Ana Sayfa Su'ya DairEKOLOJİ “Okyanustaki her 10 balıktan birinde plastik atık var”

“Okyanustaki her 10 balıktan birinde plastik atık var”

Yazar: Selma ALTIN

Hayatımızı saran plastik, sadece karada değil, denizler ve okyanuslarda da karşımıza çıkıyor. Çöp yığınları olarak… Her yıl geri dönüşümü olmayan 8 milyon tondan fazla plastik, okyanuslara karışıyor. Bu felaketi durduracak çözümlerse proje aşamasında https://www.temizmekan.com/plastik-kirliligine-son-veren-2-milyon-dolarlik-dongusel-malzeme-ve-tasarim-projeleri/

Geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı Türkiye ve WWF /Dünya Hayatı Koruma Vakfı iş birliği ile Plastik: Gezegeni Saran Madde isimli konferans gerçekleşti. Okyanus İyileştirme Birliği’nin /Ocean Recovery Alliance kurucusu ve yöneticisi Doug Woodring’in sunduğu konferansta denizlerde artan plastik kirliliği ve çözüm önerileri konuşuldu.

Okyanus İyileştirme Birliği/Ocean Recovery Alliance kurucusu ve yöneticisi Doug Woodring.

 Atık yakma zehirleyici bir döngü oluşturuyor

Plastik kirlilik konusunda bulunduğumuz noktaya nasıl geldiğimizi sorgulayan Woodring, okyanusların işgal edildiğini, bunun çoğu zaman bir zafer olarak sunulduğunu ancak artan teknolojiyle beraber dünyanın kendini yenileyebilmesi için herhangi bir çözüm üretilmediğini belirtti. Dünyanın üçte ikisini oluşturan okyanusların oksijen kaynağının yarısını oluşturduğunu hatırlatan Woodring, bu kadar hayati öneme sahip olan okyanuslarda oluşan kirliliği göz ardı etmenin mümkün olmadığını ifade etti.

Doug Woodring, plastik atıkları yok etmek için kullanılan yakma işleminin ise daha çok soruna yol açtığını belirterek; “Yakma işlemiyle birlikte atık maddeler havaya karışarak hava kirliliği oluşuyor. Havadaki bu kir ise yağmurlar ile birlikte tekrar toprakla buluşuyor. İnsan, zehirleyici bir döngü oluşturuyor” dedi.  Woodring, bu işlemin aynı zamanda ısının hapsedilmesiyle birlikte küresel ısınmaya da katkıda bulunduğunu vurguladı.

Her yıl geri dönüşümü olmayan 8 milyon tondan fazla plastik, okyanuslara karışıyor.

“Dev bir plastik çorbası gibiydi”

Bir proje kapsamında, 2008 senesinde okyanusu dolaşıp balık türlerinden ve okyanusun farklı derinliklerinden örnek topladıklarını söyleyen Woodring, okyanusu ‘dev bir plastik çorbası gibiydi’ sözleriyle tanımlıyor. Çorba metaforunu gerçeklemek adına hazırlanan kamu spotu videosunu, yanında getirdiği hazır çorba paketini işaret ederek izlenime sunuyor.

Okyanustaki balıkların yüzde 10’unda plastik bulunduğunu belirten bir rapor yayınladıklarını belirten Woodring, okyanusun 2000 metre altında bile plastik atıklarla karşılaştıklarını dile getirerek; “Gerekli hesaplamalar yapıldığında her yıl 20 bin ton plastik atığın bu balık türleri tarafından yenildiği keşfediliyor” dedi.

Perakende gıda endüstrisinin plastik atık sirkülasyonunu destekleyen yapısına da vurgu yapan Woodring, devlet yöneticileri ve endüstri alanındaki çeşitli kişilerle birlikte çalıştığını ve bilimin acilen halkın anlayacağı şekilde tercüme edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Sadece balıkların değil, diğer canlıların da ölümüne neden oluyor

Kuşların da plastik kirliliğinden etkilendiğini vurgulayan Woodring, kuşların sindirim sistemlerinde de bolca plastik atık bulunduğunu fotoğraflarla göz önüne getiriyor. Farklı türdeki hayvanların renkleri ve kokularından dolayı plastikleri, yenilecek bir şey zannedip sindirim işlemini gerçekleştiremedikleri için öldüklerini vurguluyor.

  • Plastik atıklar sadece suyu ve suyun içinde yaşayan canlıları değil, kıyıda yaşayan ve geçimini sudan sağlayan insanları da etkiliyor.
  • Dünyada insanların yüzde 60’ı okyanus ve deniz kenarlarında yaşarken artan kirlilik ile birlikte iç bölgelere göç etmek zorunda kalıyorlar.

Plastiklerin dünyayı ele geçirmesini nasıl önleyebiliriz?

Woodring’e göre küresel ısınmanın vardığı boyut ve kaybolan biyolojik çeşitlilik konusundaki kırmızı çizgi çoktan geçildi ve artık geri dönüş yok. Bugün dünyanın ürettiği atık miktarı 10 metre kalınlığında, Japonya’nın tüm yüzey alanını kaplayacak boyutta. Eğer yapılan nüfus artışı tahminleri doğru çıkarsa 2050 yılına gelindiğinde bu atıklar gene 10 metre kalınlığında olacak şekilde Japonya, Yeni Zelanda ve İspanya’yı kaplayacak boyuta gelecek.

Peki artan nüfus ve tüketim oranı göz önünde bulundurulursa plastiklerin dünyayı ele geçirmesini nasıl önleyebiliriz? Çözüm olarak medyanın oldukça etkili bir biçimde kullanılabileceğini söyleyen Woodring, medyanın şirketler üzerinde yaratabileceği baskı ve insanların daha çok bilinçlenmesi için bir araç olabileceği görüşünü savunuyor. Woodring örnek olarak BBC’nin yayınladığı Blue Planet 2 /Mavi Gezegen belgeselinde anne bir balinanın ölen yavrusunu bırakmayıp onunla beraber yüzerek yas tuttuğu sahnenin dünya çapında getirdiği yankıyı gösteriyor. Belgeselde yavru balinanın ölmesinin sebebi olarak okyanusta maruz kaldığı plastik gösteriliyor.

https://www.youtube.com/watch?v=0a8HGJid-Jo

Tüketim markalarının da müşterilerinden gelen talepleri karşılamak adına daha çevreci çözümler yaratmaya çalıştıklarını söyleyen Woodring, bir ayakkabı markasının Nature Needs Heroes/Doğanın Kahramanlara İhtiyacı Var sloganıyla yayınladığı reklam filmini örnek olarak gösteriyor. Bu tarz reklamların halkın farkındalığını arttırırken firmaların da satışlarını arttırarak iki taraf için de fayda sağladığı görüşünü dile getiriyor.

Tuvalu’daki plastik kirlilik… Avustralya ve Hawaii’nin arasında bulunan Tuvalu, Büyük Okyanus’ta, dokuz adet mercan adasından oluşan Polinezya ülkesi.

Kirlilik noktalarının paylaşıldığı uygulama kolaylığı

Woodring, sosyal medya için kendi hazırladıkları Global Alert /Küresel Alarm isimli uygulamadan bahsederek, bu uygulama ile kullanıcıların dünya üzerinde herhangi bir noktada atıkların biriktiği noktaları harita üzerinden işaretleyebildiklerini ve bu alanda çektikleri fotoğrafları paylaşabildiklerini belirtiyor. Diğer kullanıcıların paylaştıkları kirlilik noktalarını görmek de bu uygulama ile mümkün oluyor. Nereden başlayacağını bilmeyenler için bir yol gösterici olan bu uygulama, resimlerle anılmak istemeyen belediyelerin ellerini taşın altına koyabilmelerini de sağlıyor. Fotoğraflanan bölgeler temizlendikten sonra da başarı listesinde yer alıyorlar.

“Çöpleri kuru veya yaş olarak ayırmayı düşünüyoruz”

Woodring, izleyicilerden gelen sorulara verdiği yanıtta; toplumun da çöplerini ayrıştırmak için yeni fikirler üretmesi gerektiğinin altını çizerek; “Organizasyon olarak öne çıkardığımız bir çözümümüz var. Karışıklık yaratmadan, rengi ve materyali ne olursa olsun, çöpleri kuru veya yaş olarak ayırmayı düşünüyoruz” diyor ve ekliyor; “Eğer çöpleri kuru veya yaş olarak ayırırsanız birbirini etkilemesinin önüne geçip, yaş çöplerden kompost yapabilirsiniz. Çünkü, kompost yapılacak çöplerin içinde plastik gibi yabancı maddeler olmayacaktır. Bu, kuru çöp için de geçerli. İçerisinde yaş çöp olmadığı için metal, plastik ve kağıt gibi çöpleri basit yöntemlerle ayırmak kolaylaşıyor.”

Plastik tehlikeye karşı çözüm yaratmanın üçgen bir dinamiği olduğunu vurgulayan Woodring;

  • Belediyelerin daha fazla inisiyatif almaları gerektiğini,
  • Şirketlerin üretimlerini yaparken doğa dostu yöntemlere yönelmeleri gerektiğini,
  • Bireylerin ise, günlük yaşamlarındaki tercihlerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini savunuyor.

 

Doug Woodring Hakkında

Okyanusları iyileştirmek amacıyla inovatif çözümler, teknoloji ve işbirlikleri geliştiren Okyanus İyileştirme Birliği adlı kar amacı gütmeyen sivil toplum kuruluşunun kurucusu ve müdürü. Wharton Enstitüsü Küresel Çevre Liderliği programında Danışma Kurulu’nda da görev yapan Woordring, ilk defa Rio+20 Dünya Zirvesi’nde hayata geçirilen Plastiklik Forumu’nun kurucusu. Rio’daki BM Zirvesi’nden bugüne atık ayak izimizi düşürdüğümüz bir dünya için plastik sürdürülebilirliğinin geleceği konusunda Hong Kong, New York, Portekiz, Şangay, Londra, Dallas, Los Angeles ve Sydney’de pek çok çalışmaya imza attı. Asya’daki tek okyanus film festivali olan Sinemada Okyanus Film Festivali‘nin yöneticisi.

Denizlerle ilişkisi aynı zamanda sporcu kimliğiyle öne çıkan Doug Woodring, açık deniz yüzücülüğü sporuna yaptığı inovatif katkılardan dolayı üç kez Yılın Dünya Açık Deniz Yüzücüsü seçilmesinin yanı sıra, tüm zamanların en iyi 50 Su Adamı arasında gösterildi.

California Berkeley Üniversitesi Ekonomi ve Siyaset Bilimi mezunu olan Doug Woodring, Wharton School /MBA ve John Hopkins Üniversiteleri’nden yüksek lisans derecesine sahip.

 

 

İlgili Diğer Haberler

Yorum Yap

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanır. Bu konuda sorun yaşamadığınızı varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul et Daha fazla oku