek değil, mümkün olan en tasarruflu şekilde yaşayıp, buna rağmen oluşturduğumuz tüketim çıktılarımızı tekrar değer döngüsüne katmak gerektiğinin farkındayız. Konuyu gündemde tutarak farkında olmayanları aydınlatmaya çalışıyoruz.

Bahsettiğim tüketim çıktılarımızın başında gıda atıkları geliyor. Sorun gibi görünen durumlar çoğu zaman bir potansiyeli barındırır. Gıda atıkları gibi… Madenciler, altın madenini toprağın altında arayıp, bulduklarında yüzeye çıkarırlar. Gıda atıkları ise, yüzeyde oluşan ve fakat kompostlaşıp toprağın altına girdiğinde altın değeri taşıyan bir kaynaktır… Kimyasal gübre ve pestisit (tarımsal ilaç) kullanımı nedeniyle canlılığını giderek yitiren toprakların yeniden verimli hale getirilmesinde organik atıkların dönüşümü çok önemli rol oynuyor.

Birçok kişi, heba olan bu değerle ilgili farkındalık yaratmak adına etkinlikler düzenliyor, eğitimler veriyor, girişimler yaratıyor. Kompost konusunda bugüne kadar Türkiye’de hiç yapılmamış bir uygulamayı iki genç kadın hayata geçirdi. Ayşe ve Özlem, Natura Doğa ve Kültür Koruma Derneği adına, Ankara Ayrancı Semti’ndeki 10 işletmeden kahve, çay ve sebze atıkları toplayarak Çiğdemim Derneği’nin bostan alanında bu atıkları, kara elmas olarak isimlendirilen komposta dönüştürüyor. Ve bunu karbon ayak izi oluşturmadan bisikletleri ile yapıyorlar.

Toprak için Pedalla projesinin iki kahramanı Ayşe ve Özlem’in kompost için neler yaptıklarını gelin birlikte kendilerinden dinleyelim.

Ayşe ve Özlem kimdir?

Merhaba, ben Ayşe. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü mezunuyum. Çeşitli sektörlerde çalıştım ve yaklaşık bir senedir Natura Doğa ve Kültür Koruma Derneği üyesiyim. ”Toprak için Pedalla” projesinde Özlem ile birlikte proje yürütücülüğünü yapmaktayım.

Merhaba, ben Özlem, Tarım Ekonomisi Bölümü mezunuyum. 2009 yılından beri sivil toplum kuruluşlarında profesyonel olarak çalıştım. 2015 yılında Natura Doğa ve Kültür Koruma Derneği’ni kurduk. O zamandan beri ulusal ve uluslararası projelerle doğa koruma, orman ekolojisi ve doğal tarım uygulamaları çalışmaları yürütüyoruz.

Kompost hakkında bilgi edinmeniz ve bu konuya olan ilginiz nasıl gelişti?

Ayşe: Lisanstayken “Permakültüre Giriş Kursu” almıştım ve seneler içerisinde de Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki ekolojik çiftliklere ziyaretlerde bulunmuştum. Kompost gördüğüm ve bildiğim bir şeydi, Özlem ile biraraya gelince de işin daha derinine inmeye ve okumalarla birlikte denemeler yapmaya başladım.

Özlem: Permakültür tasarımcısıyım ve kompost çok uzun yıllardır odağımdaki birincil ilgi alanım diyebilirim. Farklı topluluklarla farklı kompost türlerinde deneyimlerim oldu. Yüksek lisans bitirme tezimi solucan gübresi üzerine yapmamın ardından geniş çapta vermikültür üretimi ile uğraştım. Toprak İçin Pedalla projesinde Ayşe ile birlikte dört farklı kompost türüne ilişkin bilginin ve uygulamanın yaygınlaşmasını hedefledik.

Toprak İçin Pedalla fikri nasıl doğdu? Bu oluşum neler yapıyor, neler yamayı hedefliyor?

Projemiz, yaşadığımız yerde bir farkındalık yaratma çabasından ve kendi ortak dertlerimizden ortaya çıktı ve şekillendi. Amacımız lokalde de olsa bu konuda insanlara katkı sağlamak, cesaretlendirmekti. Oluşum henüz çok yeni ve her geçen gün bu konuda bir şeyler yapmak isteyen insanlarla büyüyor. Yerel yönetimlerle de işbirliği yaparak şehirlerde bu uygulamanın kapsamını genişletmeyi çok istiyoruz. Toprak çok kıymetli ve aslında şehirlerde de yaşarken toprağa, gıdaya dair alternatifler üretebiliriz. Bunun için kırsala gitmeye, şehirden uzaklaşmaya gerek yok.

