Ana Sayfa Su'ya DairEKOLOJİ İklim değişikliği, Afrika’nın hayat ağacı ‘baobab’ı yok ediyor

İklim değişikliği, Afrika’nın hayat ağacı ‘baobab’ı yok ediyor

Yazar: Ilayda DEMIRKIRAN

Bir zamanlar binlerce yıl yaşayabilen baobab ağaçları, bilimsel bir harika sayılıyorlardı. Ama şimdi, nesli tükenmekte olan bir tür haline geldiler.

Madagaskar’daki Morondava, Senegal’deki ufuk çizgisi ve Kruger Milli Parkı’nın ortak bir şeyi var… Bu yerler dünyanın en büyük ağaçlarından biri olan ve binlerce yıl yaşadığı bilinen baobablara ev sahipliği yapıyor. Bu muhteşem ağaçlar, 30 metre veya daha fazlasına ulaşabilen gövdelere sahip.

Benzetmelere ilham veren bu ağaçlar için Togo’da şöyle bir atasözü vardır;

“Bilgelik bir baobab ağacı gibidir. Kimse onu kucaklayamaz.”

Afrika kültüründe ağaç kutsaldır

Dünyada dokuz çeşit baobab var ve dünyanın biyoçeşitlilik merkezlerinden biri olan Madagaskar, altı tanesine ev sahipliği yapıyor. Afrika anakarası ve Arap yarımadasında iki tane, Avustralya’da ise bir tane bulunuyor. Afrika’nın en kayda değer türlerinden biri, 18. yüzyılda Senegal’i keşfeden Fransız botanikçi Michel Adanson’un adının verildiği Adansonia digitata’dır. Adanson, orada beş yıl kalmış ve 1757’de Senegal Tabiat Tarihi’nin yayınlanmasına katkıda bulunmuş.

O zamanların en etkileyici ağaçlarından bazıları hala etraftadır, özellikle Madagaskardakiler… Örneğin, Adansonia grandidier veya 30 metre yüksekliğe ulaşabilen dev baobab… Hala Madagaskar’daki en ünlü baobab türü olarak ününü sürdürüyor. Madagaskar’daki en nadir baobab türleri; Adansonia perrieri ve Adansonia suarezensisdir.

blank

Bin yıl yaşayabilen baobab ağaçları, 120 bin litre su depolayabilme özellğine sahip.

Ağaçlarla birlikte hayvan ve bitki türleri de azalıyor

Bu türlerin üçü şu an tehdit altında ve IUCN Kırmızı Tehdit Altındaki Türler Listesi’nde yer alıyor. Son değerlendirmeler; son iki türün ciddi olarak tehlike altında olduğundan yeniden sınıflandırılacağı yönünde… Adansonia perrieri’nin yaşam alanı tarım ve kalkınma nedeniyle kaybolurken, Adansonia suarezensis’in en büyük hayatta kalma tehlikesinin; yıldırım, su kaydı, siyah mantar ve kuraklık nedeniyle olduğu belirtiliyor. Meseleyi daha da kötüleştiren; tohum taşımaktan sorumlu büyük hayvan türlerinin soyu tükenmiş ve bunun sonucu olarak, bitki türlerinin geniş dağılımı azaldığı yönündeki gelişmeler.

Afrika’nın ‘hayat ağacı’ olarak anılan baobab ağaçlarının sayısı gitgide azalıyor.

Bu dev ağaçlar, bölge halkının geçiminin ayrılmaz bir parçası… Batı Afrika’da sosyal işlevlerinden dolayı ‘palavra ağacı’ olarak da adlandırılıyorlar. Toplumsal bir sorun olduğunda, baobab ağacının altında şef veya kabile ile buluşmak, soruna bir çözüm bulmaya çalışmakla eş anlamlı. Bu buluşma, toplumun üyeleri arasında güven ve saygının güçlendirilmesini sağlıyor.

Yani, ağaçların yokoluşu sadece çevresel bir trajedi olmayacak…

“Ağaç, çok sert koşullarda yetişir. Ancak, çevresine tamamen adapte olur. Kuru mevsimlerde yapraklarını su kaybını azaltmak için bırakır. Neme ve hatta suya ulaşabilecek kadar uzun bir musluk kök sistemine sahiptir ve kalın kabuğu onu çalı yangınlarından korur.”

Her açıdan muhteşem ağaçlar

Bilimsel açıdan bakıldığında baobab ağacı mükemmel bir bitkidir. Yaprakları, bulaşıcı hastalıkların tedavisi için geleneksel tıpta kullanılır. Ağacın meyveleri yüksek besin değerine sahip ve sağlıklı gıdalar yapmak için kullanılıyor. Tohumlarının içeridiği yağ, kozmetik endüstrisi tarafından önem taşıyor. Gövdesi, 120 bin litre su depolayabilme özellğine sahip ve bu özelliğiyle, susuz gezginler tarafından hasat edilebilme potansiyeline sahp.

Baobab ağacının meyveleri.

Ancak, son derece önemli olan bu türler, iklim değişikliği ve insani gelişmeler nedeniyle yok olma tehdidi altındalar. Bazı türleri gelecek yüzyılda hayatta kalmayabilir.

Bitkiler genellikle uzun süreli kuraklıklara adapte olurken, iklim değişiklikleri farklıdır ve Antroposen* ile zaten bu etkileyici ağaçların kaybına şahit oluyoruz. En büyük ironi ise, Afrika kıtasının neredeyse hiç sera gazı üretmediği ve buna rağmen, iklim değişikliğinin tahmin edilemeyen olaylarına katlanmak zorunda olduğu… Sayısız nesillere sessiz tanıklık eden Afrika’nın en büyük, en eski sakinleri olan baobablar, zaten yabancı toprakların çevresel suçları için ağır bir bedel ödüyorlar.

 

*Antroposen, insanoğlunun dünyaya olan etkisinin en üst düzeye çıktığı Sanayi Devrimi’nden bugüne olan süreç ve devam edecek bu duruma ‘İnsan Çağı’ da denen döneme verilen isim.

 

 

İlgili Diğer Haberler

Yorum Yap

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku