Doğa tahribatı ve iklim değişikliğinden altıncı büyük yok oluşa…

Berlin Doğa Tarihi Müzesi’nde görevli, araştırmacı Emrah Çoraman; “İnsan tarafından yapılan doğa tahribatı ve iklim değişikliği, türlerin yok oluş hızını arttırdı, bu da altıncı büyük yok oluşa neden oluyor” dedi.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nin /İPM düzenlediği Doğa ve İklim Söyleşileri’nin ikinci konuşmacısı Berlin Doğa Tarihi Müzesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak görev yapan Emrah Çoraman oldu. Uzmanlık alanı yarasalar ve mağara ekosistemleri olan ve türlerin evrimsel tarihini araştıran Çoraman; evrim, iklim, türlerin gelişimi ve yok oluşu, insanların doğaya ve biyolojik çeşitliliğe etkisi ve en önemlisi de Antroposen Çağ’dan bahsetti.

İstanbul Politikalar Merkezi’nden Ümit Şahin’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, insan tarafından yapılan doğa tahribatının türlerin yok oluş hızını arttırdığını vurgulayan Çoraman; “Soyu tükenen türlerin sayısı o kadar hızlı artıyor ki, bilim insanları bunun altıncı büyük yok oluşa neden olacağını düşünüyor” dedi. İşin daha da can alıcı kısmının şu andaki gidişatta iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin henüz tam olarak devrede olmaması olduğunu ifade eden araştırmacı, yakın gelecekte iklimin daha da ısınmasının canlı türlerinin büyük kısmını ortadan kaldırabileceğine dikkat çekti.

“İklim değişikliği, neredeyse bazı tür hayvanların keşfedilmesinden iki hafta sonra yok olmasına neden oluyor. Memeli ve kuşlarda bu kayboluşun daha çok farkına varıyoruz. Kayboluşlarının farkına varamadığımız böcek amfibiler ise besin zincirinin bozulmasına neden oluyor. Biyoçeşitliliği korumak zorundayız.

İnsan, bulunduğu coğrafyayı çok hızlı tüketiyor

Biyocoğrafya üzerine çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Emrah Çoraman, geçmişte yaşanan çevre koşullarındaki değişimlerin türleri nasıl etkilediğini anlattığı konuşmasında günümüzdeki iklim değişikliğinin de türleri nasıl etkilemekte olduğuna dair örnekler sundu. Çoraman, söyleşide, kendi araştırmaları ve çalıştığı doğa tarihi müzesindeki deneyimlerinden yola çıkarak altıncı büyük yok oluş ve iklim değişikliği konularını aktardı ve yok oluşu durdurmanın yollarını tartışmaya açtı.

İnsanların olduğu ve olmadığı coğrafyalar arasında ciddi farklar olduğunu belirten Çoraman, insansız coğrafyalarda stabil bir dengede bulunan biyolojik çeşitliliğin insanların bölgeye gelmesi ile ciddi bir düşüş yaşadığını söyledi.

İnsanların ortaya çıkışından itibaren yabani memelilerin %83’ü, deniz memelilerinin %80’i ve bitkilerin %50’si yok oldu.

Biyolojik çeşitlilik sürdürülebilir olmayan seviyede

Biyolojik çeşitliliğe olan etkimizin geçen bin yıllar boyunca arttığını, sanayi devrimi ile başlayan Antroposen Çağ’da ise sürdürülebilir olmayan seviyelere ulaştığını belirten Çoraman, durumun vahametini bazı istatistikler ile açıkladı. Çoraman, Antroposen Çağ’ın en açık belirtileri olarak insanların ortaya çıkışından itibaren yabani memelilerin %83’ünün, deniz memelilerinin %80’inin ve bitkilerin %50’sinin yok olduğu bilgisini verdi. Araştırmacı, insanların doğaya artan müdahalesinin yeryüzünde çok büyük değişiklere yol açması ile tanımlanan Antroposen Çağı’nın daha da çarpıcı bir belirtisi olarak; bugün dünyada yaşayan memeli hayvan kütlesinin %60’ının çiftlik hayvanı, %36’sının insan ve sadece kalan %4’ün doğada yaşayan yaban hayvanları olduğunu belirtti.

Yaşayan Gezegen Endeksi verilerinden bahseden Emrah Çoraman; “Türlerin azalma sebeplerini inceleyen endekse göre, şu ana kadarki yok oluşlarda iklim değişikliğinin etkisi %7 seviyesinde, yani iklim değişikliğinin etkisi henüz birinci sıralarda olmasa da büyük bir yok oluş meydana geliyor. Bu, önümüzdeki yıllarda küresel ısınmanın etkisiyle yok oluş sürecinin giderek hızlanacağı anlamına geliyor” dedi.

Emrah Çoraman Hakkında

Genetik yöntemler kullanarak türlerin evrimsel tarihlerini araştıran bir doğa bilimci. Yüksek lisans ve doktora çalışmalarını, Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Ensitüsü’nde yürüttü. Bu çalışmalarda, Anadolu’da yaşayan yarasa türlerinin genetik çeşitliliğini araştırdı. Akademik çalışmalarının yanı sıra birçok sivil toplum örgütünde doğa koruma projeleri yürüttü.

Yarasalar ve mağara ekosistemlerinin korunmasını amaçlayan bu projeler, WWF-Türkiye, Conservation Leadership Programme ve Avrupa Birliği gibi kuruluşlar tarafından desteklendi. Çoraman, 2016 kışından bu yana çalışmalarına Berlin Doğa Tarihi Müzesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak devam ediyor.

Belgin TOZAN

Son Haberler