10 işletmeden atık toplanıyor

Bir günde kaç kilo gıda atığı topluyorsunuz? Topladığınız gıda atıkları nerede değerlendiriliyor?

Projede Ankara Ayrancı Semti’ndeki 10 işletmeden kahve, çay ve sebze atıkları topluyoruz. Bunu da sıfır karbon amacı güttüğümüz için bisikletlerle yapıyoruz. Bu anlamda da Türkiye’de yapılan ilk uygulama. Her toplayışa çıktığımızda ortalama 80 kilo atık topluyoruz ve bu atıkları paydaşımız olan Çiğdemim Derneği’nin bostan alanına götürüyoruz. Çiğdemim Derneği’nde halihazırda kompost yapılıyordu, biz de ayrıca iki adet kompost haznesi yerleştirdik. Oluşan kompost bostanda kullanılıyor.

İşletmelerden toplanan gıda atıkları, Çiğdemim Derneği’nin bostan alanında kompostlaşma sürecinde…

Sürekli artan kompostun kullanımı, belli bir alan için çok mümkün olmayacak, fazla gelecektir. Oluşan kompost, ticari olarak değerlendirilecek mi?

Projemizin şu an için süresi kısıtlı. Dolayısıyla oluşan kompost sadece bostanda kullanılabilecek kapasitede. Devam ettiğimiz takdirde ticari amaçtan ziyade, Ankara ve çevresinde gıda üretimi yapan yerlerle paylaşmayı hatta onlara eğer yoksa kompost sistemleri kurmayı düşünüyoruz.

Bu projeyi dernek adına mı yürütüyorsunuz? UNDP Türkiye ve diğer destekçileriniz size nasıl destek sağlıyorlar?

Projeyi Natura Doğa ve Kültür Koruma Derneği adına yürütüyoruz. Çiğdemim Derneği ve Çiğdemim Mahallesi Muhtarlığı işbirlikçilerimiz; UNDP Türkiye Hızlandırma Laboratuvarı da destekçimiz. Çiğdemim Derneği’nin bu konulara ilişkin uzun yıllardır deneyimi var. Bu deneyimler bize çok yardımcı, yol gösterici oldu. Çiğdem Mahallesi’ndeki sakinler kendi atıklarını bostandaki kompost alanına ulaştırıyorlar, birlikte gönüllü çalışarak bostanın ve kompostun ihtiyaçlarını gideriyorlar. Çiğdemim Derneği bostanı her yaştan gönüllüye birçok farklı alanda deneyim sunacak yapıya sahip, buradan herkesi bostana davet etmiş olalım.

Uygulama, kitlesel olarak yaygınlaşmalı

Proje alanı olarak belli bir bölge tanımınız var mı? Projenizi farklı bölgelerde ve hatta belediye işbirliğiyle yaygınlaştırılmayı düşünüyor musunuz?

Proje şu an için Ankara’da Ayrancı Semti’nde yürütülüyor. Amacımız belediyelerle işbirliği yapıp bunun tüm Türkiye’de yaygınlaşmasını sağlamak. Atık sorunu özelinde belediyelerin kompost konusunda ilerleteceği çok alan var ve acil olarak kitlesel uygulamaların yaygınlaşması gerektiğini düşünüyoruz.

Gıda atıklarını almak için görüştüğünüz işletmelerin ilk yaklaşımları nasıldı? Pandemi nedeniyle yeme-içme işletmeleri bir süredir kapalıydı. Projenizin başladığı süreç de bu zamana denk gelmişti sanırım. İşletmeler kapalıyken ne yaptınız? Semt pazarlarını dolaşarak mı atık topladınız?

İşletmelerin hepsi konu ile ilgili ve atıkların değerlendirilmesi konusunda hevesliydi. Sadece gel-al ile çalıştıkları zamanda da işletmelerden yeterince atık toplayabildik. Kompost haznesi sınırlarımız dolayısıyla semt pazarlarından toplama yapamadık ama hayallerimizden biri de pazar artıklarının komposta dönüşmesi.

Kompost konusunda eğitim de veriyorsunuz. Halkın bu konuya ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eğitimlerimiz ülke genelinde katılımcılarla gerçekleşiyor. Çok yoğun bir talep görüyoruz. Tabi ki işin teorisini bilmek çok yeterli değil, deneyimlemek de gerekiyor. Pek çok insan eğitimlerimizden sonra kendi kompost hikayelerine başladılar ve bu bizi çok mutlu ediyor.

İlgili Diğer Haberler

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku